Uyaran - İslami Bilgiler - 7. Sayfa
UYARAN
Herhangi bir sinir sistemi etkinliğine veya bir tepkiye yol açan, organizmanın içsel ya da dışsal olarak karşılaştığı olaya uyaran adı verilir. Burada kavram en çok kullanıldığı, hatta bu nedenle uyaran tepki teorisi adı verilen davranışçı psikolojik yaklaşıma (behaviorism) göre ele alınacaktır.
Davranışçı teori, organizmayı, "çevreye karşı tepkilerde bulunma yeteneği gösteren bir kalıtımsal donanım", çevreyi de "bir uyaranlar kümesi" olarak görür. Davranış da bu teoriye göre organizmanın çevredeki uyaranlara karşı verdiği tepkilerden oluşur. Ancak buradan davranışlar, çevreye verilen tepkilerden ibarettir sonucu çıkarılmamalıdır. Çünkü ortaya çıkan tepkinin niteliğine göre uyaranlar bazı tiplere ayrılırlar.
Bazı tepkiler tepkesel (refleksif). bazı tepkiler ise edimseldir (operam). Organizma refleksif tepki yeteneğini kalıtımsal olarak getirir. Doğumla birlikte organizmanın çevreye karşı korunması ve hayatını sürdürmesi bu yeteneği sayesinde olur. örneğin hızla yukarıya kaldırılan bir bebek ellerini ve ayaklarım, düşünce en az zarar görebileceği bir konuma getirir. Ya da bebeğin yanında yapılan bir gürültü onu yerinden sıçratır, tetikte kalmasını sağlar. Bebeğin bu davranışları ayağına bir diken batan hayvanın hemen irkilerek ayağını çekmesine benzer. Her organizma bunun gibi bir çok kalıtımsal yetenekle donatılmıştır. îşte bu tarzda organizmanın kalıtımsal tepki yeteneğini (ki buna refleks denir) ortaya çıkaran uyaranlara (havaya kaldırma, gürültü, diken Örneklerinde olduğu gibi) uyandırıcı (eliciting) uyaran adı verilir.
Edimsel tepkide ise refleksif tepkinin aksine tepki için mutlaka bir dış uyaran gerekmez. Her organizma yine doğuştan getirdiği kimi davranış yetilerini kendiliğinden harekete geçirme kapasitesine sahiptir, örneğin İnsan yavrusu bazı sesler çıkarabilir; kedi, köpek yürüyebilir, kuş uçabilir. Bu yetiler organizmanın biyolojik doğasında vardır. Bir grup uyaranın etkisi böyle edimsel davranışlardan sonra başlar. Bu grup uyaranların temel özelliklen, izledikleri edimsel davranışın ortaya çıkma olasılıklarını arttırmaları, pekiştirmeleridir. Pekiştirme olumlu veya olumsuz olabilir. Örneğin bir yerde kapalı kalmış bir köpeğin burada şaşkın ve öfkeli biçimde hareketler yaparken rastgele orada bulunan kapının çengelini ayağıyla açması olayında kapının açılması olumlu bir pekiştiricidir ve muhtemelen köpek aynı yere tekrar kapatıldığında aynı davranışı gösterecek, yani davranışın ortaya çıkma olasılığı artacaktır. Ya da bir köpeğin ayağına batan dikeni kapının eşiğine sürterek rastgele çıkarması olayından sonra, bu olumsuz tecrübeyle tekrar karşılaştığında köpek yine aynı tepki içine gireceğinden diken batması olumsuz bir pekiştiriri durumundadır. İşte bu tarzda izledikleri edimsel tepkinin sonraki sıklığını arttıran uyaranlara pekiştiriri uyaranlar denir. Bir başka uyaran sınıfı ayırdedici uyaranlardır. Bunlar da edimsel tepkilerle ilgilidir, fakat pekiştiriri uyaranlar gibi edimden sonra değil, önce ya da edim sırasında etkili olurlar. Edimsel tepkinin kontrolüne yararlar. Çalmayan bozuk bir radyonun düğmesini durduk yerde açmak sık görülmeyen bir davranıştır. Burada radyonun bozuk olması ve çalmaması ayırdedici uyaranın (çalan radyo) olmaması durumunda edimin yapılma olasılığının düştüğüne örnek- Nötr uyaranlar ise ne zaman ortaya çıkarlarsa çıksınlar tepki üzerinde etkide bulunmayan çevresel olaylardır.
(SBA)
Bk: Öğrenme, Refleks, Şartlandırma, Uyarlanma
İslami Okul Okulların En Önemlisi