FİNANSAL PİYASALAR - 19. Sayfa
FİNANSAL PİYASALAR
Bir ekonomide fon kapasitesi olanlarla (la-sarruf sahipleri) fim ihtiyacı olanların (yatırımcılar) buluştukları piyasalara I'inansal piyasalar adı verilir. Aslında finansal piyasalarla diğer piyasalar arasında önemli bir fark yoktur. Kişiler tıpkı semt pazarlarında olduğu gibi ar/ya da talep ederler.
Ekonomik birimlerin tasarruflarım likit (nakil) ve kurumsal olmak üzere İki kısımda düşünmek mümkündür. Kişiler nakit paralarım küçük miktarlarda tasarruf ederler ve çoğu kez de ellerindeki bu likiditeleri doğrudan doğruya değerlendiremezler. İşte finansal piyasalar kişilerin ellerinde tuttukları likiditeye gelir getirci bazı avantajlar sağlayarak ekonomide aksi takdirde atıl olarak bekleyecek fonları harekete geçirirler.
/ Para ve Sermaye Piyasası
Ekonomide reel sektörün finansmanı sağlayan kredi piyasalarını para ve sermaye piyasaları olarak ikiye ayırabiliriz. Para piyasası vadeleri bir yıl ya da daha kısa olan krediler, tahviller için kullanılır. Bu tür krediler çok kısa bir sürede paraya dönüştükleri İçin paraya çok yakındır. Para piyasası denildiğinde işlemlerin özel olarak yapıldığı bir yer söz konusu değildir. Kısa vadeli olarak alınan ve satılan fonlarla ilgili işlemlerin tümü para piyasası çerçevesinde düşünülmelidir. Kısa vadeli devlet tahvilleri, kısa vadeli finansal senetler, mevduat sertifikalan para piyasasında kullanılan araçları oluşturur.
Sermaye piyasasında ise uzun vadeli hisse senedi ve tahviller işlem görür. Şüphesiz uzun vadeli hisse senetleri ve tahvillerin risk ve likidite dereceleri değişkendir. Sermaye piyasası aracı olarak uzun vadeli devlet ve Özel sektör tahvillerini, şirketlerin hisse senetlerini ve ipotekleri sayabiliriz.
Sermaye piyasasıyla para piyasasının birbirinden ayrımı bu piyasaların içice girmiş olmalarından dolayı oldukça güçtür. Genelde vadesi 1-1.5 yıldan uzun olan kredilerin verildiği piyasalar sermaye piyasası olarak düşünülebilir.
İL Finansman Şekilleri
Finansman piyasalarını birinci elden ve İkinci elden almak ü/ere iki kışıma ayırmak mümkündür. Birinci elden piyasalarda yeni çıkartılmış tahvil ve hisse senetleri alınır ve satılır. ikinci elden piyasalarda ise önceden çıkarılmış finansal kıymetler İşlem görür.
a) Birinci Elden Piyasalarda Finansman: Bir ekonomide finansal kıymetlerin arada bir aracı olmaksızın doğrudan alınıp satılması söz konusuysa doğrudan finansman söz konusudur. Fon ihtiyacı olan ekonomik birimler finansal kıymet çıkartarak bunları bir finansal kurum aracılığıyla tasarruf sahiplerine salarlarsa dolaylı finansman söz konusudur. Dolaylı finansman İki şekilde gerçekleştirilebilir. Finansal
aracıya yalnızca satabildiği kadar finansal kıymeti satar ve kanuni sürenin bitiminde elinde kalan henüz satılamamış finansal kıymetleri, bunları çıkaran firmalara iade eder, ya da fi-nansal kıymeti çıkaran firmalara satış garantisi verebilir (undenvrİtİng). Bu durumda yasal satış sona erdiğinde elde satılmadan kalan finansal kıymetleri dilerse kendisi satın alır, dilerse İkinci elden piyasada nominal kıymetinin altında satar.
b) ikinci Elden Finansman: Birinci elden piyasalar çerçevesinde çıkarılmış finansal kıymetlerin ikinci kere alınıp satıldığı piyasalara ikinci elden piyasalar denir. Genel olarak İkinci elden piyasalarda hisse senetleri alınıp satılır ve bu alım ve satımlar menkul kıymet borsalarında yapılır. Eğer menkul kıymet alım ve satımları menkul kıymet borsasının dışında oluyorsa tezgah üstünde (över the Counter) satış söz. konusudur. Uygulamanın bu yönde gelişmesinde hisse senetlerinin borsaya kote ettirilmesinin İsteğe bağlı olmasının ve menkul kıymet değer artışıyla ilgili vergiden kaçma eğilimlerinin rolü büyüktür.
