Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

TABİAT BİLİMLERİ - 2. Sayfa

 

TABİAT BİLİMLERİ

 

Tabiatı çeşitli açılardan inceleyen ve açıklamaya çalışan bilimlerdir. Tabiat bi­limleri sadece eşyanın ve eşya düzeninin bi­linmesini değil, aynı zamanda, eşya düzeninin anlaşılır sebeplerini bilmeyi, tıpkı mate­matiksel bilimler gibi akılcı ve dedüktif ol­mayı da hedefler. Bunun içindir ki tabiat bi­limleri, tabiat olaylarım inceleyen, araştı­ran, onları bir düzen ve intizama sokan, nes­nelerle ilgili açıklama yapan bilimlerdir. Nedensellik ilkesine dayanmaları, mate­matiksel kuruluşları ve değerlendirme yap­mayan genelleştirici metodiarı açısından ise kültürel (manevî) bilimlerden ayrılan bi­limlerdir.

Bilimlerin larihî gelişimi içinde birçok kısımlara ayrıldıkları görülmektedir. Dü­şünce tarihinde ilk bilim tasnifini yapan Aristoteles'dir. O, bilimleri Teorik, Pratik ve Poetik diye üçe ayırır:

a) Teorik Bilimler: Bunların gayesi eşya­yı açıklamaktır. Bu bilimler Matematik, Fi­zik, îlk Felsefe (Metafizik)'dir,

b) Pratik Bilimler Bunların gayesi insa­nın haraketlerini yönetmektir. Bunlar da Ahlâk (Etnik, Moral), Ekonomi (İktisat), Politika (Siyaset)'dir.

c) Poetik Bilimler. Bunların gayesi edebî eserler meydana getirmektir. Bu ilimler de Retorik (Hitabet), Poetik (Şiir) ve Dialektik (Tartışma)'dır. Aristoteles'i Stoalılann, Ba-con'ın, Descartes, Ampere, Comte, Spen-cer, Carnap, Dikhey, Hartman vb. gibilerin Batıda; el-Kindî, Ibni Sina, Gazali, İbni Arabî vb. gibilerinin de îslâm dünyasında takip ettikleri görülür.

Bilimler bir de görevleri, konulan ve metodlan bakımından bir ayırıma tâbi tutu­lurlar ki, bunlar da:

a) İdeal Bilimler (Matematik, Mantık),

b) Pozitif Tabiat Bilimleri (Fizik, Kim­ya, Biyoloji, Psikoloji),

c) Tinsel-Tarihî Bilimler (Tarih, Sanat Tarihi, Edebiyat Tarihi, Lengüistik, Sosyo-İşte bu bilim tasnifinde yer alan Pozitif Tabiat Bilimleri bizim ele alacağımız bi­limleri göstermektedir. Bu bilimler doğal bilimler deyimiyle de ifade edilmektedir. Aslına bakılırsa, Matematik'ten Sosyolo-ji'ye kadar bütün bilimler tabiatın ayn bir bölümünü veya onu ayrı bir açıdan incele­yen tabiat bilimleridir. Gerçi bilim sınıfla­malarında tabiat bilimleri, kültür bilimleri­ne karşıt olarak gösterilmiştir. Meselâ Ahlâk, Tarih, Felsefe vb. bilimler tabiat bi­limlerinden sayılmazlar, fakat buna rağmen tabiat ile bağlantı kurmayan hiçbir bilim düşünülemez ve h&r bilim de diğer bilimler­le daima nesnel bir bağlantı içinde bulu­nur.

İnsan, tabiatı önceleri bir bütünlük için­de gözlemlerken, M.ö. V. asırdan itibaren Matematik, Astronomi ve Tıp gibi bölüm­lere ayırarak araştırmaya başlamıştır. Orta­çağda tekrar metafiziğe yönelen insan dü­şüncesi, Rönesansla yeniden tabiata dön­müş ve XIII. asırda tngiliz filozofu Roger Bacon'ın "tecrübe ediniz, tecrübe ediniz, tecrübe etmeden hiçbir şeye inanmayınız" sözleriyle adeta bir sıçrama yapmıştır. Fransız düşünürü Sebond ise Tanrı'mn ki­tabı saydığı tabiatı diğer bütün kitaplardan üstün tutmuştur. XIV. asırda ise d'Autreco-urt geriliğin sebebini tabiatı incelememeye bağlamış ve tabiatı araştırmanın insanı ke­sin bilgiye götüreceğini ileri sürmüştür. Da­ha sonraki pozitivist ve materyalist düşü­nürler ise duyu organlarıyla yapılan deney­leri her türlü bilimin temeli saymışlardır. Onlara göre bilim ancak tabiattan hareket ettiği veya yola çıktığı takdirde gerçek bir bilim olabilir. Hatta Tarih bile doğal tarihin, yani tabiatın insan olarak gelişmesinin gerau ekolün düşünürleri çek bir parçasıdır- ^ bilimlerinin bir gün beşerî bilimler ite y\a tek bir bilimin va-birleşeceğini, d° Jyorlar. rolacağmı iddia ^^lerinin konusu tabiat Halbuki tabiat oteyianJır. Pozitif bir ve tabiatta olup bı .^\eti, bu tabiî olayları bilim olan tabiat baJcınlıncian kavramak birbiriyle ilişkile         ^ ]carşlıaştığıITUZ

