SOSYAL DEMOKRASİ - 53. Sayfa
SOSYAL DEMOKRASİ
Sosyal Demokrasi, ılımlı muhafazakârlıktan sadece marjinal açılardan farklılık gösteren reformist ve Marksist-olmayan, ortanın solundaki bir partiyi tanımlamak için kullanılan bir deyimdir. Marksın düşüncelerine eğilimli sosyalist akımlar da bu kavramla anılırlar. Sosyal Demokrasiyi savunan partiler ve akımlar, genellikle Almanya ve Kuzey Avrupa ülkelerinde gelişme göstermiştir.
Sosyal demokrat partilerde, bir dereceye kadar devletleştirme fikrini desteklemekle birlikte; özel mülkiyete karşı herhangi bir muhalefet söz konusu değildir. Bir sosyal demokrat parti sosyal adalet temelinde, endüstri ve ticaret vergileri için, yüksek ve oranlı doğrudan vergilendirmeye taraftardır. Böylesi bir parti, örgütlü bir refah devleti yoluyla yeniden dağılımını dengelemeyi tercih edecektir. Sosyal Demokrat partilerin en eskisi ve belli başlı temsilcisi Alman Sosyal Demokrat Partisi'dir. Aynca İngiltere işçi Partisi ve Fransız Sosyalist Partisi de sosyal demokrat partilerdir. Sosyal Demokrasinin benzerleri, ya da prototipleri az ya da çok birbirine benzerdir. İskandinav ülkelerinde Birinci Dünya Savaşı sonrası ve 1970'lerin ilk yıllan arasındaki dönemde karma ekonomiyi ve vergiye dayalı refah devletini savunan partiler, Sosyal Demokrat adını almıştır. Bazı durumlarda ise, (Batı Almanya anayasasında Bundesg-rundgesetz olduğu gibi), 'Sosyal Demokrasi' deyimi hükümet sisteminin tamamını ifade etmek için kullanılmaktadır. Bu kullanımın anlamı Liberal Demokrasi diye bilinen siyaset teorisi kavramının bir Refah Devleti'ni korumanın yan-kanuni hakkıyla birleşmesidir. 1980'lerin ilk yıllarında İngiltere'de olduğu gibi, başka ülkelerde de kendilerini Sosyal Demokratlar olarak adlandıran partiler vardır.
Türkiye'de Cumhuriyet öncesinde ve Cumhuriyet döneminde çok partili hayata geçildikten sonra, sosyalizme eğilim duyan çeşitli adlar altında siyasal partiler kurulmuştur. Siyasal hayatla bu tür partilerin büyük başarı kazandığı söylenemez. Ancak TBMM'nde devamlı güçlü muhalefet oluşturmuşlardır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin
1973-80 arasındaki seçimlerde göstermiş olduğu başarıyı, 1982 Anayasası çerçevesinde bu partinin mirası üzerine kurulan Halkçı Parti ve daha sonra Sosyal Demokrat Halkçı Parti devam ettirememişlerdir. Demokratik Sol Parti'nin kurulup başına CHP'nin son genel başkanı Bülent Ecevit'in geçmesinden sonra, SODEP ile Sosyal demokratlık konusunda karşılıklı tartışmalar görülmüştür.
(SBA)
İslami Okul Okulların En Önemlisi