Propaganda - İslami Bilgiler - 25. Sayfa
PROPAGANDA
Propaganda, ulusal ve uluslararası alanda baskı ve çıkar gruplarının kendilerini tanıtmak, kamuoyunun desteğini kazanmak, kendi ilgilendikleri konularda yetkilileri etkilemek için giriştikleri çeşitli faaliyetlerdir. Bilinen örnekler arasında broşür, kitap ve dergiler yayınlamak vardır. Televizyon ve radyo da reklam yapmak amacıyla, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kullanılan bir propaganda aracıdır.
Propaganda yapımı ve amacı açısından farklılıklar gösterir. Sözgelimi propaganda, dolaysız ya da dolaylı olabilir. Yukarıda verilen örnekler dolaysız yöntemleri içermektedir. Bazı baskı grupları ve uluslararası alanda devletler gazete ve dergi gibi yayın organlarını reklam vermek, yazılan çeşitli biçimlerde yayınlamak yoluyla etki al-una alabilirler; görüşlerine hizmet eden yayınlardan çok sayıda satın alarak, dergilere blok şeklinde abonelik sağlayarak dolaylı yöntemlere de yönelebilirler.
Propagandanın amacı türünü de belirleyecektir, Eğer etkilenmek istenilen genel anlamda kamuoyu ise gazeteler, radyo, televizyon tercih edilecektir. Kamuoyunun belirli bir kesimi etkilenecekse, kitaplar ve konuya ilişkin hazırlanmış konferanslar tercih edilmektedir.
Propaganda teknikleri arasında kapı kapı dolaşarak, vatandaşları uyarmak, onları tutum belirlemek ve eyleme davet etmek de bulunmaktadır. Bu yöntem özellikle ABD'de sık sık kullanılmaktadır. Baskı grupları tanıtma ve iyiniyet yaratma gerekçesiyle, zaman zaman sosyal faaliyetlere de başvururlar. Bu faaliyetlerden bir kısmı sosyal yardımlar niteliğindedir. Okul yap tırmak, fakirlere yardım, bazı hizmetleri ihtiyaçları olanlara ücretsiz sağlamak bunun örnekleridir. Kimi zaman propaganda, tanıtma gezileri düzenlemek, yemekler, kokteyller vermek şeklinde de görülebilir. Her ne kadar sosyal çerçeve içerisinde kulisçilik türü faaliyetlerin yürütülmesi olanaklı ise de, esas amaç baskı grubu hakkında genel bir iyiniyet yaratmaktır.
Günümüzde devletler, diplomattan ve propagandacıları aracılığı ile yabancı halkların tutumunu veya davranışlarım etkileme çabasına girişmeleri uluslararası ilişkilerin yeni gelişen yönlerinin birini oluşturmaktadır.
Modem teknoloji, özellikle göze ve kulağa yönelik araçlardaki önemli gelişmeler, çağımızda propagandanın etki alanını ve etkinlik derecesini fazlasıyla arttırmıştır. Bir dış politika aracı olarak de alındığı zaman rakibin fikirlerini değiştirmek ve kendi çıkarlarını sağlamak için propaganda son derece etkin bir araçtır.
Geçmişte ve günümüzde büyük felsefi doktrinler, doğru oldukları için değil; doğru olduklarına inanıldığı için başarı kazanmışlardır, Nazilerin ırk kuramlarının yanlışlığı kuşku götürmediği halde, geçici bir süre için bile olsa, milyonlarca insan propaganda yoluyla bunun doğruluğuna inandırıl-mıştır. Bugün ise benzer düşünceler doğrultusunda Yahudiler, çeşitli politik oyunlarla, ele geçirdikleri Filistin topraklan üzerindeki Mülsüman Araplara zulmetmektedirler.
Uluslararası alanda propagandanın taşı ması gereken bazı nitelikler bulunmaktadır. Öncelikle diğerlerinin tutumlarım, fikirlerini ve davranışlarını değiştirmek amacıyla hareket eden bir iletişimcinin bulunması gerekmektedir. îkinci olarak, yazı, söz veya davranışlarla anlatılan simgelerin kullanılması zorunludur. Üçüncü olarak, iletişim araçlarının bulunması; dördüncü ve son olarak da bir hedefin belirlenmiş olması gerekmektedir. Gerçeklerden tamamen uzak bir propagandanın inandırıcılık gücü çok azdır, ya da hiç yoktur.
Barış dönemlerinde propagandayı sistemli olarak kullanan ve geniş bir biçimde uygulayan ilk devletler Sovyetler Birliği ve Nazi Almanyası olmuştur. Bu iki devlet propaganda programlarını sezgi, sınama ve ihtilalci deneylere dayanarak hazırlamışlardır. Buna rağmen Batı bloku devletleri
propagandanın önemini ancak İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra anlamaya başlamışlardı. Çünkü, Batılı ülkeler uzun süre gerçeğin yayımlanması ve duyurulmasının kendileri için en iyi propaganda aracı olduğuna inanmışlardı.
