Muhtelif - 17. Sayfa
HİDÂYET
Doğru yolu arama, doğru yola girme, Allah tarafından bir kimsenin kalbine ilham olunan Hak yolu arama arzusu, doğru dîn, İslâm dîni, İrşad etme, doğru yolu gösterme gibi anlamlara gelen "hidâyefi, Seyyid Şerif el-Cürcânî şöyle tarif eder: "Hidâyet: Talep edilene ulaştıracak şeyi göstermektir. Başka bir ifadeyle talep edilen şeye ulaştıracak yola girmek de denilebilir."
Hidâyet, bir kimseyi iyilikle istediğine eriştirecek şeyi göstermektir ki, bu, yolu sâdece göstermek veya yola götürmek ve hattâ sonuna kadar götürmek şekillerinden biriyle gerçekleşebilir. Bunlardan birinci şekle, matlûba eriştirmeyen delâlet, ikinciye ise matlûba eriştiren delâlet (de-lâlet-i mûsıle) veya tevfîk adı verilir. Esası itibariyle hidâyet, iyi isteklere mahsustur. Bu yüzden, meselâ hırsıza yol göstermeğe hidâyet denilmez. Hidâyet sözünün, bazan serde de kullanıldığı olursa da, bu gerçek anlamda değil, alay ve ta'-rîz gibi bir belagat inceliğine dayanarak mecaz olur.
Allahü Teâlâ'nın hidâyeti, özellikleri ve çeşitleri itibariyle sayıya gelmez. Fakat cinsi İtibariyle şu dört mertebede düşünülebilir:
1- Aklî, ruhî ve hissî kuvvetlerin ihsan edilmesidir ki, insan bu kuvvetler vasıtasıyla kendisine yararlı olan iş ve durumla-n elde eder ve canlılığını sürdürür.
2- Hak ile batılı, iyi ile kötüyü birbirinden ayıracak açık delilleri ortaya koymak.
3- Peygamberler göndermek ve kitaplar indirmekle hak yolu göstermektir. Şüphesiz bu Rufan, insanları en doğ/u yola götürür'1 İsrâ, 9) ayetinde kasdolunan hidâyet, bu türdendir.
4- Vahiy, ilham veya sâdık rüya gibi fevkalâde yollarla kalblere sırları açıvermek ve varlıkları (eşyayı) hakikatte oldukları gibi gösterivermektir ki, buna hidâyet-i hâssa (özel hidâyet) denilir. Çünkü bu tür hidâyet, özellikle peygamberlere ve velilere mahsustur. Bunun için, insanların geneli açısından, bu hidâyetin yolları, olağanüstü yollardandır. Bununla beraber, herkesin az da olsa bundan payı yok değildir; ancak kesinlik (yakın) derecesine yüksel-mez.
Hidâyet kelimesinin iftial kalıbına geçirilmiş şekli olan ihtida ise, hidâyetlen-mek, hidâyete ermiş olmak, müslüm an olmak ve hak yolu bulmak anlamlarına ge-Hr. Hidâyetin karşıtı, İslâmî terminoloji-
de "dalâlet" (sapıklık) olarak gösterilir.
Ehl-î Sünnet mensuplanyla Mu'tezüe arasında hidâyetin tarifinde farklılık vardır: Ehl-i Sünnet'e göre hidâyetin tarifi: Matlûba erişmek ve hidâyeti elde etmek, hâsıl olsun veya olmasın matlûba erişmek ve hidâyeti elde etmek, hâsıl olsun veya olmasın matlûba götürecek bir yolu göstermektir, şeklînde yapılırken, Mu'tezüe, onun, "matlûba ulaştıran delâlet" olduğu görüşündedir.
A.TuranARSLAN Bk. Sapıklık.
İslami Okul Okulların En Önemlisi