Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Öznelcilik - İslami Bilgiler - 16. Sayfa

 

ÖZNELCİLİK

 

Düşünce yapılan veya düşünce sistem­lerinde özneyi (süjeyi), her türlü problemin çözümünde temele alan ve herşeyin ölçüsü olarak kabul eden felsefi öğretinin adıdır. Böyle bir eğilimin mevcut olduğu tüm öğ­retiler, mevcut yargılarını ve akıl-yürütme-lerini bireyin veya öznenin düşünce ve bi­lincine dayanarak gerçekleştirirler.

öznelciliğin, tüm nesnel öğeleri kendi­sinde temellendirdiği görülen özne (suje) kavramı, ancak 17. yüzyıldan sonra, bugün­kü psikoloji ve epistemolojide kullanılan anlamını kazanabilmiştir. Bu yeni anlam, psikolojideki "ben" anlamının özneye yük­lenmesidir. Bu dönemden Önce ise özne dendiğinde, akla töz (cevher) gelmektey­di.

Bilgi teorisi alanında öznelcilik, bilinen nesneyi, bilen özne ile açıklama çabasını ifade etmektedir. Öznelci açıklama biçim­leri, idealizm ile yakın bir uyuşma içinde, nesneyi özne ile temellendirirler. Bilginin oluşumunda rol oynayan nesne-obje düa-lizmini reddederek, özneye ağırlık verirler. Onların gözünde nesne, öznenin bilinci so­nucunda oluşan ve kendisine yönelen bir özne mevcut olmadığı müddetçe bir anlam ifade etmeyen ve hatta var olduğu bile şüp­heli olan bir şeydir. Bilinç dışında varoldu­ğu söylenen dünya, aslında bilincin bir ürü­nü ve bilincin bir yanılsamasıdır. Dış dün­yanın ve ondaki tek tek mevcut bulunduğu söylenen nesnelerin kendi başlarına, özne­den ve onun bilincinden bağımsız bir an­lamları yoktur. Dış dünyanın gerçekliği sözkonusu olmadığı gibi, filozoflarca ara­nılan hakikat de onda mevcut ve saklı ola­maz. Hakikat, ancak, Descartes'm da belirt­tiği gibi, kendisinden şüphe edilmeyen öz- nede, yani onun bilincindedir ve onu orada aramak gerekir. Bu çaba esnasında bilinç dışındaki dünyanın varlığı sorulursa, bu da ancak bilince dayanarak açıklanabilir.

Bu açıklama tarzı, kimi dönemlerde bazı filozofları, varolanın izahında, bireysel bi­linçlen daha geniş ve daha kapsamlı ve aynı zamanda diğer düşünürleri de daha ikna edici olması açısından mevcut genel bir bi­linç veya genel ve kapsayıcı bir Özne fikrine götürmüştür. Nitekim Hegel'in geist kavra­mı, daha önceki dönemlerde bir Plotinos'un ben ifadelendirişi varlığı ve tek tek varolan­ları açıklamada bireyin bilincinden daha genel bir bilincin mevcudiyeti fikrini do­ğurmuştur. Epistemolojik alanda bilgi obje­sini (bilineni) oluşturan bilgi süjesi (bilen) olan bilincin eylemi gibi ontolojik alanda da varolanı bu genel bilinç, genel öz yarat­mıştır. "Ben"in bu tek tek varolanları veya nesneler dünyasını bilmesi ve tanıması ise bu genel bilinçten pay almış, ondan çıkmış olmasından dolayıdır. Görüldüğü gibi bi­reysel bilinçlerin izahında bir genci bilince başvurulmakta ve tek tek bilinçler bu genel bilinç kavramı ile temellendirilmektedir.

Bu açıklama biçimlerinde de görüldüğü üzere, öznelci bir anlayışın kendi içinde tu­tarlı, kapalı bir sistem oluşturabilmesi için epistemolojik alandan ontolojik alana geç­mesi ve varlığın izahında böyle bir genel özün varlığını kabul etmesi kaçınılmaz gibi görülmektedir. Bu anlamda öznelci tavrın, idealizm ile yakınlığı ve hatta özdeşliği açık bir biçimde görülmektedir. Nitekim Des-cartes, Berkeley, Mach, Fichte böyle bir kaynaşmanın, yani öznel idealizmin temsil­cileri olarak görülebilir.

