SOSYAL BİLİMLER ANSİKLOPEDİSİ - Giris - 1. Sayfa
SOSYAL BİLİMLER ANSİKLOPEDİSİ
Sunuş
Yayıncılığın en zor türü sayılabilecek Ansiklopedi alanında faaliyet göstermenin ne gibi imkanlar gerektirdiği, ne tür güçlüklerinin bulunduğu bilinmektedir. Yayınına başladığımız Sosyal Bilimler Ansiklopedisi'nin hazırlanmasında türkçe-de sahasında ilk olma özelliğinden kaynaklanan diğer bazı güçlüklerle de karşılaşılmıştır. Zira her ne kadar felsefe, sosyoloji, ekonomi ile ilgili ansiklopedi ve ansiklopedik sözlük türünden eserler bulunsa da bu eserler, sadece belli bir alan ile ilgili yazılmaları, ansiklopedi tekniğinden uzak olarak hazırlanmaları, eserin bütününde tek bir kişinin şahsî yorum ve tahlilinin hakim olması, objektiflikten uzak olmaları gibi hususları bulundurmaktadır. Bundan ötürü Sosyal Bilimler Ansiklopedisi'nin muhteva ve sunuş açısından sahasında ilk olduğu söylenilebilir. Bu hususun eserde olması muhtemel bazı eksiklikler görüldüğünde göz önünde tutulmasını umanz.
Sosyal Bilimler Ansiklopedisi başlangıçta bir editörün idaresinde, yirmi kişi civanndaki yazar kadrosu ile bir yıl içinde bitirilmesi planlanmış ise de bir yılın sonunda çalışmanın yeni bir şekil ve muhteva kazanmasıyla beş kişilik bir yayın kurulu ve doksan kişiye ulaşan yazar kadrosu ile üç senede tamamlanmıştır. Ansiklopedinin hazırlanmasına tabii olarak madde tesbiti ile başlanmış ve bunun için de Türkçedcki yayınların yanısıra İngilizce, Fransızca ve Arapça ilgili kaynaklar taranmıştır. Tesbit edilen bu maddeler çeşitli kıstaslardan ayıklanmaya tabi tutulmuş ve felsefe, sosyoloji ekonomi, psikoloji gibi bilim dallarında yerleşmiş kavramların yaraşıra, Türk toplumuna özgü konulan ifade eden terimlerin ve dinimizin sosyal ve siyasî içerikli kavramlarının da bulunmasına özen gösterilmiştir. Tesbit edilen maddelerin mümkün olduğunca uzmanlarına yazdırılmasına çalışılmıştır. Uzun müddet alan bu safhada bazı maddeler de Türk okuyucusu için yeni ve ilginç bilgiler bulunduran metinler olduğuna inandığımız yabancı dildeki kaynaklarından tercüme ettirilerek madde yazarlarına ve editörlere iletilmiştir. Madde yazarla-nndan gelen ve tercüme ettirilen maddeler daha sonra yayın kurulunca ilmi açıdan kontrol edilerek gerekli ilave ve düzeltmelerle son şeklini almıştır.
Maddelerin ele almışında ve işlenişinde tanımla yetinilmemiş arka plan, tarihi süreç ve tahlilin bulunmasına özen gösterilmiştir. Ansiklopedinin bütününde üslup birliği sağlanmaya çalışılmışsa da bu konuda ölçülü davranılarak yazarların şahsî vurgulamalarının ve tercihlerinin de yok olmamasına dikkat edilmiştir. Yine aynı maksadla madde uzunluklarında madde yazarlarına bildirilen önceden tesbit edilmiş ölçüler teklif noktasında kalmış ve nihaî noktada bu husus çoğunlukla madde yazarının tercihine bırakılmıştır. Tek bir kalemden çıkan maddelerin yanısıra az da olsa bîr takım maddeler birden fazla kişiye yazdırılarak birleştirilmiş ve madde sonuna çift imza konmuştur. Diğer bazı maddeler de farklı kişilerce farklı açıdan ele alınmış ve her birinin imzası maddenin ilgili bölümünde yer almıştır. Tercüme esas alınarak hazırlanan maddelerin sonuna da SBA (Sosyal Bilimler Ansiklopedisi) rumuzu bulunmaktadır. Lüzumlu oldukça maddelerin sonunda ilgili maddelere göndermeler yapılmıştır.
Ansiklopedinin son cildinde ise Sosyal Bilimlerde kullanılan terimlerin İngilizce, Fransızca ve Arapça karşılıkları verilecektir.
Popüler bir mahiyet arzetmeyen ve belki de bunun için ortaya konması geciken böyle bir çalışmayı gerçekleştirmekten iftihar duyduğumuzu belirtirken bu eserin vücud bulmasında büyük emekleri geçen yayın kuruluna ve değerli katkılarından ötürü tüm yazar kadrosuna teşekkür ediyoruz.
Sosyal Bilimler Ansiklopedisi
Genel Yayın Yönetmeni
M. A. Yekta SARAÇ[1]
Açıklama
Açıklama, bir olguyu, bir durumu çözümledikten sonra, Öğeleri arasındaki bağlantıları açığa çıkarmak sureti ile aydınlatma; bir nesnenin neliğinin (mahiyetinin) yanı sıra nedeni olan üst prensibini de ortaya koyma, yani iki şey arasındaki nedensel bağlantıyı gösterme; gözlemlenen bir olayı bir yasaya bağlama veya yasasını gösterme gibi anlamlarda kullanılır.