İletişim kaynaklarının geliştirilmiş olması sonucu ulusal sınırların ortadan kalkması ve haberlerin anında yayılması bugün bile göründüğü kadar büyük bir ilgi çekmemektedir. Ancak yine de iletişimin kamuoyu üzerinde -belirli bir kesim içinde de olsa-etkili olduğu araştırmalar sırasında saptanmıştır. Bu etkileşim özellikle propagandacılara ve onların fikirlerinin önemli bir tepkiyle karşılaşmadığı durumlarda gerçekleşmektedir. Bu tür propagandaya hedef olanlar, konu hakkındaki fikirleri ve tercihleri kesin olarak belirlenmediği takdirde çok çabuk etkilenebilmektedir.
Propagandanın, fikirlerin ve kamların güçlendirilmesinde önemli bir rol oynadığı söylenebilir. Propagandanın gençler ve uluslararası sorunlara karşı ilgi duymayan, ya da bunlara aktif olarak karışmayan gruplar arasında etkin olabilmesi olasılığı daha yüksektir. Uzun süre oluşturulmuş katı inançlara sahip olmadıklarından, gençler, telkinlere ve kandırmalara daha açıktırlar. Grup ve topluluk halindeki insanların kolay ikna edilebildikleri propagandacılar tarafından bilinmektedir. Bu nedenle, totaliter sistemlerde, yöneticiler halkı etkilemek için çeşitli vesilelerle büyük geçit törenleri düzenlemekte, halkın duygularını kışkırtan gösterilerde bulunmakta ve konuşmalar yapmaktadırlar.
Bir devletin davranışları ile, yöneticilerin söyledikleri arasında önemli farklar bulunuyorsa, bu devletin propagandacıları tarafından söylenilenler önemliliklerini büyük ölçüde yitirirler. Çünkü propaganda çoğu kez diplomatik davranışların tamamlayıcısı rolünü üstlenmektedir. Akıllıca yapılan bîr propaganda, diplomatik, ekonomik, askeri tutum ve davranışların etkinliğini arttırabilir; ama propagandanın kendi başına uzun süreli sonuçlar doğurması beklenemez. Bu nedenle propagandanın devletin eylemleri ile birlikte yürütülmesi gereklidir.
Propagandanın amacı eğer bir devleti içerden zayıflatmak veya yıkmak ise, bu amaçla girişilen tahrik ve fesat hareketlerine yıkıcı faaliyeter denilmekledir. Bir toplumda önemli içsel kopukluklar varsa, orada yıkıcı faaliyetlere uygun bir ortam var demektir. Bir devlet içinde yoğun bir biçimde ve genel nitelikte grevlerin yapılmasını, direnişlere geçilmesini, şiddet ve anarşi hareketlerine başvurulmasını tahrik ve teşvik etmek, bu tür propagandanın hedefleri arasında bulunmaktadır. Bu gibi laktikler, müttefik devletlerin arasını açmak için de kullanılabilir. Propagandacılar, bir toplumdaki dinsel, sınıfsal, etnik bölünmeleri ve nefretleri tahrik yerine, müttefiklerin inanılmaz, güvenilmez devletler olduğunu telkin ederek, halkı devletin dostları ve müttefikleri aleyhine karşı kışkırtarak yan-lızlığa itmeye, böylece ideolojik amaçlarını gerçekleştirmeye çalışırlar.
Sözü edilmesi gereken ve propaganda türleri arasında yeni yeni başgösteren diğer bir tür ise "kültür saldırısı" olarak bilinmektedir. Devletler bunu kitle iletişim araçlarını kullanarak yaparlar. Bu araçları kullanarak, kendi kültürlerini yabancı ülkelere benimsetmeye çalışırlar. Çünkü bir devletin lehine geliştirilmiş olan bir kültür imajı,
ülkenin dış politikasının desteklenmesine yardımcı olabilmektedir. Propagandanın etkinlik derecesi başkalarım tutum ve davranışlarını yönlendirmedeki başarısına bağlıdır.
Ulaştırmaya ve iletişim araçlarına duyulan gereksinim arttıkça, devletlerin propagandayı kullanımları giderek daha çok artmaktadır. Özellikle saldırmacı, yayılmacı, ihtilalci dış politika ortaya koyan devletler tahrik ve propagandaya başvurmaktadır. Bunun en iyi örneği İsrail'in Filistin halkına karşı uyguladığı dış politikada görülebilmektedir. İsrail uyguladığı propaganda ile büyük devletleri kendi yanına çekebilmektedir.
Müge NUR
İslami Okul Okulların En Önemlisi