Muhtelif - 48. Sayfa
TÜMEVARIM
insanın, Özellikle de bilim adamlarının deney ve gözlem yoluyla yeni varsayımlara ulaşma metodu.
Tümevarım; tümden gelim (Dedüksi-yon-ta'lil) ve Analoji (temsil) ile birlikte akıl yürütmenin üç esaslı şeklinden birini teşkil eder ve özelden genele, ferdiden külliye varan düşünme yöntemidir. Günlük dilde zan ve tahmine dayanan akıl yürütme anlamında da kullanılır.
Mantık diliyle söylendiğinde endüksiyon; zihni, olguların bilgisinden, bu olguları idare eden yasaların bilgisine götüren işlemdir. Başka bir ifade ile, zihni özel hallerden genel hale veya olaylardan yasa veya ilkelere yükselten akıl yürütme şeklidir.
Endüksiyonun Formal ve Gerçek diye iki şekli vardı: Formal tümevarım -buna tam tümevarım da denir- bir bütünü meydana getiren parçaların hepsi hakkında ayn ayrı verilen hükümler aracılığıyla, o bütün hakkında bir hükme varmaktır. Mesela; Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar günlerinin hepsi yirmi dörder saattir. Bu günler haftanın bütün günleridir. Öyle ise haftanın günleri yirmi dörder saattir. Aristoteles'in Organon'unda ele aldığı bu çeşit bir tümevarımdır. Ba-con'un ortaya koyduğu ve S. Mill'in geliştirdiği gerçek veya genişletici tümevarım -buna bilimsel tümevarım da denir- da ise, bir
bütünün bazı parçalarından hareketle, o bütün hakkında genel ve kuşatıcı bir yasaya ulaşılmaktır. Mesela: Demir, altın, Bakır ısı karşısında genleşir. Bunlar birer madendir, öyle ise bütün madenler ısı karşısında genleşir. Burada görüyoruz ki az sayıda maden üzerinde yapılan deneye dayanılarak bütün madenlere uygulanan genel bir yasa ve hüküm ortaya konmuştur. Deneysel bilimlerin kullandığı akıl yürütme şekli, gerçek endüksiyondur. Başka bir ifadeyle J.S. Mill'e göre bilimsel araştırmanın gözlemn ile "deneysel gerçekleme" arasında yeralan ikinci safhası tümevarımdır.
Kesin bilgi verebilmesi için tümevarımda bazı önemli özelliklerin bulunması gerekir:
a) Genel hüküm veya yasa veya ilke çıkarılacak konuda gözlem ya da deney ne kadar çok olursa, tümevarım ile varılacak sonuç o nisbette kesinlik kazanacaktır.
b) Tümevarım, yeni ortaya çıkan olayların tahmininde doğru sonuç verdiği nisbette kesin olacaktır.
özetle Tümevarım, aracılığıyla bir önermenin doğruluğunun, önermeyi doğrulayan kanıtın artmasıyla çok daha muhtemel kılındığı bir süreçtir ki, bu işlem bilimsel ve sosyolojik araştırmalarda çok yaygın biçimde kullanılan bir kuraldır. O, nihai olarak geçerli değildir, çünkü her zaman teorinin aksine bir örneğin karşımıza çıkması sözkonusudur. Doğrulamalar ne kadar ço-ğalırsa çoğalsın, onlar bir teoriyi kanıtlamaya yetmez. Çünkü her an çıkabilecek bir aksi örnek onu yanlışlayabilecektir. Bu görüş K. Popper'e ait olup yanlışlamacılık diye bilinir ve geçerli sonuçların mantıksal olarak geçerli bir öncülden türetilebüeceği tümdengelimi (deduetion) tümevarıma karşı savunmaktadır. Sosyolojik tezler, onlar Öyle olduklarını iddia etseler bile, nadiren yapı bakımından tümevarımsaldıriar.
Necip TAYLAN Bk. Tümdengelim
İslami Okul Okulların En Önemlisi