Muhtelif - 18. Sayfa
PLANLAMA
iktisadi plancılık kavramı, uzun bir süre iktisatçılar arasında tartışma konusu yapılmış ve bu kavram farklı şekillerde tanımlanmıştır. İktisat politikasına ilişkin tedbirleri içeren her belge bir plan değildir. Bu bakımdan hangi faaliyetlerin bir iktisadi planlama sayılacağım, ya da kalkınma planında kapsanacağını belirleyebilmek için bazı şartlara gerek vardır.
İktisadi plancılığın tam bir tanımını şöyle yapmak mümkündür Belli bir dönemde belirli-sosyo-ekonomik amaçlara ve sayısal olarak ifade edilebilen hedeflere ulaşabilmek için, bu işle görevlendirilmiş organlar tarafından ve daha Önce saptanan araçları kullanmak suretiyle belli bir bölgede yürütülen faaliyetlerin tümüne iktisadi plancılık denir.
Planlama faaliyetlerinin yürütülebilmesi için bir takım kurum ve organlara ihtiyaç vardır. Bu organlar dört gruba ayrılabilir:
1) Planı hazırlayan organ; Planı hazırlayan organlar ülkeden ülkeye çeşitlilik gösterir. Bunlar, planlama teşkilatlan, enstitüler veya bakanlıklar olabilir. Bu organlar iktisatçı ve teknik elemanlardan oluşmuş-tur.
2) Plan ile ilgili karar organları; Planlama ile ilgili karar organları, yani planda yer alacak olan alternatifleri seçen, politik tercihleri yapan organlar da yine ülkeden ülkeye değişir. Bazı ülkelerde bu kararlar Yüksek Planlama Kurulları tarafından alınır. Bazı ülkelerde de bu görevi parlamentolar yerine getirir. Özellikle uzun dönemli veya perspektif planlarda hangi alternatiflerin yer alacağını saptayan organ parlamentolardır. Yıllık veya kısa dönemli planlardaki karar seçimini ise hükümetler yap maktadır.
3) Planı uygulayan organ; Planın uygulanmasından sorumlu olan organlar arasında şunlar sayılabilir Merkezi, bölgesel ve mahalli düzeyde devlet kuruluşları ile, istatistik büroları, ticaret odaları gibi bazı Özel devlet daireleri; firma, fabrika, ortaklık kooperatif, banka, ticaret birlikleri gibi özel sektör kurumları.
4) Plan uygulamasını izleyen, kontrol eden organ: Planların nasıl uygulandığını, amaçların gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol eden ve gerçekleşmeler hedeflerin altına düşüyorsa gerekli uyanları yapan ve tedbirleri öneren sorumlu organlar vardır. Bunlar arasında, planlama teşkilatlarının bünyesinde yer alan koordinasyon daireleri, maliye bakanlıkları ve sayıştay gibi organlar sayılabilir.
Bir planda "neyin ne kadar üretileceği" sorusu mutlaka cevaplandırılma!ıdır. ihtiyaçlar ve kaynaklar miktar olarak saptana-bilmelidir. Aksi halde planda tutarlılık sağlanamaz.
Plan yapmak, bir anlamda "tahmin" yapmak demektir. Bu bakımdan planlama, istatistik kanunlarına ve ekonomik teoriye dayanarak gelecekteki gelişmeleri doğruya en yakın bir şekilde tahmin edebilmelidir.
Her plan belli bir süreyi ve dönemi kapsar. Böylece planda yer alacak çeşitli projelerin tamamlanması, plan dönemi ile sınırlandırılmış olacaktır. Plana dinamik bir bütünlük verebilmek, ancak zaman boyutu koymakla mümkündür.
Planlama rasyonel bir faaliyet olmalıdır. Yani planlamaya girişmekle sağlanacak yarar ve katlanılacak fedakarlıklar açık ve seçik bir şekilde ortaya konabilmeli, planlama faaliyetinin neye mal olabileceği sorusu ce vaplanabilmel i dir.
