Hipnoz - İslami Bilgiler - 22. Sayfa
HİPNOZ
Yunanca'da "uyku" anlamına gelen hipnoz, bilimsel olarak yeni enformasyonlar almaya nispeten açık bîr kişideki belirli bir noktaya yoğunlaşmış dikkat şekli olarak tanımlanır. Daha dar bîr anlamda trans-benzeri bir durumun bir kişi tarafından bir başkasında ortaya çıkartılması anlamına gelir. Sanılanın aksine hipnoz bir uyku değil, uyanıldık halidir. Hipnotik durumda çekilen elektroensefalogramlar bunu ispatlamaktadır. Hipnoza benzer yaşantılar, gündelik hayat sırasında da (örneğin kitap okurken kişinin hayal dünyasına dalıp gitmesi şeklinde) meydana gelebilmektedir.
Hipnoz hakkında mitleşmiş önyargılar
bulunsa da, hipnoza yatkınlık niceliksel olarak ölçülebilir bir durumdur. Örneğin psikiyatri kliniklerinde tedavi gören insanların ancak üçte ikisi hipnoz durumuna girebilir. Onda biri ise hipnoza çok yatkındır. Bu kişiler film seyrederken bile hipnoz benzeri yaşantılar gösterirler.
Trans (vecd) olgusuna Batı ve Doğu kültürlerinde de rastlanır. Hipnozla trans arasında benzerlikler olduğu gibi, önemli farklılıklar da vardır. Hipnoz ilk kez 18.-yüzyüda Avusturyalı hekim Mesmer tarafından bir tedavi aracı olarak kullanılmıştır. Mesmer, bu yöntemi'hayvani manyetizma' diye adlandırmış; Benjamin Frank-lin ve Lavosier gibi bilim adamlarının da konuyla ilgilenmelerini sağlayacak kadar yankılar uyandırmıştır. Bu kişiler, Mes-mcrizmin hayalden başka bir şey olmadığı sonucuna varmışlardır. İlk kez 19.yüz-yılda James Braid, hayvanı manyetizmadaki doğrudan telkine ve seansı yapanın isteğine yatkınlıktan söz etmiş, trans durumundan ayırdetmek için hipnoz kelimesini kullanmıştır. Hipnoz dahasonra, özellikle histerik hastaların tedavi yöntemi olarak Charcot, Janet, Bernheim ve Fre-ud gibi hekimlerce de kullanılmıştır. Fre-ud'un hipnozun iyileştirici etkisinin olmadığını ileri sürmesi ve onun yerine serbest çağrışıma dayalı kendi psikanalkik tekniğini önermesi üzerine hipnozun tedavide kullanımında belirgin bir azalma olmuştur. İkindDünyaSavaşı'ndan sonra psikolojik rahatsızlıkların ortaya akışında örseleyici yaşantıların öneminin tekrar gündeme gelmesi ve belirtiye (semptoma) yönelik kısa süreli tedavilerin önem kazanmasıyla hipnoza ilgi yeniden canlanmaya başlamıştır. Fakat hipnotik yaşantının özellikleri laboratuvar araştırmalarıyla ortaya konduğundan hipnoz, eski mitik anlamlannı yitirmiştir.
Hipnozdaki en önemli faktör, telkine kolayca kapılmadır ve telkine açık olma özelliği öznenin hipnoza yeterliliğini belirler. Hipnoz- sonrası telkin (post-hypnotic sug-gestion) hipnozu uygulayan kişinin emirlerinin hipnoz seansı bittikten sonra da hipnoz uygulanan kişi tarafından yerine getirilmesidir. Post-hipnotik telkinde kişinin normal algıları, davranışı ve inançları onun bilgisi haricinde kontrol altında tutulur. Ne var ki, bu kontrol en derin trans durumlarında bile mutlak olmaktan uzaktır ve en kolayca telkinle etkilenebilen kişiler bile, inançlarına ve korkularına çok aykırı gelen post-hipnotik telkinlere tepkide bulunurlar.
(SBA) Bk. Psikanaliz.
İslami Okul Okulların En Önemlisi