Ücret - İslami Bilgiler - 1. Sayfa
ÜCRET
Ücret emeğin bedelidir. Üretime katılan faktörlerden biri olan emeğin fiyatı ücrettir. Arapça "ecir"' ücretle çalışan kişi anlamına gelir. Emeği kiralanan kişiye yapılan ödeme (bedel) ücreti ifade eder. Aynı kökten gelen mucir kiralayan, müstecir kiracı demektir.
Bir ekonomide ücret, birçok ekonomik ve sosyal faktörlerle karşılıklı etkileşim içindedir. Esasda ücrete üç bakımdan önem atfedilmektedir.
Önce, ücret emeği ile geçinen insanların gelir kaynağı olması hasebiyle ücretliler açısından büyük Önem taşımaktadır. Zira bu kitle için ücret, saünalma gücü ve hayat standardının göstergesidir. Sanayileşme ilerledikçe toplumda ücret karşılığında çalışanların miktar ve oranı gittikçe artmaktadır. Buna bağlı olarak elde edilen ücretlerin milli gelirdeki payı da yükselmektedir. Dolayısıyla ücretlerde yükselme veya düşme, o toplumdaki büyük kütlenin gelirinin yükselmesi veya düşmesi demek olacaktır. Toplam talep veya tüketim yetersizliğinin önemli bir sorun olduğu düşünüldüğünde, toplumdaki büyük kütlenin geliri olan üc-
retlerin yükseltilmesi çözüm olabilecektir.
İkinci olarak Ücret, işletmeler için önemli maliyet unsurlarından biridir. Bu sebeple ücretler işletmelerarası, sektörlerarası ve uluslararası rekabet bakımından Önemli bir fonksiyon icra eder.
Üçüncü olarak ücretler milli gelirin dağılımı bakımından da önem taşır. Milli gelirin fonksiyonel dağılımı dikkate alındığında ücret geliri elde edenlere yapılan ödemenin yıllık tutan, onların milli gelirden aldıkları payı gösterir. Dolayısıyla milli gelirin çeşitli kesimler arasında adil dağılıp dağıl-madığı bu şekilde belirlenmiş olmaktadır. Ücretler nominal (nakdi) ve reel (hakiki) olarak ele alınabilir. Bu ayırım, bilhassa enflasyonun uzun süre yüksek oranlarda seyretmesi halinde önem taşır. Nominal ücret, ücretin ülkede geçerli olan para birimi ile (fiyatlar dikkate alınmaksızın) belirlenen miktan ifade eder. Hakiki ücret ise, nakdî ücretin, piyasada geçerli fiyatlar karşısındaki saünalma gücünü ifade eder. Bir başka ifadeyle, parasal değer ile ifade edilen ücret rakamından enflasyonun etkisinin düşürülmesiyle bulunan değerdir. Reel ücret, emek sahibinin saünalma gücünü ifade* eder. Reel ücretin hesaplanmasında (geçinme endeksi) tüketici fiyatları endeksi Önemli rol oynar.
Aynî veya nakdi olarak ödenen ücretin vergi, sigorta primi ve sendika aidatı Ödendikten sonra ulaşılan net miktarı emek sahibi için önemlidir. Buna karşılık işveren için brüt ücret önemlidir. Emeğin verimliliğini etkileyen faktör ise ücretlerin hesaplanma ve ödenme tarzıdır. Bu ise ücret sistemleriyle doğrudan ilgilidir. Aynca ücret çıplak ve giydirilmiş olarak da ayrılabilir. İşveren için brüt kök ücrete ilaveten ödenen primler, aynî ödemeler, sosyal yardımlar ve ücretli izinlerin toplanmasıyla oluşan giydirilmiş ücret önemlidir. Bu tür ödemeler ilâve edilmeden ortaya çıkan ve daha düşük seviyede kalan çıplak ücret ise işçiyi daha çok ilgilendirir. İşçinin firmaya maliyeti, giydirilmiş ücret dikkate alınarak hesaplanır.
Asgari Ücret
Emeği ile geçinen bir işçiye işveren tarafından ödenecek ücretin en düşük seviyesi ni ifade eder. Kendisinden daha düşük seviyede ücret ödenmesinin yasaklanmasını sağlamak için belirlenen en düşük ücret seviyesini gösterir.
Ücret, üretime katılan faktörlerden emeğin (insan) için bir maliyet unsuru iken işçi için geçimini sağlayacağı tek gelir kaynağıdır. Kâr gayesi güden işletmeler maliyet un-surianndan biri olan ücreti de düşük tutmak için çalışabileceklerdir. Buna karşılık, toplumun ve hayatın temel unsuru ve bütün faaliyetlerin temel gayesi olan insanın hayatını sürdürebilmesi için temel ihtiyaçlarını asgari düzeyde karşılaması gerekir. Bunun için de, tek gelir kaynağı olan ücretin, belli bir sınırın altına düşmesine müsade edilmemesi gerekir. İşverenlerin buna kendiliklerinden riayet etmemelerinden dolayı, ücretlerin en alt sınırı kanunla, komisyonlar aracılığıyla, yargı yoluyla veya toplu sözleşmelerle belirlenmeye başlanmıştır.