Genel anlamda açıklama, boş, belirsiz, kapalı ve bilinmeyen bir şeye bir belirlilik ve kesinlik verme, bu nitelikteki bir şeyi açıp yazma veya tamamlayıp anlatma demektir. Mesela, bir sözcüğün yazılı bîr metnin anlamını açıklamak; bir problemde izlenecek yolu açıklamak gibi. Daha özel anlamı ile bir bilginin nesnesini açıklamak o bilginin, önceden kabul edilen bir ya da bir çok hakikat tarafından açıklanmış olduğunu göstermektir. Burada hakikatten maksat yalın ya da varsayımlı önermelerdir. Açıklayıcı Önermelerin açıklanandan da-, ha genel ve açıklanan önermelerin genelliğinden bağımsız olan açıklamalar sınıfından olması zorunlu değildir. En katı anlamıyla açıklama, açıklanan şeyin yalnızca kabul edilen değil, fakat aynı zaman açık olan ilkeler ite açıklandığının gösterilmesidir. Başka bir deyişle zorunlu olarak onun zorunlu yargılara özgü olduğunu göstermektir.
Bİr olguyu açıklamak, bazılarına, o olgunun olağanüstü yahut doğaüstü olmadığını göstermek anlamına da kullanılmıştır. Böyle bir açıklamada, açıklanan olgunun bilinen filan kanunun açıklamasından ibaret olabileceğini veya akla yatkın falan mekanizmanın getirilmiş olduğunu gösterme yolu izlenir. Aslında burada kelimenin anlamını söylemek değil, fakat bir eksiği gidermek söz konusudur. Giderilen eksik şudur: açıklanan düşüncenin nesnesi henüz olgu değil, fakat doğanın bilinen falan kanunlarına bağlı olan bu olgunun olabilirliğidir.
Açıklama, insana ancak vasıtalı bir bilgi sağlar. Buna mukabil açıklamada doğrudan verilen yegane öğe İlkedir. Çünkü bu doğrudan verilen ilkeye dayanılmak suretiyle başka bir şey veya bir olay hakkında bilgiye ulaşılabilir. Şu halde, açıklamanın bir yanı düşünce alanına, diğer yanı da olgular alanına bakar. Mesela belli bir mantık ilkesinden hareket ederek, bu ilkeden başka bir şey çıkarmak, bir neticeye varmak, düşünce alanında cereyan eden bir açıklama biçimidir. Belli objektif bir ilkeden hareket edilerek bir olay İzah edilirse, olgular sahasında geçerli olan bir açıklama biçimiyle karşı karşıyayız demektir. Mesela, tarihte belli bir iktisadi İlkeden ve ideolojik temelden hareketle bir savaşın sebeplerini açıklamak gibi. Nitekim psikoloji ve fizyolojide görme olayı, sinir siseminin uyarılabilmesi imkan'ncJan hareket edilerek açıklanır.
Görüldüğü gibi açıklamada, özne ile nesne arasındaki İlişki doğrudan değil, dolaylı ve vasıtalı bir ilişkidir. Açıklamada daima, açıklayan ile açıklanan arasında, bir ilke ve kanun aracılık eder. Çünkü, bir ilkeye, bir kanuna dayanılmadan hiçbir şey açıklanamaz.
Diğer bir deyişle açıklamada Özne ile nesne birbirine daima ilke veya kanun türünden bir vasıta ile bağlanır. Böyle olduğu içindir ki, açıklama, öteki bilgi bağlantılarına oranla daha sağlam ve denetlenebilir bir bilgi sağlar. Çünkü açıklama, ya matematikse 1-mantıksal veya fizik-kozal (nedensel) bir ilkeye ve kanuna dayanır.
Dini ilgilendiren konuların açıklamasında, dayanılan ilk İlke Kur'ân-ı Kerim'İn ilgili metinleridir. İkinci sırada bu metinlerin açıklaması biçiminde olan hadisler gelir. Yani bu tür konularda açıklayan ile açıklanan arasında ilk planda Kur'ân metinleri vasıta ve temel olur; İkinci planda ise hadislere dayanılarak açıklayan ve açıklanan arasında münasebet kurulur. Dini konularda algının, anlamanın ve düşünmenin açıklanma yollu bilgiye nazaran geri planda kaldıkları söylenebilir. Ama bunun bütün din konuları için geçerli olduğu da söylenemez. Kur'an'ın temel vasıflarından birinin "Kitabim Mübîn", "açık ve açıklayıcı kitap" olduğunu da belirtmeliyiz. Ama bu açıklamanın gerek matematiksel ve mantıksal ve gerekse fiziksel ve kozal ilkelere dayandırılmış olması da, açıklanan konuya bağlı olarak mümkündür. Sosyal bilimlerden soyııtlanama-yacak ölçüde sosyal problemleri içeren din, açıklama metodundan öteki bilimler kadar yararlanmak durumundadır. Çünkü Kur'ân metinleri, hadisler, hemen büyük çoğunluğu ite yargılardan, kavramlardan ve çıkarımlardan oluşmuştur. Bu nedenle de düşünce alanında yer alırlar. Belli bir mantıksal ilkeden kalkılarak ondan başka bir sonuç çıkarılması yolu İzlenmiş ve izletilme yolu gösterilmiştir.
Hasan ŞAHİN[2]
[1] Sosyal Bilimler Ansiklopedisi, Risale Yayınları: 1/I-II.
[2] Sosyal Bilimler Ansiklopedisi, Risale Yayınları: 1/1-2.
İslami Okul Okulların En Önemlisi