Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kargo Kültleri - İslami Bilgiler - 15. Sayfa

 

KARGO KÜLTLERİ

 

Sosyal antporolojide özel olarak Mali-nezya'da, batı kültürüyle temastan sonra ortaya çıkan dini hareketlere ve batı tek­nolojisini büyü yardımıyla elde etmeçaba-larına kargo kültleri adı verilir. Genel an­lamıyla ise, ilkel toplulukların sömürge döneminde, görünüşte maddi servet -ve teknik araçlara, gerçekteyse statü ve ikti­dar elde etmeye yönelik girişimlerine bu ad verilir. Sosyal değişmeye cevap olarak ortaya çıkan kargo kültleri, muhtemelen sözkonusu toplumlardamodern anlamda­ki ilk sosyal kurumlardır.

Kargo kültleri terimi 1935'lerden itiba­ren Yeni Gine ve Malinezya'daki sömür­ge karşıtı hareketleri tanımlamak amacıy­la kullanılmıştır. Terim, Pidgin (Fiji) dilin­de "kargo" (yük) kelimesinin bozulmuş, şekli olankago'âangelmektedir. Bu hare­ketler önceleri batılı antropologlarca "a-kıldışı", "histeri belirtileri" ve "çılgınlık" olarak nitelenirken, 1950'lerden sonra onların Batı toplumuyla vuku bulan "trav-matik bir kültür temasına verilmiş akli bir

cevap" olduğu öne sürülmüştür. Bu hare­ketler ve âyinler, Batılı zihniyet ve mantı­ğa taban tabana zıt geleneksel bir odak­tan kaynaklanan kendilerine özgü bir mantığa sahiptirler. Dolayısıyla, batı kül­türü ve tekniğinin (ve askeri gücünün) isti­lasına uğrayan ülkelerde baş gösteren Ba­tı karşıtı hareketlerin bir türü sayılabilir­ler. Fakat onlar siyasi olmaktan çok dini-kültürel bir yapıya sahiptirler.

Kargo kültlerinin "nasıl" ve "neden" orta­ya çıktıkları konusuna geçmeden önce on­ların başlıca özelliklerini görelim:

a) Kargo kültleri çoğunlukla bir peygam­ber tarafından kurulur ve yönetilir.

b) Peygamberlerin çoğu, sıradan eğitil­memiş insanlardır.

c)  Kargo kültlerinin tamamı Avrupalı bir iz taşırlar. Çünkü onlar kendilerine mahsus ayin ve inançlara sahiplerse de "ordu", "hükümet" ve "büro" gibi batılı ku­rumların ele geçirilmesini amaçlamakta­dırlar.

d) Yeni batılı inançlar eski yerel inanç­lar üzerine aşılanmıştır.

e)  Hepsi de çok yakın bir gelecekte ve maddi bir şekil altında miV/enmH/n'un, ya­ni bin yılının kendilerine dünyada bir cen­net getireceğine inanır. Bu inanç, dünya­nın sonu ile ilgili diğer bir inançla birleşir. Dünyanın sonu Avrupalıların da sonu ola­caktır. O gün siyahlar beyaz, beyazlar si­yah renge dönüşecek ve ekonomik-sos-yal-siyasi konumları yer değiştirecektir.

f) Kültler daima evler, jet uçakları ve ha­vaalanlarının yapımı gibi organize edil­miş sosyal faaliyetlerle karakterize edil­miştir.

g)  Bu kültler hemen daima ekonomik bakımdan azgelişmiş, yalnız yaşayan, siya­sal bir lidere sahip olmayan ve beyazların yönetimine başlangıçta şiddetli bir direniş göstermeyen bölgelerde ortaya çık­maktadır.

h) Hemen daima yerlilerin misyonerler-ce Hıristiyanlaştınldığı yerlerde kendisini göstermiştir.