Ücretlerin en alt sınırının tesbit edilmesinin birinci sebebi sosyal amaçtır. Sosyal adalet ve sosyal devlet ilkesinin tabii sonucu olarak devlet, çalışanların asgari ücretten daha az bîr ücretle çalıştırılmasını önlemeyi amaçlamaktır, işverene bağımlı olarak çalışan bir işçinin ailesiyle birlikte asgari bir hayat standardının garanti edilmesinde asgari ücret önemli bir fonksiyon icra eder. Dolayısıyla işçi ve işverenler belirlenen asgari ücretin altında bir ücreti öngörecek şekilde sözleşme yapamazlar. Tesbit edilen asgari ücret tarafları bağlayıcı ve zorunlu bir ücrettir.
Asgari ücretlerin belirlenmesinin ikinci amacı, aynı türden işler için ödenen ücretler arasındaki farkı azaltmak ve ücretler genel seviyesinin yükselmesi için bir temel sağlamaktır. Asgari ücret belirlendikten sonra bunun altında ücret sözkonusu olmayacağından, ücretlerin yükselmesi için bu bir hareket noktası olacak ve ücret farkları da belli ölçüde azaltılmış olacaktır.
Üçüncü olarak, asgari ücret işçi ve işverenler açısından haksız rekabeti önleyecektir. İşçiler için asgari ücret, ücretleri ve hayat standardını yükseltme bakımından bir teminattır. İşverenle ücret pazarlığı kazanılmış belli bir ücretten başlamış olmaktadır. İşverenler için asgari ücret, eşit şartlarda rekabet etme ve çalışma imkânı sağlamaktadır. İşgücü arzının yeterince gelişemediği durumlarda işverenler, maliyeti düşürmek için çok düşük ücretle İşçi çalıştırmaya yönelerek bunu yapmayan işverenlere göre avantajlı duruma geçeceklerdir. Ücretlerin belli bir smınn altına düşmesini engelleyen asgari ücret işverenler arasındaki bu haksız rekabeti ortadan kaldırmaktadır.
Son olarak asgari ücretin tesbiti üe milli gelirin daha adil şekilde dağılımına ve ekonomik kalkınmaya yardımcı olmak amaçlanmakladır.
Asgari ücretin tesbitinde çeşitli yöntemler uygulanabilir. Bunlar:
1- Asgari ücretin kanunlarla tesbiti
2- Asgari ücretin hükümetlerce tesbiti
3- Asgari ücretin kanunla kurulan komisyonlarca işkolu, bölge ve ülke çapında tesbiti
4- Asgari ücretin toplu sözleşmelerle lesbiü
5- Asgari ücretin iş mahkemeleri veya hakem kurullarınca lesbiti
Asgari ücret tesbit edilirken bazı verilerden hareket edilir. Dolayısıyla asgari ücret kararının sağlıklı ve doğru olması, büyük ölçüde yeterli ve sağlıklı verilerin bulunma sına bağlıdır. Bu konuda en çok ihtiyaç duyulan veriler genel fiyatların gelişimi, büyüme hızı, ödemeler dengesi, gelir dağılımı, istihdam dağılımı, enflasyon ve hayat pahallılığı gibi temel ekonomik sorunlarla ilgilidir.
Türkiye'de asgari ücret tesbiti İle ilgili ilk düzenleme, 1921 yılında çıkarılan Ereğli Kömür Havzası maden işçilerinin Hukukuna dair 151 Sayılı Kanun ile yapılmıştır. Kanunun 11. maddesi maden ocaklarında çalışan işçilerin asgari ücretlerini belirlenmesini öngörüyordu. 1923'te yapılan İzmir İktisat Kongresinde de belediye meclislerinin üç ayda bir asgari ücretleri hayat şartlarına göre tesbit ve ilân etmesi kararlaştırılmıştı.
