Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Statü - İslami Bilgiler - 71. Sayfa

 

STATÜ

 

Statü terimi modem sosyal bilimde a) bir sosyal sistemde aynı yapı içinde bulunan başkalarıyla karşılıklı davranış kalıplarını içeren konum, b) saygınlık dağılımı içinde bulunan yer (ki bu zaman zaman örtük de olsa haklar, sorumluluklar, güç ve otoritey­le ilişkilidir yüksek ve düşük statü gibi), c) bir sosyal sistemde saygınlık dağılımında ulaşılan yüksek yer (statü elde etmeye çalış­mak gibi) gibi anlamlan ifade eder.

Toplumsal teori, toplum felsefelerinden toplumsal örgütlenmenin en önemli özeli­ğinin hak ve sorumluluklann dağılımı oldu­ğu fikri yanında statü terimini de tevarüs et­ti. "Statü esasen bir bireyin hukuki kapasi­telerinin toplamına işaret eden bir hukuk terimidir. Kişinin hukuki olarak kendine ve başkalarına karşı hak ve sorumluluklar ko­nusunda etki yapabilme gücüdür".

Statü sözcüğü sosyal bilime Avrupa top­lum felsefelerinin özellikle Hobbes, Locke ve Smith'de ifadesini bulan otorite, kanun ve sosyal düzenle ilgili uzun çalışmalarının sonucunda girmiştir. Bu kişiler, bir toplu­mun varlığını sürdürmesiyle, bir takım in­sanların ötekilerden daha fazla saygınlık ve güç sahibi olması arasında zorunlu bir bağ­lantı varsayıyorlardı. Tabii felsefeciler çe­şitli hak dağılımı biçimlerinin toplumun idamesi için nasıl etkiler oluşturacağı konu­sunda farklı şekillerde düşünüyorlardı.

H. S. Maine terimi, toplumu 'statüden sözleşmeye' çevrilen bir şey olarak gören ünlü cümlesinde şöyle kullanır: "Tarihin başlangıç noktası olan kişilerin tüm ilişkile­rinin aile ilişkileri olduğu bir durumdan (statü), tüm toplumsal ilişkilerin bireylerin özgürce anlaşmalarından doğduğu bir sos­yal düzene (sözleşme) doğru yavaş yavaş geçiyoruz."

Bu zihni arkaplandan yola çıkarak R. Linton statüyle bir bireyin toplumda hak ve görevleri temelindeki konumunu ifade et­mek üzere kullanmıştır. Rol, bu hak ve gö­revlerin eyleme dökülmesinden ibaretti. Linton'ın statü ve rol konusundaki ikili tanı­mı çoğu zaman alınlılarda kullanılırsa da, tam anlamıyla benimsenmez. Statü ara sıra toplumsal statü olarak tanımlanır, rol ve sosyal konum çoğu zaman birbirlerinin ye­rine geçecek şekilde kullanılır.

Bir sosyal sistem içinde bulunulan ko­numlar olarak statüler, sadece hak ve gö­revler bakımından değil, en azından siste­me üye olanlarca paylaşılan standartlara uygun olarak dağıtılan saygınlık ve şeref

problemler de ortadan kaldırılmış olmakta­dır. Bu şekilde kullanıldığında s ta ütü. say­gınlık dağılımı hiyerarşisinde yüksek bir konumu ifade etmektedir.

(SBA)