Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Makro Ekonomi - İslami Bilgiler - 3. Sayfa

 

MAKRO EKONOMİ

 

İktisat, mal ve hizmetlerin üretimi, tüke­timi ve değişimi ile uğraşan bireyleri ve ku­rumlan inceleyen bir sosyal ilimdir.

İktisat teorisi, 1936 yılında Keynes'in Genel Teorisi yayınlanıncaya kadar, mikro özellikler taşımaktaydı. Ancak Keynes'ten sonra makro ekonomi araçları kullanılmaya başlanmıştır.

Makro ekonomi, Keynes devrimi ile daha çok kullanılmasına rağmen, aslında: V. yüzyıldan beri zaman zaman kullanılmıştır. Merkantilist dönemde 1577'de Jeon Bo-dın'in miktar teorisi, makro büyüklüklere dayanmaktaydı. Bunun yanında fizyokrat­lardan Fransız Françoıs Quesnay "Tableau Economiques" adlı yapıtında (1758), top­lumda varolan zenginliklerin sosyal sınıflar arasındaki dağılımını inceleyerek, ilk mak­ro modelini ortaya koymuştur. Makro eko­nomi terimi ise, ilk defa 1933 yılında Rag-nar Frish tarafından kullanılmıştır. "Mak­ro", kelime anlamı olarak "büyük" demek­tir.

Makro ekonomi, ekonomik olayları ve konulan bir bütün halinde inceler. Toplum düzeyindeki ekonomik büyüklüklerin ince­lenmesi ve bu büyüklükler arasındaki iliş­kileri tesbit edilmesi makro ekonomi çerçe­vesine girer. Bu nedenle milli gelir, istih­dam, fiyatlar genel seviyesi, yatırım, tüke­tim vs. gibi ekonomik büyüklükler, makro ekonominin ana konulan olarak ele alınır.

Klasik okulun kurucularından A. Smith, R. Molthus, D. Ricardo ve J.S. Mili, ekono­mik gelişme ile bu işleyişi toplam büyük­lüklere dayanarak incelemişlerdir. Aynı za­manda bilimsel sosyalizmin kurucusu K. Marks, kapitalizmin gelişmesi ve işsizlik konularını incelerken, makro büyüklükleri kullanmıştır.

Bu tarihsel gelişim içerisinde makro analiz, Keynes'in Genel Teorisi ile daha çok kullanılmaya başlanmıştır. Bu devrimden sonra iktisatçılar milli gelir, Üretim, tasarruf ve yatırım gibi makro büyüklükleri ele al­makla beraber, ekonomik sektörlere de ge­rekli önemi vermişlerdir.

Keyhes devrimi ile ortaya çıkan makro analiz, iki sebeple daha çok ilgi görmüştür. Birincisi makro büyüklüklerle ekonomiyi

inceleme yönteminin iktisat politikasına yön vermiş olmasıdır. Devlet, iktisadi bü­yüme ve tam istihdam konulan ile ilgilen­meye başlayınca, Keynes teorisi kullanıl­maya başlanmıştır. İkincisi ise, makro ana­lizin yöntem olarak geçerli olmasıdır. Bu­nun sonucunda iktisadi araştırmaların yö­nü, milli gelir ve işsizlik analizlerine dön­müştür.

Makro ekonomi araştırma ve çalışmala­rında ekonomik büyüklüklerle ilgili istatik-sel veriler büyük önem (aşır. Makro analiz tekniklerin gelişmiş olmasına karşılık, mik-ro analiz teknikleri de önemini kaybetme­miştir. Mikro analiz firma dengesi, marjinal maliyetler, serbest rekabette fiyat teşekkü­lünü kapsamaktadır. Dolayısıyla bu analiz yöntemlerinin birbirini tamamladıklan or­taya çıkmaktadır. Çünkü ekonomik olaylar mikro analizde birey, makro analizde ise toplum düzeyinde ele alınır. Makro ekono­mide büyüklüğü ve değeri belirlenen "de­ğişkenler", mikro ekonomide "veri" olarak kabul edilir. Mikro ekonomide büyüklüğü ve değeri belirlenen "değişkenler" İse, mafc-ro ekonomide "veri" olarak ele alınırlar.

(SBA)