Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

SİYASAL TOPLUMSALLAŞMA - 41. Sayfa

 

SİYASAL TOPLUMSALLAŞMA

 

Siyasal-sosyal çevre ile birey arasında hayat boyu devem edegelen dolaylı ve doğ­rudan etkileşim sonucunda, bireyin siyasal sistemle ilgili inanç, davranış, tutum ve de­ğerlerinin gelişmesini anlatan bir kavram­dır. Siyasal toplumsallaşma, siyasal inanç, davranış ve değerlerin birey tarafından be­nimsenmesi, ya da siyasal sistem bakımın­dan bir toplum için gerekli ve yararlı görü­len bilgi, inanç, beceri, norm ve değerlerin halka öğretilmesi sürecidir. Siyasal toplum­sallaşmayı, bir toplumun güç yapısındaki eşitsizliğin meşrulaşünlması aracı olarak değerlendirenler de bulunmaktadır.

Toplumun siyasal kültürü, toplumsallaş­ma ile bir kuşaktan diğerine aktarılmakta ve insan bu sayede toplumun ortaya koyduğu davranış kalıplarım, düşünce ve inanç bi­çimlerini öğrenebilmektedir. Böylece ha­yat boyu devam eden bir süreç olan siyasal toplumsallaşma, kişinin toplumsal kültü­rün bir parçası olan siyasal kültürle bütün­leşmesini mümkün kılan bir mekanizmadır. Toplumun siyasal değerleri, kademeli bir şekilde kazanılmaktadır.

Siyasal toplumsallaşma, çeşitli etmenle­re bağlı olarak gelişmektedir. Bu etmenler,

birbirini destekleme ya da zayıflatma dere­cesine göre, bireyin toplumsallaşmasında farklı etkiler yapmaktadır. Siyasal toplum­sallaşma, aile, okul, arkadaş grubu, iş çev­resi, siyasal partiler, toplumsal olaylar ve kitle iletişim araçları gibi kurum, ya da et-menlerce sağlanmaktadır. Aile, bireylerin çocukluk dönemlerinde siyasal bilincin ge­lişmesinde önemli rol oynamaktadır. Birey, önce ailede güç ilişkilerini öğrenmekte, otorite konusunda tecrübe kazanmaktadır. Aile, kendisinden sonra gelen toplumsal­laşma kurumlarına gerekli malzemeyi ha­zırlayan ve genel çevrçeveyi çizen bir ön kurum niteliğindedir. Ailenin biçimlendir­diği genel çerçevenin içini ayrıntılarla dol­duran, onu işleyen, malzemeye son görünü­mü veren ise, okul, iş çevresi ve siyasal par­tiler gibi ikincil gruplardır.

Ancak, birincil nitelikteki arkadaşlık gruplarının, aile ile birlikte, kişinin toplum­sal ve siyasal davranışları üzerinde önemli etkilere sahip olduğunu da belirtmek gere­kir. Arkadaşlık grupları, topluma karşı ilgi ve İlişkilerin gelişmesinde duygusal ve ki­şisel nitelikteki bağlar olmaktadır. Çocuk­lar, yaşlan ilerledikçe, siyasal konulan aile­lerinden daha çok, arkadaştan ile konuşma eğiliminde olurlar. Özellikle aile disiplinin­den hoşlanmayan, ya da aile ilgileri zayıf olan kişiler, arkadaşlarının etkisine daha açık olmaktadırlar.

Genellikle okul öncesi dönemde başla­yan siyasal toplumsallaşma, okul yıllarında daha ayrıntılı ve bilinçli bir görünüm kaza­narak gelişmektedir. Okulun çocuk üzerin­de en önemli etkisi, siyasal ideoloji oluşu­muna katkıda bulunmasıdır. Okul, Öğrenci­lerin siyasal konularda bilgi ve tecrübe ka­zanmasını sağlamakta ve siyasal cesaretini

artırmaktadır. Ailenin, siyasal toplumsal­laşmadaki etkisinin az ya da çok olması, an-ne-babanın eğitim durumuna bağlı bulun­maktadır. Ailedeki eğitim düzeyi yüksel­dikçe, okulun ve öğretmenin siyasal top­lumsallaşmadaki ağırlığı azalmaktadır.

Siyasal partiler, dernekler ve sendikalar gibi kuruluşlar, çeşitli faaliyetleri ile, genç­ler ve yetişkinler üzerinde etkili olabilen Önemli etmenlerdir. Bireyler, bu örgütlerin değer sistemlerinden etkilendiği kadar, o örgütler çevresinde oluşan çeşitli arkadaş­lık gruplarına girmek sureliyle de çok yönlü bir toplumsallaşma sürecini yaşamaktadır.

Kitle iletişim araçlarının, özellikle tele­vizyonun devreye girmesiyle, siyasal top­lumsallaşmadaki Önemi, son zamanlarda bir kat daha artmıştır. Kitle İletişim araçları, siyasal eğilim ve davranışları belirli ölçüde değiştirmekledir. Ancak bu araçların esas ağırlığı, mevcut siyasal eğilimleri güçlendi­rici yönde olmaktadır. Kitle iletişim araçla­rı, toplumların uluslaşma ve bunalım dö­nemlerinde daha fazla önem kazanmakla­dır.

Bilâl ERYILMAZ