Kargo kültleri neden ve nasıl ortaya çık­mıştır? Neden ortaya çıkmıştır sorusuna şöyle cevap verilebilir: Beyaz Avrupalılar kendilerinden çok uzakta ve çok farklı di­namikleri olan bir topluma egemen olu­yorlar ve kendi değerlerini, yaşama biçim­lerini, idari ve hukuki kurumlarını orada yerleştirmek istiyorlar. Yerli halk bu dü­zenlemelere "muhtaç" ve aşağı bir ırk ola­rak görüldüğünden, beyazların elindeki servet, teknik imkânlar ve askeri silahlan siyahlarlapaylaşmasıdüşünülemez. Yerli­lerin kafasında teknolojik donanım ve ikti­dar, beyazlarla özdeşleşmiş, kendilerinin bunlara sahip olmaları ise tamamen üto­pik bir hedef durumuna gelmiştir. Yukarı­da sayılan özelliklerinden ötürü, batılı ha­yat tarzının doğurduğu sorunları kendi so­runları olarak benimseyip onlara çözüm getirecek sosyal kurumlardan, örneğin ku­rumlaşmış bir bilgi geleneğinden, yoksun olduklarından bu toplumlar, beyazlarla aralarındaki uçurumu kapatmak, onların tekelindeki maddi güç ve servetten istifa­de etmek ve onların meşru statülerini ele geçirmek için çok farklı bir yol seçiyorlar. Batılıların ellerinde gördükleri bu ürünle­rin -radyo, telsiz, otomatik tabanca vb.-hangi sosyo-ekonomik zeminde, kendile­rinden ne kadar farklı bir dünya görüşü al­tında geliştirildiğini göremediklerinden, bu cihazlara bakışları bilimsel/deneysel değil, mitolojik/dini bir forma bürünmüş­tür. Bildikleri tek açıklama formu mitolo­jik/dini form olan yerliler, bu cihazlar ve zenginliği, bugün azgelişmiş ülkelerin yap­tığı gibi, ekipman sağlanması, eğitimin

yaygınlaştırılması, kaynak yaratılması gi­bi deneysel/bilimsel yoldan değil, büyü-sel/dini yoldan elde etmeye çalışmışlar­dır. Bu amaçla örneğin, mekanik aletle­rin tahtadan taklitlerini yapıp dua oku­mak ya da ayin yapmak suretiyle "kargo" -larm mucizevi bir şekilde kendilerine ulaş­masını beklemişlerdir.

Peki kargo neden bu kadar önemli ol­muştur yerli halk için? Zira onlar beyazla­rın zenginliğinin ve teknik cihazlarının ok­yanustan büyük yük gemileriyle geldiğine şahit olmuşlardır. Durum basit olarak şöyle tasarlanabilir. Yerliler beyazları ku­lübelerinde boş boş otururken (fakat ken­dileri çalışmak zorundadırlar) ve ellerin­deki kutuya bir şeyler söylerken görmek­tedirler. Derken kısa bir süre sonra bir ge­mi ya da uçak çıkagelmekte ve "kargosu­nu beyazlara teslim etmektedir. Batılılar gibi rasyonel bir açıklama formuna sahip olmayan Malinezyalılar, kulübede gör­dükleri adamın kutuya dua benzeri bir şeyler söylediğine ve bu suretle büyü yap­tığına kanaat getirmekte, bunun üzerine onlar da büyü yaparak gemiler ve uçaklar dolusu kargonun kendilerine ulaşacağına inanmaktadırlar.

Kargo kültleri çok genel bir anlamda ba­tıya karşı protesto, yani milliyetçilikle ve mülenatyanizm ile akraba sayılabilir. Bu en geniş anlamında Kızılderililerin ataları­nın ruhlarını yardıma çağırdıkları Haya­let Dansı ve İslâm'daki Mehdilikle bazı paralellikler gösterir/Konunun, tarih için­de Batıyla sık sık temas etmiş bulunan İs­lâm toplumları ve özellikle Türkiye için ne önem arzettiği sorulabilir haklı olarak. Bununla birlikte kargo kültlerinin tekno­lojik araçlara "ataları tarafından torunları kullansın diye cennette imal ettikleri" ken­dilerinden ve onları Batılıların gaspettiği

görüşüyle, modernizmin etkisindeki müs-lümanlar teknolojik buluşların Kur* an* da yer aldığı, ya da onların peygamberler ta­rafından kurulup insanlara bırakıldığı, fa­kat zamanla bu mirasın Batıhlarca çalındı­ğı gibi görüşleri arasındaki çarpıcı benzer­lik gözden kaçırılmamalıdır. Kargo kültle­ri, son üçyüz yıldır batılı olmayan toplum­ların karşılaştığı toplum ve kültür değiş­mesi sorunlarından biridir. Bununla bera­ber bazı kendine has özellikleri Malinows-ki'nin,yapısal-işlevsel açıklamalarına bağ­lanmış olan sosyal antropolojide geniş tar­tışmalara ve sorunlara yol açmıştır.

Mustafa ARMAĞAN Bk. Büyü; Kült.