Ulu'l-Emr - İslami Bilgiler - 1. Sayfa
ULU'L-EMR
Sözlük anlamı, "Yeüri sahipleri"dir. Islâ-mî ıstılahla ise, müslüman bir toplumu yönetme durumunda olan Halife, Sultan, Reis ve Kadı gibi anlamları olan "Ulu'1-Emr" kavramı, Kur'an-ı Kerim'in Nisa süresindeki 59. ayette geçen "ulu'1-emr" den geliştirilmiştir: "Ey inananlar! Allah'a itaat edin, Resulü'ne ve sizden olan "ulu'I-emr"e itaat edin. Eğer herhangi birşeyde anlaşmazlığa düşerseniz -Allah'a ve ahiret gününe (gerçekten) inanıyorsanız- onu Allah'a ve Resulü'ne götürün. Bu daha iyidir ve sonuç bakımından daha güzeldir." Aynı surenin 83. ayetinde de bu kavram geçmektedir "Onlara güven ve korkuya dair bir haber gelse onu yayarlar. Halbuki onu peygambere ve aralarında "ulu'l-emr"e götürselerdi, içlerinden işin içyüzünü araştırıp çıkaranlar, onun ne olduğunu bilirlerdi."
Kur'an-ı Kerim'de "Ulu'l-Emr"in hangi anlamda kullanıldığı hakkında ashab ve tabiin ulemasından değişik görüşler nakledilmiştir: a-Emirler (Ümera): Ebu Hureyre, tbni Abbas -bir rivayette-, Zeyd b. Eşlem, Süddî ve Mu kati I (R. Anhüm)'in görüşleri; b- Ulema ve Fukaha: Ibni Abbas, Cabİr b. Abdillah, Hasan, Ebu'l-ÂIiyye, Ata", Nahaî,
Dahhak ve -Husayf in rivayetinde- Müca-hid'in görüşleri; Fazla yaygın olmayan bazı nakillerde de: c-Resuîullah (s.) dönemindeki Seriyye komutanları; d- Resul ullah (s.)'in ashabı; e-Ebu Bekir ve Ömer (R. An-hüma);/-EA/-İ Beyt'ten Emirler; h-Emr-i Bi'l-Ma'rufta bulunanlar şeklinde teviller yapılmışsa da, müfessirlerin tercihleri birinci ve ikinci şıklarda yoğunlaşmaktadır. Müfessir Kurtubî, Nisa 58. "Emanet" ile ilgili ayetin ümeraya, bu ayetin de raiyyeye hitab ettiğini belirtir. 59. Ayetin devamında da, çıkabilecek sorunların halli için dolaylı olarak ulemaya müracaat edilmesi emredil-mektedir. Cassas ise, ayetteki "Ulu'1-Emr" aynı anda fukaha ve ümerayı içermektedir, der. tslamî sistemde, emir olan şahıs ya müc leh iddir ya da etrafını oluşturan çeşitli bilim dallarına ait bilgin ve müc leh idlerden müteşekkil bir Şûra ile hareket etmektedir. Birinci durumda kendisi, hem fakih hem de emirdir. İkinci durumda da emirlik vasfı onda, fakihlik vasfı da kararlarında danıştığı Şûra heyetindedir. Gerek birinci durumda ve gerekse ikinci durumda karar, îslamî devlet yapısına göre, Allah (cc) ve Resn-lü'nün (s.) emir ve yasaklan gözetilerek verileceğinden, Ümeraya itaat (Ulu'1-Emr) Allah (cc) ve Resulü'ne (s.) itaatle beraber zikredilmiştir. Ayetin devamındaki, "Birşeyde anlaşmazlığa düşerseniz -Allah'a ve ahiret gününe (gerçekten) inanıyorsanız-onu Allah'a ve Resulüne götürün" emrinden bu kayıt çıkmaktadır. Bazı müfessirlere göre, sözü edilen anlaşmazlık, raiyye ile Ulu'1-Emr arasındaki anlaşmazlıktır. İsmail Hakkı Bursevi'nin ayete getirdiği yorum oldukça orijinal ve derli topludur: "Onlar (Ulu'1-Emr) Hulefa-i Raşidin ve onlara uyan mühtedilerden Hak yolda emirler ve
adaletli valilerdir. Ama zalim emirler, itaatte Allah'a ve Resulü'ne atfedilmekten uzaktırlar. İnsanların mallan m kahr ve galebe yoluyla almış olduklarından mütegallib hırsızlar hükm ündedirler onlar." (Ruhu'1-Be-yan, 2/228).
Nurettin YILDIZ Bk. Ehl-i Hal ve 'l-Akd Hilafet, İmamet,
İslami Okul Okulların En Önemlisi