Öznelcilik, varolanı açıklama amacıyla ontolojide, filozofların çoğunluğunun yöneldikleri bir yöntem ve öğreti olarak karşı­mıza çıkan bir olgudur, tlkçağ'da sofistlerin bir yöntem olarak benimsedikleri öznelci­lik, Protagoras'ın "herşeyin ölçüsü insan­dır" meşhur sözü ile dikkati çeker. Çağımı­za kadar türlü biçimlerde ve türlü felsefi Öğ­retilerle birleşerek etkisini sürdürür. Nite­kim çağımızın önemli felsefi akımlarından olan varoluşçuluğun kurucusu olarak kabul edilen Heidegger'e göre kainat, ancak için­de insan bulunduğu oranda vardır ve onunla bir anlam ifade eder.

Şüphesiz ki idealizm ile kaynaşan böyle­sine bir öznelci tavrın, sonunda solipsizme düşmesi ihtimali kuvvetlidir ve gözlenen bir olgudur.

Öznelciliğin, özellikle değerler alanında (axiology) Önemli ve zikredilmesi gerekli bir rolü ve etkisi dikkati çeker. Ahlaki ve es­tetik değerlerin, öznenin duygularını ve bi­lincin tepkilerini temsil ettiğini ileri süren öznelcilik, ahlaki yargılarımızın da birey tarafından onaylanan veya onaylanmayan duyguların bîr yansıması olduğu fikrini ile­ri sürer. Bu son tanım, meşhur ahlak filozo­fu ve antropolog, Edward Alexander Wes-termarek (1862-1939)'a aittir.

Ahlak; öznelcilik, ahlaki yargıların ve bu yargılardaki mevcut kavramların, insan dışında bizatihi birer anlama sahip olama­yacaklarını ileri süren bir öğretidir. İyi, doğru gibi ifadelendirişlerin yanında, "bo­şanma iyidir" veya "boşanma kötüdür" gibi yargıların, bu ifade ve yargılan ileri süren bireyin düşünce ve duygularından bağımsız olamayacağını söylemektedir. Bu kabul edilen genel fikre rağmen, ahlakî öznelcilik görüşünü savunan filozoflar arasında da ba­zı tartışmalar ve fikir ayrılıkları vardır. Bu tartışmaların odak noktasını, ahlakî yargılann bireyin hangi özelliğiyle açıklanabilece­ği ve bir bireyin mi, yoksa bir bireyler toplu­luğunun mu sözkonusu olabileceği yönün­deki farklı görüşler oluşturmaktadır. Yargı­lamalarımızın, düşüncelerimizi mi, yoksa duygularımızı mı temsil ettiği sorunu, öz-nelci ahlakın bünyesinde barındırdığı önemli bir problemdir.

Öznelciliğin, değerler alanında etkili ol­duğu diğer bir felsefi disiplin de estetiktir. Genellikle sübjektif estetik veya psikolojik estetik olarak isimlendirilen bu anlayışta estetik objeye yönelen süje (birey) önemli­dir. Estetik süje, nesne karşısındaki tavır

alışı ile bir estetik hadise oluşturmaktadır. Öyleyse estetik, bireyin yani estetik süjenin oluşturduğu bu tavır alış ile uğraşmalı ve onu incelemelidir. Bu anlayışın özellikle özdeşleyim (einfühlung) Öğretisinde temsil edildiğim belirtmek gerekir. Bu öğretinin temsilcisi ise W. Worringer'dİr. Ancak, psi­kolojizmin kurucularından Theodor Lipps, psikoloji yolu ile estetik sorunları ve özdeş-leşim olayını açıkladığı için, aynı zamanda özdeşleyim estetiğinin kurucusu da sayıl­maktadır.

Ali DÖLEK Bk. Nesnelcilik