Kartel - İslami Bilgiler - 20. Sayfa
KARTEL
Benzer malların üretimini yapan farklı sınai işletmelerin belli bir piyasada monopol, (tekel) gücü sağlamak amacıyla bira-raya gelerek güç birliği oluşturmaları ve birlikte hareket etmelerine kartel denir. Günümüzdeki karteller, nisbeten daha dar kapsamlı piyasalarda tekel oluşturmaya yönelik tröstlerden farklı olarak, daha ziyade dünya piyasalarının tekelleştirilme-sine yöneliktir.
Herhangi bir kartele iştirak-kartele katılmanın yasal bir zorunluluk olduğu ya da rekabetçi baskıların zorladığı durumlar dişında-firmanın isteğine bağlıdır. Kartele katılan firmalar üretim ve fiyatla-mada kartelin belirlediği ortak kartel politikasını takibe zorunludur. Kartele girmekle bağımsız firma üretim ve fiyatlama politikalarının yerini ortak politikalar alır.
Karteller amaçlarına göre belli başlı dört gruba ayrılabilir:
1- Piyasadaki satış koşullarını kontrole yönelik karteller;
2-Piyasa fiyatlarını belirlemeye yönelik karteller;
3- Üretken faaliyetleri, satış bölgelerini ve müşterileri kartele mensub üyeler arasında paylaştırmaya yönelik karteller;
4- Her kartel mensubuna piyasanın belli bir payını garanti etmeye yönelik karteller.
Gerçek hayatta kartellerin ekseriyetle çok uzun ömürlü olmadıkları, kuruluştan belli bir süre sonra etkinlilerini kaybederek dağıldıkları görülmektedir. Bu durum aslında kartelin bizatihi yapısından kaynaklanmaktadır. Şöyle ki; kartelin amacı fiyatları marjinal maliyetin üzerinde tesbit ederek (diğer bir ifade ile, tam rekabet denge koşullarım bozarak) kârları arttırmaktır. Fiyatın marjinal maliyet
üzerinde belirlenmesi ise kartelden bağımsız olarak kartel mensubu her bir üretici firmayı üretimini arttırmaya ve daha fazla kâr etmeye teşvik edecektir. Her firma -birbirinden ve kartelden bağımsız olarak- bu şekilde üretim artışına gittiğinde toplam üretim artacak, piyasa fiyatını kartelce başlangıçta belirlenen düzeyde tutmak imkansızlaşacaktır. Kartel, üre-tim miktarının belirlenen düzeyi aşmamasına çaba gösterecek, kartel mensublan ise kârlarını arttırmak için kendilerine ayrılan kotaları aşmaya, bir miktar fiyat kırarak daha fazla satmaya çalışacaklardır.
Kotalara ilişkin diğer bir sorun da, bu kotaların ne şekilde tahsis edileceğidir. Kotaların, kartelin topyekün kârlarını maksimize edici (optimum) tarzda tesbi-tİ, üretim verimliliği nisbi olarak daha dü-Şük firmaların verimli olanlara oranla daha az kâr etmelerine yol açacaktır. Zira, verimliliği daha yüksek (marjinal maliyeti daha düşük) firmaların daha yüksek üretim kotaları, verimsizlerin ise daha düşük kotalar alması söz konusu olacaktır. Kotaların verimli ve verimsiz üyeler arasında eşit dağılımı ise toplam kartel kârlılığını azaltacaktır. Bu açıdan, kotaların verimliliğe göre tahsisi, verimli firmaların verimsizleri "yan ödemelerle" kompanse etmeleri daha iyi bir yaklaşım olarak önerilmektedir. Bu tür yan ödemeler yerine, kotaların kartel - öncesi firma üretim düzeyine ya da pratikte çoğu kez görüldüğü gibi, üretim kapasitesine göre belirlenmesi düşünülebilir. Ancak; kotaların üretim kapasitesine göre belirlenmesi, firmaları daha yüksek kota elde etmek gayesiyle üretken kapasitelerini arttırmaya (yatırım yapmaya) teşvik etmekte, ancak, kapasite genişlemesi üretim genişlemesinin teşvik edilmediği kartel ortamında, firmaları fiyat
"kırarak" karteli gizlice kırmaya teşvik etmektedir.
Kartel dışında kalan firmalar ise, kartelin belirlediği "kartel fiyaf'ının biraz altında fiyat belirleyerek kartel mensublan aleyhine, arzulanan satış düzeylerini gerçekleştirebilirler. Kartel-içi ve kartel-dışı çok sayıda firmanın bu şekilde hareket etmesi sonuçta, fiyatların düşmesine ve kartelin dağılmasına yol açacaktır.
Petrol ihraç eden ülkelerce kumlan OPEC Petrol Karteli başarılı bir kartel uygulaması olarak gösterilebilİrse de, bir kartel olarak bünyesinde taşıdığı aktüel ve potansiyel sorunlarıyla gelecekte ne kadar uzun süreli bir uygulama olacağına ilişkin tahminde bulunmayı da güçleştirmektedir.
Adnan BÜYÜKDENİZ
İslami Okul Okulların En Önemlisi