Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kurum - İslami Bilgiler - 54. Sayfa

 

KURUM

 

Kurum, en geniş anlamıyla iktisadi, sos­yal ve kültürel faaliyetler gibi toplumsal problemler ve ihtiyaçlarla ilgilenen bü­yük, yaygın teşkilatlara verilen isimdir (şirket, banka, aile, okul vb.). Sosyal bi­limlerde, belirli bir iş veya amaca yönelik olan ve devamlılık gösteren kurulu usul ve kurallar bütününü ifade için kullanılır. Bir başka tanıma göre ise kurum, kurul­muş işlem şekilleridir. Yukardaki örnek­lerden hareket edilirse, kurum, banka de­ğil, bankacılık; aile değil, evlilik yahut aile­nin yapısı (monogami, poligami, çekirdek aile vb.) dır.

Amerikan sosyologu W.G. Summer (1840-1910)'agöre kurum, bir kavram (fi­kir, görüş veya çıkar) ve bir yapıdır. Yapı­dan kasıt, bir fikri, bir görüşü, bir çıkarı gerçekleştirmek için kullanılan araçlar ve­ya işleyiş şekli yahut da bunların her türlü çatısı, dokusudur. Yapılar veya araçlar, kavramları veya fikirleri uygulamaya ko­nularak ve onlara dayalı kurumlar tesis et­mek, gerekli kanun ve yönetmelikler dü­zenlenmek gibi gereken araçların işleyişi­ne hizmet edecek mertebeye çıkarılarak

kurulurlar. A. G. Keller, insanlar belirli çıkarlar etrafında bir araya gelirler ve ar­zu edilen çıkarların kendileri için son de­rece önemli olduğu sabit olunca kurumla-şırlar demekle, Summer'i onaylamakta­dır.

R.M. Mac iver ve C.H. Page, kurum­dan, grup faaliyetlerinin yerleşmiş biçim ve şartlarını anlarlar. Grupların özellikle­ri o biçimlerle diğer gruplarınkinden ayrı­lırlar. Gruplar, zümreler veya heyetler, daha ziyade, sosyal çıkarların tahakkuku­nu hedef alan insanlarm toplamından iba­rettir. Kurumlar da, genelde, grup faali­yetlerini yürütebilmek, fonksiyonlarını ye­rine getirebilmek İçin tesis ettikleri veya tesis edilmiş buldukları usuller olduğun­dan, grupların fiilî biçimlerini temsil eder­ler. Bu itibarla evlilik, boşanma, miras ev­lat edinme gibi kurumlar bizim aile dedi­ğimiz birliğe ait kurumlar olarak kabul edilirler. Yine aynı yazarlara göre, sözü edilen açıdan toplu iş sözleşmesi, grev, lo­kavt ve grev sözcülüğü gibi kurumlar sen­dikaya ait; anayasa, kanunlar, hükümet şekilleri gibi kurumların hepsi de devletle ilgili özel kurumlardır. Mac iver ve Pa-ge'ın kurumlar hakkındaki bu görüşleri M. Ginsberg gibi pek çok sosyal bilimci ta­rafından benimsenmiştir.

Fransız sosyologlarından M. Mauss (1872-1950) ve P. Fauconnet (1874-1938), Büyük Fransız Ansiklopedi-si'nde, sosyal kurumlan düşünce, duygu ve iş durumlarının bütünü diye tanımlar­lar. Onlara göre, insan bunları istikrarlı olarak bulur ve zaman İçinde eğitim yoluy­la kazanır. Bu anlamda düşünceler, inanç­lar, semboller, taklitler ve taklit yoluyla geçmişten intikal eden yetenekler, siya­sal, hukuki ve dini kurumların hepsi "ku­rum " terimi içinde yer alır.

Mısır'ın Önde gelen sosyologlarından Abdülvahid Vâfi, İlmü'l-İctima (Kahire, 1966) adlı eserinde sosyal kurumları şöy­le tanımlamıştır: Toplum hayatını düzen­lemek için esas kabul edilen, kendi top­lumlarındaki ve diğer toplumlardaki in­sanları birbirine bağlayan ilişkileri düzen­leyen ve bireylerin ortak olarak tabi oldu­ğu genel eğilim ve kanunlar toplamıdır.

Kısaca ifade edersek kurum, bir şeyi ke-sİn, formel ve düzenli olarak yapma şekli­dir. Her toplumda belirli davranışlar tek­rarlanmakta ve bu tekrarlar bir davranı­şın kalıplaşmasına ve toplumu oluşturan bireylerce ortaklaşa kabul edilen bir hare­ket biçimi haline gelmesine yol açmakta­dır. Sonuçta belirli bir usul, bir kural, bir davranış biçimi topluma yerleştiği zaman kurum haline dönüşmektedir. Buradan hareketle, esas itibariyle soyut bir mahi­yet taşıyan kurumlar, toplumdan topluma değişebildiği gibi, aynı toplumda farklı za­man dilimlerinde de değişmeler göstere­bilecektir. Zaten statikleşraiş ve bulun­dukları toplumda eskiden olduğu gibi ken-disindenbeklenenfonksiyonları yerine ge­tiremeyen kurumlar terkedilmeye mah­kum olacaktır.

Sosyal bilimciler, toplumdaki belli başlı sosyal kurumlar olarak, genelde, dini, si­yasal, hukuki, iktisadi, ahlaki, ailevi ku­rumlar ile eğitim ve dil kurumunu inceler­ler. Bunların her biri ile ilgili bağımsız sos­yoloji dalları oluşmuştur.

(SBA) Bk. Kurumlar Sosyolojisi.