Uyarlanma - İslami Bilgiler - 8. Sayfa
UYARLANMA
Uyarlanma, bir organizma, bir sosyal organizasyon sistemi, bir grup veya kültür içindeki değişimlerde, bir organizmanın, kişiliğin, grubun, kültürün veya onların herhangi bir parçasının yaşamasına, işlev görmesine, korunmasına veya basan amacına yardım edecek süreç veya neden olan durum şeklinde tanımlanabilir. Kavramın mevcut kullanımının ileri derecede düzeyine yaygınlaşmış olduğu görülebilir. Uyarlanmanın sosyal bilimler için kullanılışlığı-nı azaltacak düzeyde biyolojik ağırlıklı olması, kullanımının daraltılmasını zorunlu kılmaktadır. Uyarlanmanın sosyal bilim açısından genel bir tanımı yalnızca biyolojik yaşama uyarlanmanın sonuçlan anlamını taşımaya devam etse de, onun organizmaları olduğu kadar kişilik, grup ve kültür süreçlerine de gönderme yapması beklenir.
Uyarlanma kavramı eskiden olduğu gibi şimdi de, bütün biyolojik biçimlere uygulanmaktadır. Bu kullanıma göre uyarlanma "fiziksel ve organik çevrelerine uygun biçimde yaşayan organizmadaki süreçleri" ifade eder. Bu bağlamda sürecin sonucu, bireysel organizmanın, türlerin ve toplam nüfusun biyolojik canlılığıdır. Biyolojik canlılığa hâlâ gönderme yapan sonucun sağlanmış olmasına göre kişilik, toplum ve kültür
uyarlanan, uyarlayıcı veya uyarlanmış olarak değerlendirilebilir.
Canlılığa yönelik tehditlerin kaynağı, organizmaya bazan dışardan, bazan da içerden gelir. Eğer organizma belli bir yapılaşma içinde değilse soğuk, yiyecek kıtlığı, virüsler ve radyasyon gibi belirli dış koşullar potansiyel olarak öldürücü olabilir.
Biyolojik kalıtım, mutasyon ve doğal ayıklanma (selecüon) düzeyinde türlerde veya ırklarda uyarlayıcı değişiklikler gerçekleşir, önceleri uyarlayıcı işlev olmaksızın varolduğu düşünülen ırksal karakteristikler fikrinin tam tersine, bugün antropologlar, genetik kontrol ve ırksal farklılıkların uzun vadede farklı çevrelere veya tek çevredeki farklı evrelere yerleşmesine hizmet ettiğini düşünmektedirler.
Canlılık için uyarlanma, memeli olmayanlardan memelilere ve insanlara doğru gidildiğinde artan bir şekilde öğrenmeye bağımlı hale gelir. Öğrenmenin önemi öğrenilmemiş davranışların sayısını arttırır, hem de yeni uyarlayıcı davranışlara ihtiyaç duyulan yeni hayali sorunları ortaya çıkarır.
Ölüm tehditleri yalnızca coğrafi çevre-' den ve grup üyelerinin yaşa, cinse ve sayıya göre dağılımlarından kaynaklanmazlar. Onlar aynı şekilde, bir kimsenin kendisi veya düşmanının kültürü kadar sosyal organizasyon, sosyal bütünleşme ve sosyal birleşme sorunlarından da kaynaklanabilirler.
Bunlardan ve diğer kaynaklardan gelen tehditler biyolojik mutasyon tarafından değil, az veya çok başarılı bir biçimde değişen mevcut kültürel ve sosyal yapılar ve onların işlevleri tarafından biçimlendirilebilirler. Örneğin verili-bir nüfusun yoğunluğundaki artış yaşamı tehdit edebilir. Doğum kontrolü girişimleri, kişilerarası ilişkileri kontrol eden politik mekanizmalar veya göç, tehditi önleyebilir.
Uyarlanmanın kişilik, toplum veya kültürde yaşam için gereken değişikliklere gönderme yapmasına rağmen, kavramın bir sistemin muhafazası veya işleyişine ya da amacın başarılmasına yardım eden değişikliklere de uygulanabilecek genişlikte kullanılması yönünde bir eğilim vardır. Fakat bükere canlılığa yapılan kesin gönderme ortadan kalktığında, kullanımın anlamı bulanıklasın Buna rağmen, bugün sosyal bilimlerde kavramın bu yeni eğilime göre kullanımı egemendir.
(SBA)
Bk: Evrim, Organizma, Sosyo-biyoloji.
İslami Okul Okulların En Önemlisi