Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

KARŞILAŞTIRMALI METOD - 19. Sayfa

 

KARŞILAŞTIRMALI METOD

 

Karşılaştırmalı (mukayeseli) metod, be­lirli olayların ortaya çıkmasında ve geliş­mesinde etkili olan fonksiyonel faktörleri sınıflandırmayı ve açıklamayı hedef alan bir araştırma metodunu İfade için kullanı­lan genel bir terimdir.

Toplumsal ve tarihsel verilerin karşılaş­tırmalı metodla incelenmesi, eski zaman-lardan beri bilinmekteydi. Nitekim îbn Haldun, Vico ve Montesquieu'nün çalış­malarının modern sosyolojinin öncüleri olmaları, sosyolojinin gelişmesinde bu metodu kullanmanın ne kadar merkezi bir rolü olduğunu gösterir. Karşılaştırma­lı metod XIX. yüzyılın ikinci yarısında, sosyal hadiselere uygulandı. XVIII. yüz­yıl sonunda tabiat bilimlerinde görülen ilerlemeler sayesinde, bu metodun sözü edilen bilimlere başarıyla uygulanması, Auguste Comte'u fazlasiyle etkilemişti. Onun için Comte, sosyal hadiseleri incele­medeki önemli rolü dolayısıyle, karşılaş­tırmalı metodun sosyolojiye uygulanma­sında ısrar etli.

Karşılaştırmalı metod, aynı çağda yaşa­yan, fakat birbirinden büsbütün bağımsız insan topluluklarının durumlarının akılcı yoldan karşılaştırılmasını içerir. Sosyolog ve antropologlar, evrimi araştırırken kar­şılaştırma metodunu kullanan Danvin'-den bu konuda çok istifade etmiş ve sözü edilen metodu daha da geliştirmişlerdir. Tarihsel araştırmaların, çağdaş veriler üzerine bina edilmiş morfolojik araştır­malardan ayrıldığını hatırda tutmak gere­kir. İbn Haldun Mıtkaâditnesi'nde karşı­laştırmalı metodu kullanmanın zorunlulu­ğu üzerinde durmuş, ancak geçmişle bu­günün karşılaştırılmasında aşırılığa gidil-meyİp, bu hususta ihtiyatlı olunması üzerinde durarak bunun gerekliliğinden bah­setmiştir.

Karşılaştırmalı metod, uzun süre sosyo­loji denince ilk akla gelen tek metod ol­muştur. Metod, önceleri evrimci sosyo-loglarca kullanılmışsa da, bu onun sadece evrimci bakış açısına has bir metod oldu­ğu anlamına gelmez. Sosyolojik Metodun Kuralları adlı eserin sahibi Durkheim da bu metodun önemini belirtir. Durkheim sosyolojik açıklamanın, nedenleri ortaya koyabilen açıklamaların yapılmasına bağ­lı olduğunu ifade ettikten sonra, bir sos­yal hadisenin bir diğerinin nedeni olduğu­nu gösterebilmek için hadiselerin her iki­sinin de, aynı anda meydana gelip gelme­diklerine bakmak gerektiğini söyler. Tabi­at bilimlerinin çoğunda, nedensellik ilişki­sinin tesbitinde deney metodundan yarar­lanılır. Sosyolojide deney yapma imkânı olmadığı için, Durkheim, dolaylı deney metodundan yararlanmak gerektiğini ifa­de eder. Bu dolaylı deney yolu, karşılaştır­malı metottur. Sosyal olaylar arasında ne­densellik ilişkisinin kesin olarak tesbiti mümkün olmasa bile, en azından şurası bir gerçektir ki, sistematik karşılaştırma­lar da bazı toplumsal olayların sık sık bir­likte veya belirli bir öncelik sırası içinde oluştuklarını tesbit edebildikleri ölçüde aydınlatıcı ve açıklayıcı olmaktadırlar.

