MALİYET FAYDA ANALİZİ - 6. Sayfa
MALİYET FAYDA ANALİZİ
Fayda-maliyet analizi, alternatif yatırım projelerinin karşılaştın İmasında kullanılan bir analiz yöntemidir.
Gerek özel teşebbüsler ve gerekse çeşitli kamu kuruluştan, genellikle ellerindeki emek gücü, sermaye, makine-teehizat ve hammadde gibi sınırlı kaynaklan alternatif yatınm alanlarında kullanma tercihiyle karşı karşıyadırlar. Kaynakların belli bir alanda kullanılması, başka alanlarda yapılacak yatırımlarda vazgeçmek anlamına geleceği için, yatırım projeleri arasında seçme ve sıralama yapmak kıt kaynaklan en verimli şekilde kullanmak için bir zorunluluk olmaktadır. Bir proje değerlendirme yöntemi olarak fayda-maliyet analizi, yatırımın ekonomik ömrü boyunca sağlaması beklenen gelirlerin, projenin gerektirdiği yatıran harca-malan ile karşılaştırılmasını içermektedir. Daha açık bir ifade ile, yatırımın ekonomik ömrü süresince beklenen gelirler, belirli bir 'iskonto oranı1 yardımıyla yatırımın başlangıç dönemindeki değerine (bugünkü değer) indirgenmekte ve bu değer, yapılan yaünm harcaması ile mukayese edilmektedir.
Fayda-maliyet analizi için gerekli 'fayda-maliyet oranı' aşağıdaki gibi hesaplanın
Alternatif projeler arasında bir seçim yaparken, projeler herbiri için hesaplanan fayda-maliyet oranının büyüklüğüne göre sıralanır ve bu oranın en yüksek olduğu proje (ya da projeler) seçilir.
Fayda-maliyet analizlerinde, fayda (gelir) ve maliyetin tanımlanması, kapsamının belirlenmesi ve kanülatif olarak ifadesi, genellikle pratik zorluklar taşıyan bir konudur. Bu zorluklar başlıca şu nedenlerden kaynaklanmaktadır:
a) Bazı tür fayda ve maliyetlerin para cinsinden ifadesinde karşılaşılan güçlükler, fayda ve maliyetin tam ve doğru olarak hesaplanmasını zorlaştırmaktadır. Örneğin, çevre kirliliği ile mücadeleyi amaçlayan bir yatırım projesinden elde edilecek faydanın (temiz çevre, temiz hava) parasal olarak ifadesi son derece zordur.
b) TJygun Iskonto Oranı'nın Seçimi. Tam rekabet koşullan allında özel firma
için sözkonusu olan maliyetler (özel mali-
yet) aynı zamanda toplumsal maliyetleri de yansıtmaktadır. Benzer şekilde özel firmanın elde ettiği Özel fayda (ticari kâr) aynı zamanda toplumsal faydaya da (sosyal kârlılık) eşittir. Bu durumda, özel bir firmamn-suf ticari kârlılık açısından- verdiği yatırım kararlan (ya da belirlediği üretim düzeyi) toplumsal fayda ve maliyetler açısından da geçerli ve uygun kararlardır. Diğer bir ifade ile, firma açısından optimal sayılan bir yaünm ve üretim karan, aynı zamanda toplumsal açıdan da optimallik niteliği taşımaktadır. Bu nedenle, Özel firmanın proje değerlendirmede kullandığı ve ticari kârlılığı yansıtan Özel Iskonto Oranı, sosyal kârlılığı yansıtan Sosyal Iskonto Orara'ndan farklı olmayacaktır.
Ancak, gerçek hayatta birçok piyasa tara rekabet koşullan altında çalışmamakta ve pozitif/negatif dışsallıklar (extcrnaliües) söz konusu olmaktadır. Bu durumlarda, firmanın esas aldığı fiyatlar gerçek (toplumsal) fayda ve maliyetleri yansıtmayacak; bunların üstünde, ya da altında yer alacaktır. Örneğin, hava kirliliği yaratan bir üretim projesinde, hava kirliliği -kamu müdahalesinin söz konusu olmadığı bir durumda özel firmanın fayda- maliyet (ticari karlılık) hesaplarına giren ve firmaca karşılanması gereken bir maliyet unsuru değildir. Çünkü bu tür bir gerçek maliyet -piyasa mekanizmasındaki aksaklıklar nedeniyle- fiyatlara yansımamakta ve dolayısıyla fırma^böyle bir maliyeti ödemek zorunda kalmamakladır. Bu durumda, projenin topluma maliyeti, özel firmanın karşılamak zorunda olduğu maliyetten daha yüksektir. Firmanın projfc-yi değerlendirirken uyguladığı Özeltsfcon* to Oranı, gerçek maliyeti yansıtan Sosyal İskonto Oranı'ndan daha düşük olacağı M* belki de toplumsal açıdan yüksek maliyetli ve kabul edilmeyecek bir proje, salt özel kârlılık kriterine göre yürürlüğe girecektir.
Burada kamu müdahalesi, özel firmanın, hava kirliliğinin yol açtığı sosyal maliyeti özel maliyetlerine dahil etmesini sağlayacak tedbirler alarak, özel iskonto oranını sosyal iskonto oranına yaklaştırabilir, örneğin, vergiler koyabilir, ya da çevre kirliliğine karşı ilave yatırım maliyetlerine katlanılmasını sağlayabilir; amaç, özel firmanın piyasa mekanizmasına terkedildiğinde ödemek zorunda olmadığı, ama gerçekten varolan bir maliyeti ona ödetmektir.
Benzer şekilde, özel firmaca ticari açıdan yeterli kârlılıkla olmayan bir proje, sosyal faydası (kârlılığı) yüksek bir proje olabilir. Bu durumda da kamu otoritesi çeşitli teşvik tedbirleriyle, piyasa fiyatlarına yansımayan sosyal faydaların firmanın ticari kârlılık hesaplarına girmesini sağlayabilir. Örneğin sübvansiyonlar. Özel Iskonto Ora-nı'nı, Sosyal Iskonto Oranı'na yaklaştırabilir. Böylece salt ticari açıdan kabul edilmeyen, ama toplumsal açıdan yararlı bir projenin özel kesimce yürürlüğe konması sağlanabilir.
'Sosyal Iskonto Oranı', kaçınılmaz olarak, sujektif değerlendirmelere dayalı ve değer yargılarım yansıtan bir orandır. Örneğin, belli bir siyasi kadro, herhangi bir kamu projesini toplumsal açıdan 'çok yararlı1 olduğu düşüncesiyle, sosyal İskonto oranını düşük tutarak kabul ederken, başka bir siyasi kadro aynı projeyi toplumsal açıdan 'daha az yararlı' bulup, sosyal iskonto oranını yüksek tutmak suretiyle reddedebilir. Kısaca, özellikle kamu projelerinin değerlendirilmesinde ticari kârlılık kadar -ve belki de daha önemli olarak- siyasi ve toplumsal tercihler son derece önemli rol oynamakta-
dır.
(SBA)
İslami Okul Okulların En Önemlisi