MUKAYESELİ ÜSTÜNLÜK - 48. Sayfa
MUKAYESELİ ÜSTÜNLÜK
Bir işte, kişinin yapabileceği başka işlere oranla daha başarılı olması anlamında kullanıldığı gibi, ülkelerin ticaretini açıklama anlamında da kullanılır. Bir kimse hem berberlik, hem de terzilik mesleklerinden ikisinde de yetenekli olduğu halde, terzilikte birim zamanda kazandığını berberlik yaparak elde edemiyorsa, yani berberliğe ayırdığı zamanı terziliğe ayırdığında daha kazançlı çıkıyorsa, bu kimsenin terzilikte "mukayeseli üstünlüğü" vardır denir.
Fakat mukayeseli üstünlük kavramı, daha çok uluslararası ticareti ve uzmanlaşmanın yararlarını açıklamak amacıyla Adam
Smith'in mutlak üstünlükler teorisine karşı Ricardo tarafından geliştirilmiş ve kullanılmıştır. Değerin sadece emek tarafından yaratıldığı varsayımına dayanarak, herhangi iki ülkeden biri, iki farklı malı aynı maliyette elde ediyorlarsa ticaret olmayacak, ikisini de ucuza üretiyorsa, ticaret yine olmayacak, birini öteki ülkeden ucuz diğerini pahalı üretiyorsa ticaret ancak bu durumda mümkün ve rasyonel olacaktır. A. Smith'in mutlak üstünlükler görüşü budur.
Son durumda, yani ülkelerden birinin mallardan ikisini de diğerinden ucuz, ötekinin İse pahalı üretmesi (yani daha fazla emek harcaması) durumunda kârlı ticaret olmayacağı görüşüne Rİcardo mukayeseli üstünlükler kavramıyla yeni bir çehre kazandırmış, bu durumda da ticaretin kârlı olabileceği ve ülkelerin uzmanlaşmasına imkan vereceğini savunmuştur. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse, şöyle deyibe-liriz: A ve B iki ülke X ve Y de bu ülkelerin her İkisinde üretilen mallar olsun. Eğer X'i A ülkesi 20 saatlik emek, Y'yi ise 10 saat emek harcayarak üretiyorsa, A ülkesi Y malını X'e göre ucuza elde ediyor demektir. B ülkesi X'i 10 saat Y'yi ise 20 saatlik bir emekle üretiyorsa, B ülkesi de X malında mutlak üstünlüğe sahiptir. A. Smiıh'e göre ticaret başlar ve A ülkesi Y mabnda B ülkesi de X malında uzmanlaşır. Kaynaklarının tamamını Y malı üretimine tahsis eden A ülkesi ticaret yoluyla kendi ürettiğinden hem daha ucuza, hem de daha çok miktarda X malı elde eder. Bunun tersi B ülkesi İçin doğrudur.
Şimdi şöyle bir örnek düşünelim. A ülkesi X malını 15, Y malını 20 saat emekle üretirken; B ülkesi X malını 10, Y malını ise 15 saat emekle üretirse her iki malı mullak
üstün olarak A ülkesi ürettiği için ticaret olmayacak mı?
İşte Ricardo'nun mukayeseli üstünlük nazariyesi burada kendini göstererek, böyle durumlarda ticaretin ve uzmanlaşmanın mümkün olacağını isbat etmiştir. İzah şöyledir: Bu durumda A. ülkesinde, X malına harcanan zaman Y'nin emek maliyetleri dikkate alındığında onun 20/15=4/3=1, 33 katıdır. B ülkesinde bu 15/10=1,5 tir. Yani A ülkesinde üretilen X malına harcanan emek zaman, B ülkesİndekîne göre daha azdır. Tersi B ülkesi için sözkonusudur. Çünkü A ülkesinde Y malına harcanan emek zaman 15/20=3/4=0,75 iken, B ülkesinde 10/15=0,66 dır. Öyleyse A ülkesi X malında, B ülkesi de Y malında uzmanlaşırsa, ticaret her ikisi içinde daha kârlı olacaktır. Çünük A ülkesi X verip Y satın alınca, daha az harcadığı emek zaman yerine, daha çok emek zaman elde etmektedir. Bu da onun daha çok X malı üretmesini ve bunun karşılığında daha çok Y malı elde etmesini mümkün kılar.
Daha sonra ülkelerarası ticareti açıklayan başka nazariyeler de geliştirilmiş ve mukayeseli üstünlükler nazariyesi, başka biçimlerde açıklanmış olmakla beraber, ticareti açıklayan temel düşünceyi vurguladığı için itibarlı bir nazariye olarak yaşamaya devam etmiştir. Buna rağmen söz konusu nazariyenin bazı eksiklikleri de vardır. Bunların başında değerin esasının emek ol-duğudıu. Bir diğeri, lam rekabete dayanması, üretim faktörlerini hareketsiz sayması, maliyetlerin sabit olması, ticaretin gelir dağılımını etkilemesi gelmektedir. Halbuki ticaret bugün tek fakprlü değil çok faktörlü üretime dayanmakladır. Tam rekabet şartları yoktur, üretim faktörleri ülkeler arasında hareketlidir. Maliyetler artan şartlarda yansımaktadır. Ticaret gelir dağılımını nis-bi fiyatları etkileyerek bozmakta yahut iyileştirmekledir.
Emin ERTÜRK
İslami Okul Okulların En Önemlisi