Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Yansıtma - İslami Bilgiler - 9. Sayfa

 

YANSITMA

 

Bireyin bilinçdışından gelen rahatsız edici dürtülerini, sanki onlar dışarıdan geli-yorlarmış, başkaları tarafından kendisine

yönelüliyorlarmış gibi algılayarak bu dür­tülerin baskısından kurtulma çabasına yan­sıtma denir. Yansıtma, yani bireyin kendi­sinde görmek istemediği özelliklen başka­sına yüklemesi önemli ve ilkel bir savunma mekanizmasıdır. Ayrıca kendimizde gör­mek istemediğimiz, kendimize yakıştıra­madığımız Özelliklerimizi değiştirmek, on­larla baş etmeye çalışmaktansa onları baş­kalarına yansıtmak çok daha kolayımıza gelir.

Yansıtma, insanların gündelik hayatla­rında çok sık başvurdukları bir savunma mekanizmasıdır. Bunun en belirgin örneği bireylerin başarısızlık durumlarıdır. Sına­vını verememiş bir öğrenci öğretmene, iyi şut atamayan futbolcu suçu topa yansıtarak başarısızlığın sıkıntısından kendilerini kur­tarırlar. Bu mekanizmanın sık kullanılması­nın başka bir göstergesi de deyimlere ve sözlere girmiş olmasıdır. Hatta zaman za­man dini inanç motifleriymiş gibi kullanı­lan suçu şansa, talihe, kısmete atma ya da sorumluluğu alınyazısına ve feleğe yükle­me tutumunun altında da bu mekanizma kendisini gösterir.

Yansıtma mekanizması sık kullanılma­sına rağmen olgun bir mekanizma değildir. Çoğu zaman insan ilişkilerinde sorunlarla ve nevrotik yakınmalarla birliktedir, örne­ğin kararsız, çelişkili duygu ve düşünceler içinde bulunan birisi, bu özelliklerini yakın bir ilişki kişisine, diyelim eşine yüklediğin­de her ikisi de birbirlerini karşılıklı olarak anlaşılmamış olarak hissedeceklerdir. Yine Örneğin kendini güvensiz ve çaresiz hisse­den ve kendine karşı düşmanca duygular besleyen bir kimse bu duygularını başkala­rına yüklediğinde, onların kendisine karşı olan tüm tutumlarını bu olumsuz perspek-tiften değerlendirecektir. Sonuçta insan ilişkilerinde önemli bir engel olan alıngan bir yapı gelişecektir.

Yansıtma savunması kimi zaman bireyin henüz gerçekle bağlantısının kopmadığı nevrotik düzeyi aşarak gerçeğin değerlen­dirilemediği psikotik düzeyde kullanılır. Bu durumda paranoid bozukluklar ortaya çıkar. Paranoid bozukluklarda yansıtma mekanizmasının kullanılması en çok, kişi­nin başkalarının kendisine bir kötülük ya­pacağını sandığı ve patolojik kıskanmanın olduğu durumlarda sözkonusudur.

Örneğin eşcinsel eğilimleri nedeniyle suçluluk duygusu duyan ve eşcinsel dürtü­lerini bilinçdışına itmeyi başaramayan bir birey, bu suçluluk duygusunun sıkıntısın­dan içindeki dürtüyü başkalarına mal ede­rek kurtulmaya çalışır. Yansıtma mekaniz­masının devreye girmesiyle sorun başkala­rının ona karşı eşcinsel duygular taşıdıkları ve onların saldırmasından korktuğu biçimi­ne bürünür. Ya da eşinden başka birinden hoşlandığını farkeden, ama vicdanının ağır baskısını hisseden birisi, başkasından hoş­lanma duygusunu eşine yükleyerek onu suçlamaya başlar. Ortaya çözülmesi müm­kün olmayan ve gerçekle ilişkisi olmayan bir kıskanma sorunu çıkar.

Psikotik bir belirti olan halüsinasyonla-nn kişiyi tehdit eder biçimde algılanan tür­lerinde de yansıtma mekanizması yürürlük­tedir.

Yansıtmanın da ana unsurlarından oldu­ğu bir başka savunma mekanizması ise ko­nuyla ilgilenenlerin yeni dikkatini çekmek­tedir. Çocukların anne ve babalan için geliştirdikleri özellikleri onlara yansıtarak bu gerçeğe değil de, çocuğun idealine uyan anne-baba figürleriyle özdeşleştikleri mekanizmaya yansıtmalı özdeşleşme adı ve­rilmekledir.

Erol GÖKA