Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Sosyal Siyaset - İslami Bilgiler - 60. Sayfa

SOSYAL SİYASET

 

Bir toplumu meydana getiren çeşitli sos­yal sınıfların durumlarını, hareketlerini bir­biriyle ilişkilerini, çatışma ve mücadeleleri­ni ele alarak devleti korumaya ve toplumu huzur, istikrar ve refaha kavuşturmaya yö­nelik tedbirleri, usul ve esasları inceleyen ve ortaya koyan bir disiplindir.

Sosyal siyaset kavramının gelişmesi ve ilmi bir hüviyet kazanmasında Alman bilim adamlarının büyük rolü olmuştur. 1873'te kurulan "Alman Sosyal Siyaset Derneği" kamuoyuna sosyal siyaset meselelerini duyurmuş ve tanıtmıştır. İngiltere'de Thomas Cariyle, Sidney ve Beatrice Webb ve Ber-nard Show, Fransa'da Gide, Jaures ve Mil-lerand ile Le Play ekolü mensuplarının sos­yal siyasetin doğmasında önemli kalkılan olmuştur. Sosyal siyasetin ilmi bir disiplin haline gelişi, Alman ilim adamı Otto von Zwiedineck Südenharsl'un 1911 yılında yazdığı "Sozial Politik" (Sosyal Siyaset) adlı eseriyle gerçekleşmiştir. Bundan sonra sosyal siyaset, bu konudaki İlmi yayınların ve araştırmaların artışıyla büyük bir ge­lişme göstermiştir. II. Dünya Savaşi'ndan sonra Almanya, İngiltere, Fransa ve ABD'de sosyal siyaset; teorik ve uygulama­lı olarak ilmi bir disiplin haline gelmiştir. Türkiye'de sosyal siyaset, disiplin olarak, 1933-34 üniversite reformuyla ülkemize gelen Alman bilim adamlarından Prof. Ger-hard Kessler'in katkılarıyla gerçekleşmiş­tir. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakülte-si'nde bu disiplin bir kürsü haline gelmiş, üniversitelerde "içtimai iktisat", "sosyal ekonomi", "sosyal iktisat", "sosyal politi­ka" gibi adlarla ders olarak okutulmuş, bu alanda faaliyet gösteren "iktisat ve içtimai­yat enstitüsü" ve çeşitli yayın organlarıyla incelemelere konu olmuştur. Sosyal siyase­ti, kapsamına giren konular bakımından, dar ve geniş anlamda ele almak mümkün­dür. Geniş anlamda sosyal siyasetin muhte­vası çok geniş olup insanlık tarihinin ilk dö­nemlerinden itibaren sosyal hayatın çeşitli yönlerini incelemektedir. Bu cümleden ol­mak üzere kölelik rejimi, feodal sistemdeki senyör-serf ilişkisi, küçük sanatkârların du­rumunu ve taşıdıkları önemi, nüfusun bü­yük bir kısmım teşkil eden köylüler ve so­runları, iller ve bölgeler arası göçler, göç eden nüfusun iskânı, toprak dağılımı, tanm

kesiminin kullanması için kooperatifleşme, ucuz tarımsal kredi sağlanması, tarımda ve diğer sektörlerde işsiz kalanlara iş sağlan­ması, işgücü eğitimi ve halkın sağlığını ve sosyal güvenliğini sağlayacak tedbirlerin alınması, geniş anlamda sosyal siyasetin konulan olarak ifade edilebilir.

Dar anlamda sosyal siyasetin sınırlan, tarihi bakımdan sanayi devriminin başladı­ğı XVIII. yüzyılın sonlanndan itibaren sos­yal meselelerle sınırlandırılmıştır. Ayrıca geniş anlamda sosyal siyaset, sosyal ha­yatın ve sosyal gruplann tüm sorunlarını in­celeme konusu yaparken, dar anlamda sos­yal siyaset, sosyal gruplar içinde sadece işçi ve işverenin birbirleriyle ve diğer gruplarla İlişkilerini inceleme konusu yapmaktadır. Prof. Kcssler'e göre bu anlamda "sosyal si­yaset, sosyal sınıfların hareketleri, gelişme ve çelişmeleri ve mücadeleleri karşısında devleti ve hukuk düzenini ayakta tutmaya ve idame ettirmeye yönelmiş siyaset" ola­rak tarif edilmektedir. Dolayısıyla dar an­lamda sosyal siyasetin konulannın çoğu­nun sanayi devriminden sonra ortaya çıktı­ğı söylenebilir. Çünkü sanayi devrimi ve sanayileşme birbiriyle mücadele eden, çatı­şan ve zıtlaşan iki sınıf ortaya çıkarmıştır. Kapitalist sistem içinde bu zıtlaşma ve ça­tışmanın ortadan kaldırılması veya hafifle­tilmesi büyük önem taşımaktadır.

Bu hedefe yönelmiş olan tedbirler man­zumesinin tamamı, dar anlamda sosyal si­yasetin inceleme konularıdır. Bugün üni­versitelerimizde, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültcleri'ndeki "Sosyal Siyaset Disipli­ni", "Çalışma Ekonomisi ve Endüstri ilişki­leri Bölümü" adını almış bulunmaktadır.

Sabahaddin ZAİM