1936 yılında çıkarılan 3008 sayılı İş Kanununun 32. maddesi, asgari ücretlerin mahalli komisyonlarca tesbitini öngörüyordu. Ancak 1951 yılında ilgili yönetmelik çıkarılana kadar uygulamaya geçilememiş, bundan sonra asgari ücretler mahalli komisyonlar aracılığı ile tesbit edilmeye başlanmıştır. Ayrıca 28 Ocak 1955 tarihinde gazetecilerin, 16 Haziran 1955 tarihinde de gemi adamlarının asgari ücretlerinin belirlenmesiyle ilgili yönetmelik yayınlanmıştır. 1951'den 1967'ye kadar Türkiye'de asgari ücretler mahalli komisyonlar tarafından belirlenmiştir. Bu dönemdeki asgari ücret tes-bitlerinde birçok sorun ortaya çıkarmıştır. Bölgeler arasında büyük farların ortaya çıkması, asgari ücretleri tesbi tinde sağlıklı esasların bulunmaması ve tüm çalışanlara asgari ücret teşmil edilememesi bunların başlıcalandır. Bunun sonucu olarak yeni bir düzenleme ihtiyacı ortaya çıkmış ve 1967 yılında 931 sayılı İş Kanunu çıkarılarak asgari ücret tesbiti yeni esaslara bağlanmıştır. 5 Nisan 1968 tarihinde de Asgari ücret Yönetmeliği çıkarılmıştır. Yeni düzenlemeyle hizmet akdi ile çalışan tüm işçilerin asgari ücret yararlanması Öngörülürken gemi adamları ve basın mensupları hakkındaki özel mevzuat ortadan kaldırılmıştır. Mahalli komisyonlar da kaldırılarak işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan 15 kişi- ] lik merkezi bir komisyon tarafından en geç ; iki yılda bir belirlenmesi esası getirilmiştir. ' Yeni yönetmelikte asgari ücretin unsurları ve tesbitte esas alınacak kriterler açık ve kesin şekilde belirtilmiştir. Yeni mevzuata \ göre ilk asgari ücretler tesbit edildikten sonra 1 Temmuz 1969'dan itibaren yürürlüğe girmiştir.
931 sayılı İş Kanununun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi üzerine bundan sonraki tebsit yeni düzenlemeye kadar yapılmamıştır. Bugün asgari ücretler 25 Ağustos 1971 tarihinde yürürlüğe giren 1475 sayılı iş Kanunu ve 12 Şubat 1972 tarihinde yayınlanan yönetmeliğe göre belirlenmektedir. Asgari ücret Yönetmeliğinin 1. maddesinde; "asgari ücret, işçilere normal bir çalışma günü karşılığı olarak Ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçların günün fiyattan üzerinden asgari düzeyde
karşılamaya yetecek ücrettir." denilerek tanım yapılmıştır. 1475 sayılı îş Kanununun 33. maddesi asgari ücreti düzenlemiştir: "Hizmet ahdi ile çalışan ve İş Kanununun kapsamına giren her türlü işçi ile gemi adamı ve gazetecilerin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için Çalışma Bakanlığınca Asgari Ücret Tesbit Komisyonu aracılığı ile Ücretlerin asgari hadleri en geç iki senede bir tesbit olunur." Buna göre 1475 sayılı kanuna tabi olarak hizmet akdi ile çalışan işçilerle gemi adamları ve gazeteciler asgari ücretten faydalanacaktır. Ay-nca 1475 sayılı Kanunun geçici 4. maddesi 33. maddeye atıfla "Tarım tş Kanununun yürürlüğe girmesine kadar tarım esaslara göre ayrıca tesbit olunur." diyerek tarım ve orman işçilerini de faydalananlara dahil etmiştir. Burada sayılan ve doğrudan faydalanacakların dışında asgari ücretten düşük dereceli devlet memurları ile emekliler de faydalanmaktadır. Asgari ücretler ayrıca sosyal sigorta primlerinin hesabında, işçi emeklilerinin taban maaşlarının arttırılmasında ve kıdem tazminatı tavan sınırının artmasında etkili olmaktadır.
En geç iki senede bir Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının çağrısı ile toplanan Asgari ücret Tesbit Komisyonu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının tesbit edeceği üyelerden birinin başkanlığında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü veya yardımcısı, İşçi Sağlığı Genel Müdürü veya yardimcası, Devlet Planlama Teşkilatında konu ile ilgili Daire Başkanı veya yetki vereceği bir görevli, Devlet İstatistik Enstitüsü Ekonomik tsta-tikler Daire Başkanı veya yardımcısı ile bünyesinde en çok işçiyi barındıran en üst işçi teşekkülünün değişik işkollan için seçeceği beş ve aynı özelliklere sahip işveren teşekkülünün seçeceği beş kişiden oluşur. Komisyonun kararlan kesindir ve tesbit kararı Resmi Gazetede yayınlandığı gün izleyen ay başından itibaren yürürlüğe girer. Komisyon dört ayrı asgari ücret tesbit eder:
1- Tarım-dışı kesimindeki 16 yaşından büyükler için
2- Tarım-dışı kesimindeki 16 yaşından küçükler için
3- Tarım kesimindeki 16 yaşından büyükler için
4- Tarım kesimindeki 16 yaşından küçükler için.
Asgari Ücret Tesbit Komisyonu asgari ücretleri tesbit ederken bazı kriterleri göz önünde bulundurur. Bunlar sosyal durum, ekonomik durum, ücretliler geçinme endeksleri, fiilen ödenmekte olan ücretlerin genel seyri, işkolu veya işkoHanmn niteliğidir. Bu kriterlere göre tesbit edilen asgari ücret, işçilere normal bir çalışma günü karşılığıdır ve brüttür.
Sabahattin ZAİM Bk. Ücret Fleksibilitesi, Ücret Teorileri
İslami Okul Okulların En Önemlisi