Planlamanın belli bir bölgeyi kapsaması gerekir. Tüm ülke veya bir bölge için bir ya da birden fazla plan yapılabilir. Ancak Önemli olan, plan belgesinin uygulama yerini açık olarak göstermesidir.
Bir planda, belli hedeflere ulaşmak için hangi araçların ne şekilde kullanılacağı açık bir şekilde ortaya konmalıdır. Aynı zamanda planın hazırlanışında kullanılan tekniklerin ve metodolojinin de ortaya çıkan biçimde değil fakat önceden karar verilen esaslar çerçevesinde ve bilinçli bir şekilde hazırlanan ekonomik kalkınma faaliyeti olmalıdır.
Son yıllarda iktisadi planlama faaliyetlerine duyulan ilginin giderek arttığı görülmektedir. İkinci Dünya Savaşı Öncesinde sadece Sovyetler Birliğinde planlama uygulanırken, bugün pekçok azgelişmiş ülke yanında, savaş Öncesinde planlamanın söz-konusu edilmediği ülkelerde de değişik çerçevelerde planlama uygulanmaktadır. Planlamanın bugünkü anlamda ilk tanımı, 1938 yılında İngiliz İktisatçısı H.D. Dilkin-son'un yayınladığı bir eserinde ele alınmıştır. Tanımda ulusal gayri safı hasılanın mik tar ve gayri safı hasıla için hedef değerleri ve bu hedef değerlerine ulaşmada kullanılacak araçlar hakkında kesin bilgiler yer almamaktadır. İktisadi planlamanın ilk kayda değer genel tartışmasını İsveçli İktisatçı, I. Svenilson'un 1938 yılında yazdığı eserinde görebiliriz. Svenilson, planlama kavramına zaman boyutunu eklemiştir. Svenilson planlamayı farklı gelecek dönemlerdeki faliyeüerin bîr plan içinde koordinasyonu olarak öngörür. Daha sonra C. Landuer 1944 yılında yayınlanan eserinde planlamanın boyutlarına daha bir derinlik getirerek planın yürütülmesinde zorlayıcı-lık fakat onun başarısında gönüllü ve istişa-reci katılımın gerekli olduğunu belirtir. Onun bu noktadaki görüşü "yol gösterici" ve "emredici planlama" arasındaki ayırıma benzer. Yine bir başka İngiliz iktisatçı ve ekonometrisyen olan R. Stone, 1964'lerde planlamaya şöyle bakmaktadır: "Bir plan, verilen sistemin işleyiş özellikleri içinde politikalarımızı nasıl gerçekleştirebileceğimizi gösterir. Plan yönetim ve denetim ile Özdeşleştirilebilir. Planın karşıtı plansızlık veya anarşidir". G. Caire (1967) planlamayı, piyasa mekanizmasının yerini alacak bir mekanizma olarak görür. Fransız iktisatçı F. Perraux (1965), "çeşitli piyasalarda rekabet şartlarının olmayışı, ekonomik planlama için ana nedendir" der. P. Masse (1965) ise piyasa mekanizmasının yarattığı belirsizliğin ancak planlama ile azaltılabileceğini belirtir. Amerikalı iktisatçı G. Sirkin (1968), planlamayı araştırma anlamına gelen bir kelime olarak düşünmektedir. Yugoslav iktisatçı R. Bicanic (1967) genellikle planlamanın teşkilatlanma yapısının önemi üzerinde durmuştur.
Planlamanın Amaçları:
Planlamada kabul edilen amaçları şu
gruplar altında toplamak mümkündür:
1) Planlamayı sadece bir teknik olarak kabul eden amaçlar,
2) Ekonomik açıdan önem taşıyan amaçlar,
3) Politik açıdan önemli amaçlar ve
4) Yapısal değişiklik Öngören amaçlar.
