Rasyonalizasyon - İslami Bilgiler - 3. Sayfa
RASYONALİZASYON
Rasyonalizasyon, bir ekonomik kuruluşun veya işletmenin daha iyi, daha verimli, daha etkin, daha prodüktif ve daha ekonomik çalışmasını sağlayacak tedbirlerin alınması işlemine denilir. Rasyonalizasyonun temel amacı, maliyeti düşürmek, verimi ve üretimin kalitesini arttırmaktır.
1880'Ierde, Frederick W. Taylor'un öncülük ettiği bilimsel yönetim, 20. yüzyılın başlarında Taylor'un izinden giden, F. Gil-berth, H. L. Gantt, H. Emerson, G. Barth, M. Cooke'un çabaları ve araştırmaları ile bir akım haline gelmiştir. Bilimsel yönetim A.B.D.'de ortaya çıkmış, 20. yüzyılın başlarında, Avrupa'da "rasyonolizasyon" hareketi adı altında hızla yayılmıştır. Rasyonalizasyonun diğer bir adı da Taylorizm'dir.
Üretim ve yönetim faaliyetlerinin bilimsel olarak incelenmesi; yönetim uygulamalarının bilimsel esaslara dayandırılması gereğini savunan bilimsel yönetimin (veya
rasyonalizasyonun) öncüleri bu maksatla çeşitli araştırmalar yapmışlardır.
Rasyonalizasyon hareketinin öncüleri, özellikle üretim faaliyetlerinde israf ve kayıpları azaltmak suretiyle verimliliğin arttırılmasını amaçlamışlardır. Bu amaçla standart iş usulleri geliştirmişler; hammadde, alet ve teçhizatta standartlaşmaya gitmişler, işleri basitleştirmişler, uzmanlaşmayı önermişler, planlama ve programlama görevlerini işçiden alıp yönetimin görevi haline getirmişlerdir.
Bilimsel yönetimin öncüleri, işe uygun eleman seçimine de önem vermişlerdir. Çalışmalarını, hareket ve zaman etüdlerine dayandıran rasyonalizasyonun öncüleri, ayrıca hareket ve zaman etüdleriyle ilgili yöntem, teknik ve araçlar geliştirmişlerdir. Me-kanizasyonun bir sonucu olarak ortaya çıkan Taylorizm'in sanayinin gelişmesindeki rolü oldukça büyüktür. Bu sistemle verimliliğin artması, maliyetlerin düşürülmesi ve ücretlerin yükselmesi sağlanmıştır. Ancak işçilerin bedeni ve ruhi varlığını tehdit etmesi, bıkkınlık ve yorgunluğu arttırması işçi kesiminin tepkilerini ortaya çıkarmıştır.
Rasyonellik ilkeleri üçe ayrılır:
1- Prodüktivite ya da verimlilik,
2- Rantabilite ya da kazançiılık,
3- Ekonomiklik ya da iktisadüik.
7- Prodüktivite: Prodüktivite ya da verimlilik, elde edilen toplam fiziksel gelirin (üretim sonucu, çıktı), kullanılan fiziksel gidere (girdi, üretim öğeleri) oranıdır. Belli bir üretim sonucu için yapılan fiziksel harcamaları ne kadar az olursa, prodüktivite o kadar yüksek olur. Prodüktivitenin formül ile gösterilişi şöyledir:
prodüktivite= çıktı/girdi= üretim sonucu/üretim öğeleri
2- Rantabilite:
Rasyonellik ilkelerinden ikincisi olan rantabilite ya da kazançhlık; sermayenin faizlendirilmesidir. Daha doğrusu kazancın, bu kazancı sağlamak için kullanılan sermayeye oranıdır. Belirli bir sermaye ile ne kadar çok kazanç elde edilirse, rantabilite o kadar yüksek olur.
Rantabilite; Pazarın durumu ile ilgilidir ve gelir ile gideri etkileyen türlü ekonomik Çevre imkânlarının işletme tarafından en iyi biçimde kullanılmış olduğunu belirtir.
Her rantabl işletme, verimli işletme olmayabilir. Çünkü işletmenin İçinde bulunduğu pazar şartlan işletmeyi kazançlı duruma getirebilir. Ancak tersi bir durum da sözkonusu olabilir, yani her verimli işletme, rantabl işletme, demek değildir. Ranta-bili tenin genel olarak formül İle gösterilişi şöyledir.
Rantabüite= Kâr (Kazanç)/sermaye X 100
3- Ekonomiklik:
(İktisadilik) Rasyonellik ilkelerinin üçüncüsü olan ekonomiklik aslında prodüktivitenin para ile ifade edilmesidir. Ekonomiklik, üretimden elde edilen gelir ile üretim sırasında yapılan maliyet giderleri arasındaki orandır, yani prodüktivitenin parasal ifadesidir.
Prodüktivite; fiziksel miktarların birbirine oranı olduğu halde, ekonomiklik, değerlerin birbirine oranıdır.
Ekonomiklik^ Üretimin satış tutarı/Üretimin maliyet giderleri tutarı= Gelir-Ier/Giderler= 1+ Kâr/Giderler
Mustafa SEVÜKTEKİN
İslami Okul Okulların En Önemlisi