Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Emperyalizm - İslami Bilgiler - 17. Sayfa

 

EMPERYALİZM

 

Bir devletin kendi sınırları dışında yaşayan halkların üzerinde denelim kurmak, diğer dev­letler aleyhine genişleyebilmek, onlara siya­sal, ekonomik veya kültürel gücünü kabul etti­rebilmek amacıyla giriştiği faaliyetler ve izledi­ği politika. Lenin'c göre kapitalizmin en yük­sek aşaması.

İlk kez emperyalizm deyimi İngiltere'de 1870'lerde günümüzdeki anlamından oldukça farklı bir anlamda kullanılmış, imparatorluk rejimi taraftarlarına bu sıfat verilmiştir. Disra-eli emperyalist olmakla öğünnıüş, Joseph Chambcrlaİn ve daha sonra Winston Churc-lıill ingiliz emperyalizmi düşüncesini geliştir­mişlerdir. Sömürgelerin dağılmasını önlemek ve onları bir federasyon içinde toplamak için hazırlanmış, olan programa "Emperyal fede­rasyon" ve bu programı gerçekleştirmek için İzlenen politikaya da "emperyalist politika" denmiştir. XX.yüzyılda, Marksizmin de etkisi ile emperyalizm, karşı olunan politikaları kü­çük düşürmek amacıyla tahkir edici bir keli­me ve siyasal alanda bîr karalama aracı olarak kullanılmıştır.

İmapartorluk kurma isteği ve eğilimi, emper­yalizmin başlıca nedeni olmuştur. Tarihte im­paratorluk kurmak amacıyla pek çok devlet emperyalist politika izlemiş ve kuvvete daya­narak genişlemeye çalışmışlardır. Pers İmpa­ratorluğu, Büyük İskender'in kurduğu İmpara­torluk, daha sonra Roma ve Bizans İmparator­lukları döneminde emperyalizm zirveye ulaş­mıştır. XVl.yüzyıldan itibaren emperyalizmin sömürgecilik yönü daha belirgin hal almıştır. Fransa, İngiltere, Portekiz, İspanya ve Fele­menk Devletleri Afrika, Güney Asya ve Ame­rika'ya kadar yayılan sömürgeciliğe dayalı im­paratorluklar kurmuşlardır. XlX.yüzyılda bu emperyalist imparatorluklara Rusya, İtalya, Almanya, Japonya ve ABD de katılmışlardır. I.Dünya Savaşından sonra Almanya, İtalya ve Japonya emperyalist politikayı sürdürmüşler­dir. Kuvvet yoluyla genişlemeyi, imparatorluk kurmayı, ırk, kuvvet, kültür, ekonomi vb. fak­törlerle haklı çıkarmaya çalışan emperyalizm teorileri, II.Dünya Savaşından sonra canlılığı­nı kaybettilerse de, farklı şekillerde yaşamaya devam etmişlerdir. Günümüzde SSCB ve ABD birer İmparatorlukturlar ve İzledikleri politikaların emperyalizm politikası olduğu belirtilmiştir. II.Dünya Savaşı sonrasında ku­rulan İki kutuplu uluslararası sistemin temsil­cileri olan ABD ve SSCB askerî, İktisadî ve kültürel alanlarda üstünlük kurmak ve genişlemek hedefine yönelmişlerdir. ABD Batı Avru­pa'ya, SSCB de Doğu Avrupa'ya egemen ol­muştur. İsrail'in Filistin halkına, Güney Afri­ka'nın Namibya'ya karşı İzledikleri politikala­rı da emperyalizm politikası şeklinde değer­lendirmek gerekir.

Emperyalizm, genişlemede kullandığı temel alan itibariyle birkaç türe ayrılmıştır. Siyasal emperyalizm yoluyla tarihte uzun ve kısa ömürlü imparatorluklar kurulmuştur, iktisadî nedenler, üstünlük hırsı, hanedan kavgaları ve dinî sebepler siyasal emperyalizmde önem­li rol oynamışlardır. Nispeten yeni sayılabilen iktisadî emperyalizmin doğuşu kapitalizmin gelişmesiyle olmuştur. Kapitalist sanayinin ge­lişmesi bir yandan ham maddeye duyulan ihti­yacı artırmış, diğer yandan yeni pazarların bu­lunmasını zorunlu hale getirmiştir. Bu neden­le kapitalist sanayi devletleri dünyayı paylaş­ma yarışma girmişler ve sömürgecilik politika­sına önem vermişlerdir. İktisadî emperyalizm böyle bir sürecin sonucu oluşmuştur. Nüfus fazlasını yerleştirmek amacıyla demografik emperyalizm, bir dinin inancını yayma gayesi­ne yönelik genişleme, dinî emperyalizm şeklin­de ortaya çıkmıştır.

Bİr devleti emperyalizm politikasını izleme­ye sevkeden çeşitli nedenler üzerinde durul­muştur. Yukarıda değinildiği gibi ham madde temini ve yeni pazarlar bulma amacına yöne­lik iktisadî nedenler, devletlerin emperyalizm politikası izlemelerinde ana etkenlerden biri olmuştur. Stratejik ve güvenlik nedenleriyle de devletler bazı ülkeleri ve bölgeleri ele geçir­meye yönelmişlerdir. Emperyalizm İle devlet­lerin yöneticilerinin tabiatı arasında da İlişki kurulmuştur. Irk, kültür, medeniyet vb. nitelik­ler açısından üstün olduğuna inanan yönetici­ler diğer toplumlar üzerinde egemenlik kur­ma hakkını kendilerinde görmüşlerdir. Hİtlcr, Mussolini, Stalİn gibi liderler buna örnek veri­lebilir. Bazı ülkeler izledikleri emperyalizm politikalarırtı ahlakî görüşlere dayandırmak is­temiş, halkı zorba İdarecilerden kurtaran ve üstün bir hayat yaşaiyıalarım sağlayan bir poli­tika olarak sunmuşlardır. H.Morgenthau, za­ferle biten savaş, yenik düşülen savaş ve zayıf

ve güçsüz olma gibi üç değişik durumun em­peryalizme gidenyollar olduğunu; emperyaliz­min dünya imparatorluğu kurmak, kıtaya ege­men olmak veya yerel üstünlük sağlamak şek­linde üç temel amacı olduğunu; askerî, ekono­mik ve kültürel olmak üzere üç yöntemi bulun­duğunu belirtmiştir.

Davut DURSUN Bk. Sömürgecilik; Süper Güçler.