Hoşgörü - İslami Bilgiler - 25. Sayfa
HOŞGÖRÜ
Gücenmeyi gerektiren bir tutum, ya da davranış karşısında tepki götermeme, tahammül gösterme hali. Batıda mezhepler arası çatışmaya karşı çıkmak, ya da bilim-din tartışmalarında baskıya karşı kullanılan bir kavramdır.
Batıda felsefi bir kavram olarak, XV.-yüzyılda Nicalaus Cusanus tarafından ile-Tİ sürülmüş, daha sonra ise Spinoza, Loc-ke ve Voltaire gibi düşünürler tarafından, düşünce ve bilimsel özgürlük amacı ile kullanılmıştır. Kavram XVI. yüzyılda Thomas More'un Ütopya isimli eseri ile yoğun bir biçimde tartışma gündemine girdi. Ütopya ülkesinde dinler ve ideolojiler, farklı davranışlar herkes tarafından hoşgörü ile karşılanıyordu. Tepki gösterenler ise sürgüne gönderilecekti. Üstünlük ve küçümseme iddiaları ciddiye alınmayacaktı. More, tanrı inancım zorunlu görmektedir. Hatta dinsizlik bile suç olmayacaktır. Ancak Tann'yı reddedenlere herhangi bir resmi görev verilmeyecektir.
Rönesansla birlikte Batıda hoşgörü kavramına büyük bir ilgi görülmeye başlandı. Ancak kavramın pratik hayata aktarılmasında sorunlar çıktı. Farklı davranışlar, yanlış yapılanma ve bilgi eksikliğinden kaynaklandığı İçin, insanların farklı davranışlarına karşılıklı hoşgörü ile yaklaşılmasını zorunlu görenler, bilimsellik düzeyinin yükselmesi ve insanların doğru bilgilere ulaşması ile hoşgörüye de gerek kalmayacağını düşünmektedirler.
insanların farklı umut ve korkulara sahip olması, farklı ön kabullerden yola çıkmaları sebebiyle, kaynak, amaç ve yöntem farklılıklarından her zaman uzlaşma sağlamaları mümkün gözükmemektedir. Bu nedenle de birbirlerine karşı hoşgörü Üe yaklaşmak zorundadırlar. Hoşgörünün sağlıklı bir şekilde kullanılabilmesi için, ileri sürülen iddianın kaynağının, bu iddiaya sahip kişinin amacının ve kaynakla amaç arasındaki mantıksal sürecin akli delilleri olması gerekmektedir. Yanlış bir
hoşgörü anlayışı, hem hoşgörü sahibi için, hem de hoşgörüye sığınan kişiler için felaketlere kapı aralayabilir ve kötü alışkanlıklara neden olabilir.
İslam toplumlarında hoşgörünün ahlaki bir temeli vardır. Bununla birlikte, safdilliğe varan bir davranış biçimi de olmamasına özen gösterilir. Hoşgörü sahibi, sadece yanlışa göz yummakla yetinmemeli, doğru olanı göstermeli ve aynı yanlışın tekrarlanmaması için gayret göstermelidir. Aksı halde göz yumma, giderek sabrı taşıran noktalara ulaşabilir ve başlangıçtaki hoşgörü, daha sonrası için bir birikim oluşturabilir.
İyi niyet kavramı ile yakın ilişkisi olan hoşgörü, toplumsal barış ve uzlaşma açısından da büyük Önem taşır.
Abdurrahman DİLİPAK
İslami Okul Okulların En Önemlisi