Zaman içinde karşılaştırmalı metodun acemice ve aşırı bir şekilde uygulanması­na karşı tepkiler meydanageldi.Fonkstyo-nalist yaklaşımın böyle bir tepkiden doğ­duğu bilinmektedir. Fakat, Radcliffe-B-rown'ın da ifade ettiği gibi, "karşılaştırma­lı metod, tek basma hiç bir İşe yarama-maktadır; ekeceğiniz toprağı ekmedikçe topraktan bir şey alamazsınız; karşılaştır­malı metod hipotezleri sınamanın bir yo­ludur". Bottomore'agöre, karşılaştırmalı

metodu kullanırken, karşılaşılan güçlük­ler, kısmen ortada hipotezlerin veya yete­ri kadar açık formüle edilmiş hipotezlerin olmayışından; kısmen de, karşılaştırma bi­rimlerinin tanımlanması probleminden kaynaklanmaktadır. Mesela, Comte'un, "üç hal kanunu"nu oluşturmak amacıyla karşılaştırmalı metodu kullanması, bilim­sel bir hipoteze değil, bütün insanlığın ge­lişmesiyle ilgili kendisine ait felsefî bir gö­rüşe dayanmaktadır. Ahlâkın Tekamülü adlı eserinde Hobhouse, evrimci bir felse<-fİ anlayıştan hareketle, farklı sosyal ko­numların genel gelişme çizgilerini ortaya koymak yerine, sınırlı hipotezleri (varsa­yımları) denemek için değişik toplumlar­daki sosyal kurumlar üzerinde karşılaştır­malı bir çalışmaya yönelmiştir.

Bottomore'un ifade ettiği gibi, karşılaş­tırma birimlerinin seçilmesi ve tanımlan­masında başka güçlükler çıkmaktadır. Bü­tün toplumları birbiriyle karşılaştırmak, yahut belirli kurumların değişik toplum­lardaki benzerlerini veya iki kurum araân* daki ilişkinin farklı toplumlardaki teza­hürlerini karşılaştırmakta herkes için ge­çerli olabilecek bir yöntem bulunması güçlükler doğurmaktadır. Karşılaştırmalı metodu reddedenler, incelenen toplum­larda birbirleriyle benzerlik gösteren ku­rumların, hakikaten birbirlerinden çok farklı olabileceklerini, üstelik herhangi bir kurumun, içinde fonksiyonunu icra et­tiği toplumun tüm sosyal muhtevasından tecrit edilerek incelenmesinin yanıltıcı olacağını iddia etmektedirler. Bu güçlük­ler, belki bir ölçüye kadar, birbirlerine çok benzeyen toplumlar üzerinde yapıla­cak karşılaştırmalardaki gibi mukayese alanım sınırlamakla giderilebilir. Onun için, önceden tesbit edilmiş bir sınırlandır­maya göre, hangi toplumların benzer ve-ya aynı tip toplum sayılabileceklerini tes-bit yoluna gidilebilir. Doğaldır ki, tasnifin kendisi de bir karşılaştırmayı gerektir­mekte, fakat bu, çok genel ve kapsamlı bir karşılaştırma olmaktadır. Hipotezleri sınamak amacıyla gerekli ayrıntılı karşı­laştırmaların belirli bir derecede güvence­ye kavuşturulması için, ilk önce, karşılaş­tırma birimlerinin tam tamına bir benzeş­me İçinde olmadıklarını veya bütün bütü­ne yanlış yorumlanmadıklarını göster­mek gerekmektedir. Öyle anlaşılıyor ki, karşılaştırmalı metod gerçekten bu şekil­de kullanıldığında, çok verimli sonuçlar vermigtir. Hobhouse, Durkheİm, Whee-ler, Ginsberg, S.M.Lipset ve R.Benedbc, B.Moore ile İrving L.Horowitz'in eski ve yeni toplumları inceleyen bazı çalışmaları karşılaştırmalı metodun ürünleri olup gü­nümüz toplumsal hadise ve problemleri hakkında önemli tesbitler ihtiva etmekte­dir. Fakat bu tesbitler diğer metodlarla takviye edilirse, varılan sonuçların güveni­lirliği daha da artar. Onun için sosyolog­lar, toplumsal araştırma ve incelemeler­de tek bir metodu yeterli görmemektedir­ler.

Karşılaştırmalı metodun sosyoloji dışın­da özellikle, siyaset ve psikolojide Önemli kullanım alanları mevcuttur. Psikolojide önceleri hayvanlararası ilişkileri inceler­ken, sonraları kişiler ve toplum arasında­ki etkileşimleri inceleyen disiplinin adı ol­muş (Karşılaştırmalı Psikoloji); siyasette ise dış hükümetlerin incelenmesi, bütün siyasal sistemlerin karşılaştırılması ve kar­şılaştırma materyalinin siyasal sistemler içindeki sorunların çözülmesinde kullanıl­ması şeklinde başlıca üç araştırma gelene­ği mevcuttur.

(SBA) Bk. Metodoloji; Yöntem.