Seçmecilik - İslami Bilgiler - 16. Sayfa
SEÇMECİLİK
Mevcut felsefi sistemlerden değişik düşünceleri seçip almak suretiyle oluşturulan birleştirme yöntemi ve bu yöntemle oluşan felsefî sistemin adıdır.
Seçmecilik, bu tanımlama ile hem bir felsefî yöntem, hem de bir felsefî öğreti olarak belirtilmektedir. Bir seçmeci filozof, muhtelif ve hatta birbirine zıt sistemlerden aktarmalar yaparak yeni bir sistem kurar ve bu sistemin kurulması için başvurulan aktarma veya seçme yöntemini kullanır. Yapılan felsefî işlem, seçmeci bir yöntem, oluşturulan felsefî sistem de seçmeci bir öğreti olarak isimlendirilir.
Seçmecilik, etimolojik olarak, Yunan-ca'da seçmek anlamına gelen "eklektikos" veya "eklegein" köklerinden türetilerek bugünkü batı dillerinde kullanılan bir kavramdır. Yunan medeniyetinde ve İlkçağ felsefesinde seçmeci öğretiyi en belirgin bir şekilde temsil eden bir ekol olarak İskenderiye Okulu'nu anmak gerekir. İskenderiye Okulu, Doğu ve Batı bilim ve felsefesinin kaynaşarak yeni bir felsefi anlayışın şekillenmesinde önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle çoğu felsefe tarihçisi, Helenistik dönem felsefî ve düşünsel gelişmesini seçmeci yöntemin bir zirve noktası olarak görürler. Hatta bu seçmeci yöntemin bir dönem tarafından temsil edilmesi, bazı felsefe ta-rihçilerince de, Helenistik döneme nasip olmuştur. Bu dönemin seçmeci niteliği, sadece İskenderiye Okulu gibi ekoller ve kurumlar çerçevesinde görülmekle kalmayıp, dönemin genel bir özelliği ve düşünmenin ve felsefî düşüncenin temel belirleyicisi olmasıyla da belirginleşmektedir. Geçmiş
bilgilerin ve düşüncelerin sisteme kavuşturulması çabasının yanında, bu bilgi ve düşüncelerin antolojik nitelikteki text-bo-ok'larda toplanmış olması da dönemin seç-meci yöntemini gösteren önemli bir özelliğidir.
Ayrıca, İlkçağ Yunan felsefesinde seçmeciliğin Patamon Okulu tarafından temsil edildiğini klasik felsefe tarihçisi olan Dio-genes Laertius'dan öğrenmekteyiz. İskenderiyeli bir filozof olan ve Kuruma Dair isimli kitabın yazarı Potamon, kendinden önceki felsefî kuramlarda hoşuna giden yönleri ve fikirleri birleştirerek seçmeci bir okul kurmuştur. O, seçmeci öğretisinde akıl-hayal birlikteliğini savunur ve yargıyı, oluşturduğu bu birliktelik ile açıklar.
Potamon, ilk seçmeci fizozof olarak tanınmasına rağmen, bu sistem veya yöntem, çok daha önceleri Philon, Plütarhos veayn-ca Galien, Ciceron ve septik düşüncenin dışındaki pek çok filozofta mevcuttur. Sistemin İlk temsilcisi sorunu, tartışılır özelliğini koruyor olsa da, en belirgin seçmeci filozofun Potamon olduğu da bir önemli gerçektir. Zira mantık, ahlâk ve fizik ile uğraştığı bilinen Potamon, bunların ilk ikisinde Stoacılarla Epikürcüleri uzlaştırmaya çalışmış ve aynca, Aristoteles'in dört fiziksel Öğesine değinmiştir. O'nun Platonculuk ile ilgilendiği de zikredilmektedir. Nitekim bazı felsefe tarihçileri onun, Platon'un Timai-os isimli diyalogunu yorumlayan bir esere de sahip olduğunu söylemektedirler.
Ayn düşünme ve inanç sistemlerini bir sisteme bağlama yöntemi olarak da tanımlanabilecek olan seçmecilik, bu tanımdaki inanç yönü ile, Manihaizm'de kendisini göstermektedir. İranlı Mani, bu yöntemi dinde kullanmıştır. Ayrıca Zerdüşt, Babil
Yeniplatonculuğu'nu Suriye Hıristiyanlığı ile kaynaştırmak suretiyle yeni bir dinin kurucusu olmuştur.
Seçmeciliğin kurucusu ve isim babası olarak VictorCousin (1792-1867) anılmaktadır. "Sistemler doğrulukları oranında gerçek geçerli; inkâr ettikleri kadar da yanlıştır" ilkesiyle meşhur olan Victor Cousin, bu temel savdan hareketle sistemlerin doğru yönlerinin alınıp kullanılabileceğini ve zaten tam mükemmel bir sistemin de mevcut bulunmadığını ve olamayacağını söylemektedir. Doğruluğa ve hakikate en yakın felsefî sistem, ancak seçmeci bir yöntemle oluşturulabilir. Fransa'da felsefe tarihçiliğinin temellerini de atan Victor Cousin, felsefe tarihindeki sistemleri dört başlık altında toplar: Duyumculuk, İdealizm, Şüphecilik, Mistisizm. Tüm bu sistemler, hakikatin belirli bir yönünü ele almıştır. Seçmeci bir sistem ise bu sistemlerin her birindeki doğrulan almak suretiyle hakikate daha çok yaklaşmaktadır.
Victor Cousin, bu seçmeci yöntem ile kurduğu felsefî sistemini oluştururken, psi-kolojiik metottan yararlandı ve Kant'ın sistemini spiritüalist bir sistem içinde birleştirmeye çalıştı. Ayrıca Cousin, îskoçya felsefesi ve Platonculuk'tan da yararlanmış bir düşünürdür.
Seçmeciliğin ikinci ve önemli simalarından bîr diğeri de Theodore-Simon Joufroy (1796-1842)'dur. Seçmeci okulun başkanı Victor Cousin'den derin bir şekilde etkilenen Th. Joufroy, Cousin gibi duyumculuğu eleştirerek İskoçya felsefesine yönelmiştir. Nitekim kendisi, İskoç Okulu'nun temsilcilerinden olan Thomas Reid ile D. Stewart'ın eserlerini kendi dili olan Fransızca'ya aktarmıştır.
Th. Joufroy'un, Sainte Beuve gibi eleştirmenleri de etkileyen estetik kuramında da seçmeciliğin izleri görülür. Nitekim Th. Joufroy güzeli, "türlülükte birlik" olarak tanımlayan V. Cousin'e karşı çıkar ve türlü güzel nesneleri karşılaştırarak "hepsinde ortak olan nitelik" olarak tanımlar, özellikle spiritüalist seçmeciliğin diğer önemli düşünürleri olarak, Laromiguiere, Royer-Collard ve Maine de Biran hatırlanmalıdır.
Ali DÖLEK
İslami Okul Okulların En Önemlisi