Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kıtlık - İslami Bilgiler - 33. Sayfa

 

KITLIK

 

Zübeyir YETİK

Kıtlık, taleplerin karşılanmasında, mal ve kaynaklarda ortaya çıkan miktara iliş­kin yetersizlik olarak tanımlanmaktadır. İVebster's Collegİate Dictionary, ekonomik anlamda kıtlığı, talep gözönünde bulun­durulduğunda ortaya çıkan sayısal ve mik­tara ilişkin yetersizlik olarak tanımlamak­tadır ve bu "yokluk" demek değildir. İn­sanların tüm istek ve arzularının yerine getirilmesi sürecinde ortaya çıkan ekono­mik kaynakların kıtlığı, ekonomik yaşa­mın temel koşulu olarak değerlendirilir ve kıtlık, geleneksel ekonomik teorinin belki de en önemli kavramıdır. Kıtlık, ekonomİze edilen davranış ya da insan ih­tiyaçlarının karşılanmasında kıt kaynakla­rın akılcı kullanımını zorunlu hale getir­mektedir.

Bu kavram diğer sosyal bilim alanların­da özel kullanımlara sahiptir. Kullanıldığı yere göre ya kendisinin şimdiye dek kulla­nıldığı anlamını ya da ekonomide ona ve­rilmiş olan teknik anlamını taşır. Kamu yönetiminde gücün kıtlığı, sosyolojide ise statünün kıtlığı olarak ortaya çıkmakta­dır. Deneysel psikoloji alanında ise son za­manlarda amaca yönelik davranış ya da belirli karar verme sorunlarında ortaya çı­kan  davranışların ekonomikleştirilmesi

konuları büyük Ölçüde dikkat çekmekte-     ğu kıtlık tanımının olası sonuçlarını kabul dir.                                                             etmeyi reddetmektedir.

Ekonomik anlamda kıtlık, mutlak bîr Ekonominin tüm amacı, fiyat sistemin-kavramdan çok göreli bir kavramdır. Bir de olduğu gibi niceliksel ölçekte ölçülebi-şeyin talebiyle İlişkili olarak arzını ölçer; lirliği vurgulamaktır. Açıkçası, eğer orta-bir şeyin arzı ne olursa olsun, o şeye karşı da yalnızca bir nesne varsa ya da özgül bir bir istek yoksa bu şey kıt değildir. Ekono- durumda yalnızca bir araç varsa bile, kıt-mik kıtlık, diğer şeylerin fiyatı ile ilişkili hkmevcut olabilir. Yine bunun gibi, birşe-olarak değer ya da fiyat ile ölçülür.                yin örneğin oldukça uzmanlaşmış bir be-

Birçok çağdaş teorisyen, ekonomik "kıt-     çerinin sadece bir kullanımı varsa bile bu lık   tanımı"nı   benimsemiştir.   Örneğin     şey kıt olabilir.

Adam Smith ve Alfred Marshall, bunlar-       Daha önemlisi, kaynakların olduğu gibi, dan bir kısmıdır. Ekonominin, hayatın     fırsatların da kıtlığı olabilmektedir. Rast-yalnızca bazı özel bölümlerini incelediği,     lantısal olsa da iş fırsatlarının yokluğu, maddi şeylerle ilgilenmediği ya da norma-     "bolluğun ortasında yoksulluk" yaratabi-tif refah öğesini aşıladığı gibi görüşlere     Ur. Eğer bir toplum zenginse ve Özellikle karşı çıkan bir dizi iktisatçı, daha yansız     detümefektiftalebİkorumaktagüçlükçe-ve analitik bir tanım aramışlardır. Şimdi-     kiyorsa, orada kıtlık ekonomisinden ayırt lerde çok kullanılan, ama evrensel bir uz-     etmek için bunu bolluk ekonomisi olarak laşmadan uzak olan Robins'in tanımına     görmek anlamlı olacaktır. Bazı toplumlar-göre, ekonomi, ihtiyaçlar ve alternatif kul-     da kıt kaynakların alternatif amaçlara tah-lanımları olan kıt araçlar arasındaki bir     sîsi sorunu, tarihsel olarak olmuş olanı ya ilişki olarak insan davranışlarını araştıran     da azgelişmiş alanlarda varolanı önemse-bir bilimdir.                                                 memek anlamına gelmez.

