Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Özel Sektör - İslami Bilgiler - 13. Sayfa

ÖZEL SEKTÖR

 

Özel sektör terimi hür teşebbüsün (yahut Özel teşebbüsün) faaliyet alanlarım ifade eder. Özel sektörde firma mülkiyeti, birey­lere veya bireylerin ortaklaşa sahip oldukla­rı tüzel kişilere aittir.

Serbest pazar ülkelerinde üretimin çok önemli bir bölümü Özel girişimler tarafın­dan yapılır. Özel girişim derken, bir kişiye ait olan ve bir kişinin çalıştığı çok küçük iş­letmeler yanında binlerce kişinin çalıştığı ve binlerce kişiye ait bulunan işletmeler kastol tınmaktadır. Burada üretim en geniş anlamıyla anlaşılmalı, her çeşit sınai ve ta­rımsal üretim yanında ticaret, ulaşım, çeşit­li hizmetler vb. üretim olarak düşünülmeli­dir.

Girişim, işletme veya firma (girişim ile işletme arasındaki fark burada gözönüne alınmamaktadır) deyince aklımıza hukuki ve ekonomik bir bütün gelir. Firmanın ku­ruluş ve çalışma nedeni para kazanmaktır. Sosyal ve ulusal ekonomi bakımından fir­manın işlevi (fonksiyonu) üretim yapmak, ülkenin üretici kaynaklannın kullanılması­nı sağlamaktır. İşte firmada bu kullanma bir tek yönetim altında olacaktır. Yani firma veya işletme deyince bir yönetim birliği olarak işletmenin faaliyetini yönetecek, ya­ni üretici hizmetler satın alacak, satacak ve firma (işletme) aynen bir kişi gibi mal ve mülk sahibi olacak, anlaşmalar yapacaktır. Girişimci iş adamı veya yönetici dediğimiz kimse para kazanmak amacıyla bir firma kurduktan sonra ne gibi malların üretim ve ticaretiyle uğraşacağı, nerede çalışacağı, ne miktar ve şekilde üretim veya ticaret yapa­cağı, kaça alıp satacağı vb. konularda ser­best kararlar verecektir. îş adamının iyi kararlar vermesi, kendisinin para kazanmasını sağlayacağı gibi ucuza üretim yapması, ya­ni üretim araçlarını iyi kullanması ve israfı en aza indirmesi, ulusal ekonomi için de bir kazanç olacaktır.

Firmalar, iyi yönetimin sağlayacağı kâra sahip olurlar. Zarar ortaya çıktığı takdirde de buna katlanmak zorunda kalırlar.

İşletmelerin değişik türleri vardır. Ülke­lerin yasalarında türleri ve her birinin Özel­likleri belirtilmiş olan işletmeleri finanse etmek, yani işletmeye lüzumlu fonları sağ­lamak için çeşitli yasal yollar vardır. İşlet­meye fon sağlayan veya diğer bir deyişle sermaye yatıran kimseler, işin riskine girer­ler. Buna karşılık işletmenin kârından ya­rarlanma ve işletmeyi istedikleri gibi yönet­mek hakkını kazanırlar. Bunun en basit şek­li kişisel girişimdir. Yani yalnız başına İş yapan girişimci, işin riskine (zararına) kat­lanmayı göze almıştır. Buna karşılık işlet­menin bütün kân kendisine ait olacağı gibi, işletmeyi istediği gibi yönetme hakkına sa­hip bulunur. Ancak uygulamada büyük iş­letmelerde durum böyle değildir, işletmeye para yatıranların riski, kân ve denetimi pay­laşmak bakımından farklı durumlarda bulu­nacağı çeşitli işletme türleri vardır. Bunlar (a) Bir tek şahsın teşebbüsü, (b) Şirket ha­lindeki teşebbüslerdir. Bağımsız üretici, te­şebbüslerin en basit şeklidir. Bağımsız üre­ticide her türlü üretim faktörü bir kişide top­lanmıştır. Yani müteşebbis, sermayedar ve aynı zamanda emek sahibidir. Dışardan iş­letmeye kimseyi almaz, üretim konusunda kendi yalnız çalışır veya aile efradı kendine yardım eder. Bu türlü teşebbüsler zamanı­mızda bilhassa küçük ve orta tanm işletme­lerinde çok görülür, Bu çeşit teşebbüsün ana amacı, geçimini temine yetecek bir kazanç elde etmektir.

 

Ferdi Teşebbüs:

 

 Bir tek şahsın teşebbüsü yönetmesi halidir. Sermaye ekseriyetle te­şebbüs sahibine aittir. Bazen dışarıdan da sermaye bulma yoluna gidilebilir. Fakat bu­nun büyük kısmı müteşebbisindir. Zamanı­mızda bu tür işletmelerin Önemi gittikçe azalmaktadır.

 

Şirket Teşebbüsleri:

 

Ekonomik gelişme, ferdi teşübbüslerin birleşmelerini zorunlu kılmıştır. Birkaç işletme İle ortaklaşa yapı­lan işler daha müsbet sonuçlar vermekte ve daha verimli olmaktadır. Esasen bazı teşeb­büsleri tek bir şahsın yürütmesine madde­ten imkan olmadığından, birleşme mecbu­riyeti kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Bugün gelişmiş ülkelerde büyük işletmele­rin çoğunluğunu şirketler oluşturmaktadır. Bu nedenle dev holdingler ve geniş bir üre­tim gücü ortaya çıkmıştır.

Şirketler birden çok kişinin kapitali ile kurulmuş riski, kân ve denetimi paylaşmak bakımından çeşitli türleri bulunan tüzel ki­şilerdir. Bunlar aynen kişiler gibi mallara, borçlara sahip olur, iş yapar. Şirketlerin bir kısmı kişisel girişim niteliğindedir. Bir kıs­mının ise mali sorumluluğu bunlara konan kapital kadardır. Bunlar arasında kuşkusuz en önemlisi anonim şirketlerdir.

Bazı şirketler zamanla o derece büyü­müşlerdir ki, şirket sahipleri ile şirketi yö­netenler birbirinden ayrılmıştır. Anonim şirketin binlerce sahibi bulunduğu ve hiçbir hisse senedi sahibi küçük bir orandan daha fazla hisse senedi muhafaza etmediği hal­lerde, firmanın yönetimi tamamen firma yöneticilerinin ellerinde bulunur. Yani sa­hiplik ve yönetim büyük Ölçüde birbirinden aynlmıştır. Bu nedenle çok defa şirket yö­neticileri kârları maksimize eden bir politika gütmekten çok, şirketin güvencesini ar­tırmak ve kendi çıkarlarını gözetmek politi­kasını gütmektedir.

Şirket şeklinde üretim yapan firmalar toplum için çok yararlıdır. Böylece kapital sahibi, yöneticilerden ayrılabilmekte, işle­rin yönetimi işi bilen kişilere verilebilmek­tedir. Ayrıca bu yolla büyük kapitaller top-lanabilmekte, işlerin büyük olmasıyla mali­yet düşüklüğü sağlanmakta ve servetin ge­niş kitlelere dağılmasına hizmet edilmekte­dir.

(SBA)