Muhtelif - 52. Sayfa
KÖY
Genellikle tanmla uğraşan, bu yüzden aralarında yeterince iş bölümü olmayan, içinde bulunduktan toplumun ortak bütünü ile çok az ortak olan çıkarları ve işbirliği bulunan, birbirlerine karşı tamamen serbest bir eğilim gösteren, sosyal çevreden ziyade tabiî çevre Ue yoğun ilişkiler içinde olan ve çok sayıda hanelerde ikamet eden insanların yer aldığı, sınırlan belirli küçük yerleşme merkezlerine köy de-
nir.
Başlangıçta avcılık ve toplayıcılıkla geçimlerini sağlayan ve göçebe olarak yaşayan insanlar zamanla topraktan yararlanmayı ve dolayısıyla belli bir toprak parçasını "yurt" edinmeyi öğrenmişlerdir. Başlangıçta üç-beş evden oluşan bu birimler, yeni katılmalarla pek çok haneye sahip olmuştur. Bu itibarla bazı sosyal bilimciler köyü tanımlarken belirli bir nüfusa sahip olmayı esas kabul ederler. Fakat köyü tanımlayabilmek için sadece nüfus miktarını ölçü almak yeterli değildir. Ayrıca temel ölçü olarak alınan miktar bir ülkeden diğerine değiştiği gibi, aynı ülke içinde faaliyet gösteren kuruluşların köy için öngördükleri miktarlarda bile farklılıklar vardır.
Sosyal bilimciler en iyi köy tanımını ortaya koyabilmek için, onun bazı özelliklerini daima öne çıkartırlar. Bu tür eğilimlerin Ortaçağdaki en tipik temsilcisi İbn Haldun (1332-1406)'dur. Ona göre, köy ilk yerleşik hayat biçimi olup daha sağlıklı, daha cesur, kendine güvenen, serbest, daha az bozulmuş bir halka sahiptir. Orada daha istikrarlı, sağlam bir aile hayatı vardır. Bireyler ve gruplararası dayanışma ve karşılıklı yardımlaşma duygusu fazlasıyla gelişmiştir. Yaşlılara ve kadınlara saygı çok yaygındır ve saygı göstermeyenlere iyi bir kişi gözüyle bakılmaz.
Köy sosyolojisi çalışmalarıyla ün yapmış CarlZimmerman'agöre, köy doğum oranı yüksek, daha canlı ve sağlam yapılı, aile bağları kuvvetli, evİlilîk süresi uzun, bekar, dul ve boşanma oranlan düşük, belirli bir coğrafi alanda çevreden tecrid edilmiş bir hayat süren, günlük işleri zihnî enerjiyi gerektirmeyen, zihnî faaliyetler bakımından yeteneksiz insanlardan oluşur. Köyler geleneksel tarım faaliyetine sahne olmuştur.
Köylerde nüfus genellikle az olup sınırlı ve sadece günlük ihtiyaçları karşılayacak bir ekonomik faaliyet hakimdir. Dinî düşünce ve uygulama oranları yüksektir. Özellikle çok kapalı ve kitle haberleşme araçlarından yoksun din adamları halkın yegane danışmadır, batıl inançlar fazladır. Bu nedenle yeniliklere ve sosyal değişmelere karşı çok hassas ve muhafazakardır.
Yerleşim tarzı ve buna uygun kurumlar açısından fazla gelişmiş olmayan köyler genellikle İki tip yerleşim düzenine sahiptirler:
1) Dağınık köy tipi,
2) Toplu köy tipi. Dağınık köylerde büyük mülkiyetler yaygındır. Köylünün evi, büyük ve en müsait toprak parçasının ortasında olduğundan evler arası mesafe oldukça uzaktır. Onun İçin köy dağınık bir durum arzeder. Özellikle ovalarda kurulmuş bu tip köyde iş yerine gidip gelme problemi yoktur. Çünkü köylünün iş yeri evinin yanında veya çevresindedir. Gerektiğinde, aile bireylerinin birbirinin yardımına başvurma yahut birinin yardımına koşma imkanı vardır. Toprak parçası büyük olduğu için modern tekniğin imkanlarını kullanmaya müsaittir. Ayrıca arazinin büyük oluşu bir kısmım otlak olarak bırakmaya, ailelerin ihtiyacını karşılamak ve arazi üzerindeki ürünü pazarlamak suretiyle köy dışı çevreyle iktisadi ilişki kurmaya imkan verir. Bu, köyün kalkınması, çevresiyle ilişki kurması açısından son derece faydalıdır. Hemen ifade edilmelidir ki, dağınık köy tipinin bazı dezavantajları da vardır. Dağınık köylerde evler birbirinden çok uzak olduğundan köye götürülecek alt yapı hizmetlerinin maliyeti çok yüksektir. Nüfus yoğunluğunun az olması okul gibi hizmctel-rin köye götürülmesini güçletirir. Ayrıca dağınık köy tipinde komşuluk münasebetleri de güçlükle sürdürülür.
Diğer yerleşim şekli de toplu köy tipidir. Toplu köyde evler topluca bir arada bulunur. Evler küçük bahçeler, yahut tarlalar üzerinde kurulduklan için köye toplu bir manzara kazandırır. Tarlalar genellikle köyün dışında ve hayli uzaktır. Bu tip köyler, daha çok dağlık bölgelerde kendini gösterir. Yol, su, elektrik, okul ve sağlık ocağı gibi hizmetlerin en az maliyetle götürülmesi açısından uygun görünüyorsa da, dağlık bölgelerde ve şehirlerden uzak oluşları maliyeti artırmaktadır. Ulaşım, kış ve yağmurlu mevsimlerde imkansızlaşır. Bu nedenle dış dünya ile ilişkisi son derece sınırlı kalmaktadır. Komşuluk ilişkilerinin müsait olması, bu tipin en önemli sosyal faydalarından biridir. Bütün bunlara karşılık arazilerin küçük olması, iktisadi ilişkiler ve maki nah tarıma imkan vermez. Ayrıca, sınır ihtilafları ve doğum oranının yüksek oluşu nedeniyle artan nüfusu besleyemez duruma gelir- ve sonuçta köyden göçler başlar. Bunun için toplu köylerde veya yakm çevrelerinde tarımı tamamlayan küçük sanayi işletmelerinin kurulması ve aile içi yeni iş fırsatlarının meydana getirilmesi (halıcılık, analık, tavukçuluk, besicilik vs) köylülerin geçim şartlarım artırmak bakımından son derece yararlı olup köyden şehre göçü önleyici ve koy kalkınmasını sağlayıcı niteliktedir.
İzzet ER
Bk. Bedevüik-Hadaıîlik; Göçebelik.
İslami Okul Okulların En Önemlisi