Bu görüşe göre tüm davranışsal ve top-       Kıthktanımımnyeterliliğİüzerinesorua-lumsal sorunlar, araçların kıtlığından ötü-     lar ortaya atan ekonomik analizdeki diğer rü ekonomik bir anlam taşımaktadırlar,     önemli bir değişiklik de, amaçlardan biri-Bununla birlikte ekonomi: a) amaçların     nin, ekonominin genişlemesi olarak-de-çeşitli ve birbirinin rakibi olduğu; b) araç-     ğerlendirildiği ekonomik büyümeye iliş-ların birden fazla amacı yerine getirecek     kin vurgunun artmasıdır. Eldeki kaynakla-kapasitede olduğu durumlarda, kıtlık do-     rın tahsisinden daha da fazla olarak eko-layısıyla kısıtlamayla karşı karşıyadır. O     nomik genişleme hem belirsizlik, hem de zaman "ekonomik sorun" kaynak tahsisi     rahatsızlık içerdiğinden, kıt kaynakların olarak görülmekte ve "ekonomik davra-     ekonomikleştirilmesi teorisi, büyüme bo-ruş, kıt araçların alternatif amaçlara akıl-     yutu gündeme getirildiğinde kesinüğuı-cı tahsisi de olmaktadır. "Bu kavramsal     den çok şey kaybetmektedir.     yaklaşımı kabul eden birçok teorisyen, yi-       Daha geniş anlamda ekonominin tüm ne de ekonomik kaynaklarla ilgili araçları     dalları kıtlık sorunuyla ilgilenir; öyle ki, ve fiyatla ölçülebilecek olanlarla ilgili     kıtlık, ekonominin kendine has yönetimi amaçları sınırlamaktadırlar. Bunların ya-     tarafmdan hafifletilebilir, nısıra çoğu iktisatçı, refahla yakından bağ-       Değer teorisi açısından kıtlık, çok önem-lantıholmayanbirdisiplininortayakoydu-     H bir birleştirici prensiptir. Bu "modern"

görüş, "normal" değerlerin işgücü, "zor-     gelince bütün insanlar yeniden hayat bula-luk ve güçlük" ya da gerçek maliyetler ta-     cak, hepsi de "mahşer" denilen pek geniç rafından belirlendiğini ileri süren eski "k-     bir sahada toplanacak, bütün mükellefler lasîk" görüşten farkhlaşır. Fayda prensibi     dünya hayatının hesabını vereceklerdir, ile fırsat maliyetlerinin koordinasyonu       İşte bu yeni hayatın başlayacağı günden malvekaynaklarındeğerlerİninmarjİnde-     itibaren bitmez tükenmez bîr halde de­ki mal ve kaynakların kıtlıklarının izlendi-     vam edecek aleme de "ahiret alemi" denir ği genel bağımsızlık sistemiyle geleneksel     ki, buna inanmak nı uslu m anlıkla vazgeçil-değer ve bölüşüm teorisini birleştirmiştir.      mez bir esastır.

Ancak bu teori çok yüksek bir soyutlama       Kıyametin, dolayısıyla ahiretin vukuu,

düzeyinde kalmaktadır.                                Kur'an-ı   Kerim   ayetleri,   peygamber

(SBA)     (s.)'in hadisleri ve bütün ümmetin ittifakı

Bk. Değer; İktisat.                                         ile sabittir. Diğer bütün peygamberler de

bu hakikati ümmetlerine haber vermişler-KIYAMET                                                  dir.