1- Planlamayı sadece bir teknik olarak gören amaçlar: Bu grup altında toplanan planlama araçları, ekonomik faaliyetleri rasyonel kılmak üzere kullanılan teknikler olarak düşünülmektedir. Amaçlar, istatistik kanunlarının sonuçlarına ve geleceğe ait yapılan tahminlere göre saptanır. Amaçlar saptanırken, planın hangi çevreye uygulanacağı, hangi araçların kullanılacağı, bu amaçların kimler için saptanacağı soruları sorulmaz, amaçlar formel olarak konur.
2- Ekonomik açıdan önem taşıyan amaçlar: Bu gruba giren planlama amaçları daha çok ekonomik açıdan önemli, politik yönden nötr amaçlardır. Burada iktisadi kalkınmaya ilişkin olarak saptanmış bulunan ekonomik hedefler, sınırlamalar önde gelir. Bu gruba giren amaçlar arasında ideolojik eğilimler ya da politik tercihler yansı-tılmamaktadır. Politik amaçların ya da ideolojik önyargıların bir ölçüde planlamada yer almayacağı anlamına gelmektedir.
3- Politik açıdan Önemli amaçlar: Bazı ülkelerin planlarında, belli politik hedeflerin gerçekleşmesine yönelik esasların açık ifadelerle yer aldığı görülmektedir. Başka bir deyişle, bu tür planlarda, politik amaçlar veri olarak ve iktisadi değişkenlerden bağımsız bir biçimde saptanır. Planlardaki iktisadi nitelikteki değil, politik yönü ağır basan amaçların gerçekleştirilmesi istenir.
4- Yapısal değişiklikler Öngören amaçlar: Bir ekonominin planlanması, aslında toplumun planlanması anlamını taşır. Bu nedenle, dördüncü grup planlama amaçlan, plânlama mekanizması ile toplumun yapısında değişiklik öngören, ya da başka bir deyişle, toplumsal değişmelerin planlanmasına ilişkin amaçlardır.
Planlama Araçları:
Planlama araçları denilince, planlarda saptanmış bulunan amaçlara ulaşmak üzere kullanılacak, nicelik ve nitelik açısından tanımlanmış vasıtalar akla gelir. Başka bir ifade ile, planlama araçları, ekonomideki kaynaklarla ihtiyaçların karşılanmasını sağlayan her türlü vasıtalardır, ihtiyaçlar planın talep yönünü, kaynaklar arz yönünü oluşturur.
Planlama araçları ve bunların etkileri büyük ölçüde ekonominin içinde bulunduğu kalkınma düzeyine ve ekonominin yapısına bağlıdır. Farklı ekonomik kalkınma düzeyinde bulunan ülkelerin planlarında ulaşılmak istenen amaçlar aynı olsa bile, uygulanacak planlama araç lan aynı olmayabilir.
Planlama araçlarını şu gruplar altında toplamak mümkündün
1- İdari nitelikteki araçlar; Bunlar, kamu otoritelerin plan uygulamasını etkileme amacıyla kullandıkları çeşitli idari araçlardır. Bu araçlar anayasa, kanun-kararname, yönetmelik, tebliğ gibi belgelerdir. Ya da bu belgelerden kaynaklanan düzenlemelerdir, (örneğin; Dış ticaret ve döviz kurları üzerine konan kısıtlamalar, vergi politikası, bütçeler, krediler vb).
2- İktisadi nitelikteki araçlar: İktisadi nitelikteki araçlar, plan hedeflerinin gerçekleştirilmesi amacıyla, planlama faaliyetlerine katılan kişi, işletme veya kurumlara
sağlanan maddi nitelikteki teşvik edici usullerdir.
3- Nötr araçlar: Nötr ya da (arafsız araçlar, iktisadi ve idari nitelikte olmayan, ancak planlama mekanizmasının daha etkin işlemesini sağlayan araçlardır. (Örneğin; istatistiksel verilerin toplanması, planlama metodolojisi, yıllık programlar ve sektör planlan).