ve böylece tab& ^ olayları genelleştir-olaylan birleştir"1 irmeyi ise nedensel-mek ister. Bu ge°e^e(jen-Etki Bağı) pren-lik (Determinizm' erçekleştirir. Bunun sibine dayana^ ^aı bilimleri tabiatı içindir ki, pozltı ^.aSmda bir nedensellik oluşturan olayla» vC bunları kavramak, ilişkisi düşünüf ^ında değişmez bir tesbit etmek,ola/. j ortaya koymak ve da-neden-sonuç ÜS1 . bir hüküm (önerme) ha sonra bunu % şunları halinde ifade halinde, yani tat» ^^y ner ^^ bilimî-etmek ister. 'rab'^-*i en büyük gayedir. Ta-nin ulaşmak isteo1 .y6ıeri 0|an tabiat ka-biat bilimleri» a jçîn deney metodunu nunlanna ulaş111 varjnı) kullanırlar. Çün-(Induction -Tüfll. ^ tek olayların gözle-kü tabiat bilirt"6 \* önermelere, kanun-minden kalkar^1

lara ulaşmak^1'. konu olarak tabiatı ele Tabiat bilin116 ^ ise birbirinden farklı almaktadır. Ta jşte tabiatın bu farklı olaylardan olu$ .-at bilimleri incelemek-alanlannı fark» • ve maddede meyda-tedir. Meselâ ^ jk; yine maddede mey  bid

na gelen

 bünyesinde temelü

 g                   ^eni        y

dana gelen ve m     o(ayları kimya inceler,

değişiklikler yaP      ^ bir de canlı tabiat

Maddî tabiat"1       cansızdan ayıran yön,

vardır. Canh ta      ve gelişmesidir. Canlı

canlıların doğ"1    . f Biyolojinin hayvan-tabiaü biyoloji"1

lan inceleyen dalına Zooloji, bitkileri araş­tıran dalına da Botanik denir. Bu canlı tabi­atın üstünde bir de ruhî varlık alanı vardır. Şuur varlığı alanı olan bu sahayı da Psikolo­ji inceler. Görüldüğü gibi tabiat, tabiat bi­limlerinin her biri için ayrı alanlara bölün­müştür. Bu sebeple, her tabiat biliminin araştırma konusu ve kanunları farklıdır. Fi­zik varlık alanı başkadır, biyolojik ve psişik (ruhî) varlık alanları başka. Pozitif tabiat bi­limleri geliştikçe, tabiat bilimlerinin ve di­ğer bilimlerin bölümleri de değişmektedir ve yeni yeni bir takım bilgi alanları, tabiat bilimlerinin daha Özel bilim alanları kurul­maktadır. Meselâ bugün fizik, mikrofizik, çekirdek fiziği; kimya, organik kimya, İnor­ganik kimya, sanayi kimyası; biyoloji, sa­dece insan organizması söz konusu olunca, anatomi, fizyoloji, histoloji, sitoloji, nöro­loji vb. gibi alt bölümlere ayrılmaktadır. Psikoloji de, aynı şekilde, çocuk psikoloji­si, eğitim psikolojisi, gelişme psikolojisi, şuuraltı psikolojisi, parapsikoloji vb. gibi alt bölümlere ve dallara ayrılmaktadır.

Tabiat bilimleri, her ne kadar, tek bir var-ukmış gibi görünen tabiatın araştırılması ile ilgisi ise de, bunlar bize tek bir bilgi türünü değil, tabiattaki olayların çeşitliliğine göre birbirinden farklı bilgi türlerini gösterir. Gerçi bütün bu bilgiler tabiat olaylarının tecrübî metodlarla araştırılmasına dayanır ve onların ana gayesi tabiat kanunlarına ulaşmaktır; fakat, onlar yine de bize farklı varlık alanlarının bilgilerini verirler. Pozitif tabiat bilimleri, konu bakımından büyük bir farklılığı ve çeşitliliği gösterir. Tabiat bi­limlerindeki bu çeşitlilik ve farklılığa rağ­men, onların her birinin tabiat kanunu orta­ya koyan bilim olması ve bu gayeye ulaş­mak için çaba göstermesi bakımından ise bu farklılıklar ortadan kalkar, hepsi aynı çe­şit ilimden sayılır.

Hüsamettin ERDEM Bk. Tabiat. Tabiat Felsefesi