Kıyamet olayı Kur'an-ı Kerim'demuhte-

Arapça kıyam kelimesinin "t" eklenmiş     Hf isimlerle anılmıştır. Kıyametin hal ve şeklidir. Kıyam, ayağa kalkma, ayakta     sahneleri ayet ve hadiselerde pek tefemi-durma, öldükten sonra dirilme ve haşr (ki-     atlı bir şekilde anlatılmış ancak zamanı yamette hesap için bir yere toplanma) an-     bildirilmemiştir. Bu sebeple, kıyametin lamına gelir. Kıyamet kelimesi, ahir za-     ne zaman kopacağını ancak Allahu Teâlâ manda bütün ölülerin bir yerde toplanma-     bilir. İmam Gazalî, kıyametin kopma za-sını ve kainattaki düzenin bozulmasını ifa-     maninin ve insanların ecellerinin bildiril-de eder. Kelimenin sonundaki "t" harfi,     memesinin, bir telaşa kapılmadan bu dün-bu işin yağmur sağanağındaki şiddete ben-     ya hayatının sürdürülebilmesi için, ilahi zer bir çabuklukla olacağını anlatmak üze-     bir rahmet olduğunu söyler. re mübalağa için getirilmiştir. Şöyle ki,        Kıyametin ne zaman kopacağı bildiril-ahiret alemi başlamadan önce bütün İn-     memiş olmakla birlikte Peygamberimiz sanların ve kainatın başına bir kıyamet ko-      (s.)'in hadislerinde kıyametin alametleri pacaktır. Belli bir zaman için yaratılmış     (eşratü's-saa) haber verilmiştir. Kıyame-olan bu dünya ve üzerindeki canlı-cansız     tin küçük alametleri çok olmakla birlikte bütün varlıklar, bir gün gelecek, mahvola-     şunları zikredebiliriz: Dini öğrenmek ar-caktir. İsrafil (a,s) adındaki melek "sûr"     zu sunun kalmaması, dinî bilgisizliğin her denilen ve mahiyeti Allahu Teâlâca bili-      tarafa yayılması, sarhoşluk veren şeylerin nen bir ses aracına üfürecek, bundan çıka-     çokça içilir olması, fuhuş ve zinanın çoğal-cak olan korkunç bir gürültü ile bütün fa-     ması, yüksek binaların ve israfın çoğalma­nı hayat sahipleri ölecek, her şey altüst     sı, öldürme ve anarşinin artması, işlerin olacaktır. Bütün dağlar, taşlar, yerler,      ehil olmayanlara verilir olması, cahilliğin gökler parçalanacak, bu alem bambaşka     faziletten üstün tutulması, saygı ve şefka-bir alem haline gelecektir. İşte böylece ki-     tin kalmaması, her işte menfaatin ön pla-yamet kopmuş olacaktır. Bundan sonra yi-     na geçmesi, vefa ve dostluğun ortadan ne Allah'ın takdir buyurmuş olduğu gün     kalkması, haksızlıkların artması, zenginin

fakiri gözetmemesi, din dahil her şeyde Allah rızasının yerini dünyevî çıkarların alması vs.

Kıyametin büyük alametelri ise şöyle sa­yılır

:1) Bir duman çıkacak; müminleri nezleye tutulmuş hale getirecek, kâfirleri sarhoş gibi yapacak.

 2) Deccal adı verilen bir şahıs türeyecek, tanrılık davasında bu­lunacak, sonra kaybolup gidecek.

 3) Ye'-cüc ve Me'cuc adında iki kabile çıkacak, yeryüzünde terör ve huzursuzluk çıkara­cak.

 4) Hz.İsa gökten inip bir müddet pey­gamberimizin şeriatıyla amel edecek.

 5) Yerden "Dabbetü'1-ard" adında bir mah­luk çıkacak ve insanlarla konuşacak.

 6) Yemen tarafından dehşetli bir ateş çıka­cak, etrafa yayılacak.

 7) Doğuda, Batıda ve Arap Yarımadasında yer çökmeleri olacak,

 8) Güneş muvakkaten batı tarafın­dan doğacak, kıyamet ancak kâfir ve f asık­ların başına kopacak; mü'minler daha ön­ce ölmüş olacaklar."

A.TuranARSLAN

Bkz. Ha$r