///. finansal Piyasalann ve Aractlann iktisadi Hayata Yaptıktan Katkılar
Finansal piyasalar ve aracılar tasarruf sahipleriyle fon ihtiyacı olanlar arasında köprü vazifesi görürlerken ayrıca şu katkıları da yaparlar:
1- Ekonomide atıl para bulunmasını engellerler;
2- Ekonomide gerek tasarruf sahiplerinin tasarruflarını verirlerken, gerekse fon ihtiyacı olanların fonlarını kullanırlarken karşılaşabilecekleri riski azallırlarya da riskin dağıtılmasına yardımcı olurlar;
3-Tasarruf sahiplerinin fon ar/ederken düşündükleri daha çok kısa vadelerle, fon talep edenlerin arzuladıkları uzun vadenin yarattığı ikilemi ortadan kaldırırlar;
4- Fon arzedenlerin küçük miktardaki tasarruflarını fon talep edenlerin büyük miktardaki ihtiyaçlarına kanalize ederler. Böylece fon miktarındaki İkilemli durumu ortadan kaldırırlar;
5- Firmalara fon kullanım alanlarında danışmanlık ve yol göstericilik yaparak fizibilite maliyetini a/.altırlür
;6- Halkın daha az para taleb etmesine neden olarak faiz oranları üzerinde düşürücü etki yaparlar;
7- Gerek ekononüdeki riskliliği azalttıkları, gerekse faiz oranları üzerinde düşündürücü etki yaptıkları İçin yatırımların artmasına neden olurlar.
Finansal piyasalar ekonominin barometresİ-dir. İktisadi hayatın gidişini başka menkul kıymetler borsası olmak üzere diğer finansal piyasalardan izlemek mümkündür. Özel
likle serbest piyasa ekonomisine geçmiş ülkelerde firmaların sıhhatini hisse senedi ve tahvillerinin fiyatlarına bakarak anlamak mümkündür.
IV. Finansal Piyasalarda Faaliyet Gösterenler
Finansal piyasalarda faaliyet gösteren her kişi ve kuruluş fon arzedenlerle fon talep edenler arasında köprü vazifesi yapmakla birlikte, çeşitli yönlerden birbirlerinden ayrılırlar. Fİ-nansal aracılar çalışma alanı olarak seçtikleri saha, işlem türü, vade farkı, sektör, boyutları, bilançolarının aktif kompozisyonlarına göre birbirlerinden ayrılırlar.
Finansal kurum olarak ticari bankalar mevduat toplayan ve kaydi para yaratan kuruluşlardır. Finansal aracıların büyük bir kısmını ise banka olmayan mali aracılar oluştururlar. Bu tür mali aracılara bunların çıkardıkları katılma paylan, tahviller, hisse senetleri satın alınarak üye ya da ortak olunur. Gelişmiş ekonomilerde sıkça görülen finansman birlikleri, yatırım şirketleri, tasarruf ve yardımlaşma sandıkları, tasarruf ve ödünç birlikleri, kredi birlikleri banka dışı mali aracı örnekleridir. Öle yandan başta hayat sigortaları olmak üzere her türlü sigorta şirketleri de l'on toplayan ve işleten kurumlardır.
V. Ülkemizdeki Belli Başlı Finansal Piyasalar ve Aracılar
Ülkemizde en önemli finansal aracıları ticari bankalar oluşturmaktadır. Ticari bankalar mevduat toplayan ve kaydi para yaratan kuruluşlardır. Ticari bankaların bir kısmını kamu bankaları, bir kısmını da özel bankalar oluşturur.
Ülkemizde para yaratmayan banka dışı mali aracılar olarak, kalkınma ve yatırını bankalarını, kredi kooperatiflerini, sigorta şirketlerini, 28.7.1981 tarih ve 2499 sayılı Sermaye Piyasasında öngörülen Menkul Kıymetler Yalının
Fonunu, Menkul Kıymetler Yatırım ortaklarını ve T.C. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kurgibİyarı mali kuruluşları sayabiliriz.