Plan Çeşitleri;
1- Kısmi ve genel planlar: Planlar kapsam bakımından kısmi, ya da genel planlar olarak ikiye ayrılırlar. Aslında kalkınma planları ekonomideki tüm ekonomik ve sosyal faaliyetleri kapsamak zorundadır. Kısmi planlar daha çok planlama tekniğini yeni kullanmaya başlayan ülkelerde görülür. Bunlar, çeşitli kamu kuruluşlarına ait proje ve programlann hazırlanıp bir bütün halinde toplanmasından başka birşey değildir. Bu planlarda genellikle kamu kesimi faaliyetlerine yer verilmekte, özel sektör çok genel çizgileri ile ele alınmaktadır.
2- Uzun, orta ve kısa dönemli planlar: Kalkınma planlan, kapsadıklan süreler itibariyle de çeşitlilik gösterirler. Genellikle süre açısından planlar uzun, orta ve kısa dönemli olmak üzere üç gruba ayrılırlar.
Uzun dönemli planlar, yirmi veya otuz yılı kapsayan planlardır. Bu planlara perspektif planlar da denir. Bunlar hızlı bir iktisadi kalkınmanın sağlanabilmesi için, bir bütün olarak ekonomide veya çeşitli sektörlerde karşılaşılacak sorunların çözümünü gösteren genel nitelikte makro hedefleri içerirler.
Orta dönemli planlar daha aynntılı ve somut bir nitelik taşırlar. Bunlar genellikle
5-7 yıllık bir dönemi kapsar. Bu dönem saptanırken, idari ve politik gerekler yanında, baraj, liman, demiryolu, karayolu yapımı ve yenilenmesi gibi sanayi yatırımlarının tamamlanıp işletmeye açılmasına imkan verecek bir sürenin seçilmesine dikkat edilir.
Üçüncü tür planlar kısa dönemli planlardır. Bunlara yıllık programlar (planlar) da denir. Bu planlar, diğer iki tür planlardan çok daha ayrıntılı ve açıktır.
3- Ulusal planlar ve bölgesel planlar: Ulusal planlar, ülke çapında ekonominin tüm sorunlarını ele alan planlardır. Bölgesel planlar İse, belli bir bölgenin kalkınma sorunlarına çözüm getirmeyi amaçlar.
4- Makro ve mikro planlar: Mikro planlar bir planlama birimi sayılan işletme ile sınırlandırılmıştır. Bu planlarda kaynaklarla ihtiyaçlar arasında işletme düzeyinde denge kurulmaya çalışılır. Makro planlar ise çok daha geniş kapsamlı olup, ülke düzeyindeki sorunlarla ilgilidir. Bu planlarda temel amaç, sosyal kazançların azami kılınması ve sosyal kayıpların mümkün olan en düşük düzeyde tutulabilmesidir.
5- Tek merkezli ve çok merkezli planlama: Planı hazırlayan merkez tek ise, tek merkezli planlama sözkonusudur. Burada bu merkez tarafından hazırlanmış tek bir plan mevcuttur ve tüm ekonomik faaliyetler bu planla düzenlenir. Çok merkezli planlamada birçok örgütlerce hazırlanmış çok sayıda planlar olabilir. Bunlar arasında işletmeler, devlet kuruluşları sayılabilir.
6- Büyüme tipi ve kalkınma tipi planlar Ekonomik planlama mekanizmasını uygulayarak yapılmak istenen değişikliklere göre de planlar sınıflandırılabilir. Ekonomide yapısal bir değişiklik sağlamak,toplumsal-
ekonomik yapıya piyasanın otomatik işleyişinin gerçekleştireceğinden farklı bir nitelik vermek amacıyla hazırlanmış planlar, kalkınma tipi planlardır. Sadece ekonomik büyüklüklerin artmasını hedef alan planlara ise büyüme tipi planlar denir.
7- Ülkelerin uyguladıkları veya kabul ettikleri ekonomik ve politik sistemler farklı olduğu sürece, planlara verilen görev ve fonksiyonlar da, bu sisteme bağlı olarak değişecektir. Azgelişmiş ülkelerin çoğunda bugün uygulanan plan türü "yol gösterici" sosyalist ekonomilerde ise "emredici" niteliktedir.
Mustafa SEVÜKTEKÎN
İslami Okul Okulların En Önemlisi