Ülkemizde özellikle özel sektöre dayalı sanayii teşvik amacıyla 1950 yılında Türkiye Sanayi Kalkınma Bankası kurulmuştur. Bunu 1963'dc beş bankanın kurduğu Sanayi Yatırım ve Kredi Bankası izlemiştir. Öte yanda Kamu İktisadi Teşebbüslerinin finansmanı için Devlet Yatırım Bankası 1964 yılında kurulmuştur. Bu banka 25.3.1987 tarihinde yerini Türkiye İhracat Kredi Bankasına bırakmıştır (Türkeximbank). Devlet İşçi ve Sanayi Yatırım Bankası da 1988 yılında Devlet Yatırım Bankası adını almıştır, ülkemizde 1955 yılında kurulmuş olan T.C. Turizm Bankasını da mevduat toplamadiğı için banka dışı mali aracılar arasında düşünebiliriz.
Ülkemizde gelecekte gerçekten en önemli finansal piyasayı menkul kıymetlerin alınıp satıldığı Menkul Kıymetler Borsası oluşturacaktır. Menkul Kıymetler Borsalarının faaliyetleri, Menkul Kıymetlcrve Döviz Borsaları hakkındaki 28.7.1971 larih ve 1447 sayılı özel bir kanunla düzenlenmiştir. Menkul kıymetlerin satıldığı piyasalar birincil ve ikincil piyasalar olarak ikiye ayrılır. Yeni çıkarılan tahvil ve hisse senetleri birincil piyasada satılır. 28.7.1981 tarih ve 2499 sayılı sermaye piyasası kanunun 7. maddesine göre yeni çıkarılan hisse senetlerinin keşide tarihinden itibaren en geç üç ay içersinde satılması gerekir, ikincil piyasada en az bir kez el değiştirmiş menkul kıymetler işlem görür. Ülkemizde ikincil piyasayı İstanbul Menkul KıymetlerBorsası ve tezgah üzeri pazarı oluşturur, istanbul Menkul Kıymetler Borsasında kişiler doğrudan alıın-saümda bulunamazlar ve bir aracı vasıtasıyla adlarına işlem yaptırırlar.
Tezgah üzeri diye anılan ikincil piyasada işlemler telefonla gerçeklcşlirilebilmekte ve bu imkân tasarruf sahiplerine büyük bir kolaylık sağlamaktadır.
Ülkemizdeki bir diğer aracı tipi de bankerlerdir. Uunkerler özellikle 1980 sonrasında hızla çoğalmışlardır. Bankerleri, Piyasa Bankcrle-ri ve Borsa Bankerleri olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. Halktan çek, bono, senet ve benzeri belgeler karşılığında para toplayan bankerlere "Piyasa Bankeri" denilmektedir. Halktan mevduat sertifikası ya da bunların faiz kuponları ve benzeri menkul kıymetler karşılığı para toplayan bankerlere "Borsa Bankeri" denilmektedir.
Ülkemizde herhangi bir kanun ya da benzer düzenlemeye bağlı olmaksızın gelişen bankerlik faaliyeti 1981 yılının sonlarında büyük bir bunalımla karşılaşmıştır. Bunun üzerine Bankerlik faaliyetleri gerçek anlamda 28.7.1981 tarih ve 2499 sayılı sermaye piyasası kanunu ve 25.4.1985 tarih ve 3182 sayılı Bankalar Kanunuyla yeniden düzenlenmiştir.
V. Finansat Piyasalar ve İslam
İslam dininin ekonomik olaylara bakış açısıyla İlgili olarak en Önemli tartışmalardan birisi hiç kuşkusuz faizle ilgilidir. Bir ekonomide fi-nansal piyasaların gelişmesi ve özellikle banka dışı finansal aracıların kurulması ekonomide tasarruf imkanlarını faizle ilişkisiz olarak değerlendirmek isteyenlere büyük kolaylıklar sağlayacaktır. Çünkü finansal kuruluşlara katılma payı, hisse senedi satın alımı, kâr ve zarar ortaklığı gibi imkânlardan yararlanarak fon aktarılması ülkemizde atıl kalan bir miktar fonların ekonomik olarak değerlendirilmesine imkân tanıyacaktır.
İlker PARASIZ Bk. Bankacılık; Faizsiz Bankacılık; Piyasa.
İslami Okul Okulların En Önemlisi