Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Zerdüştlük - İslami Bilgiler - 5. Sayfa

 

ZERDÜŞTLÜK

 

Kurucusu Zaratuştara ya da Zar osten (yaygınca kullanılan Grekçe form) adından

dolayı Zerdüştilik diye anılan bu eski tran dini, geleneksel olarak kurucusunun yaşa­dığı tarih kabul edilen M.Ö. 628-551 ara­sında, kuzey-doğu İran'da ortaya çıkar. Za­ratuştara ya da Zerdüşt'ün hayat hikayesi hakkında bildiklerimiz çok azdır. Genç yaşlarında yaydığı dinden dolayı göç ettiği, Vitaspa adında bir hami bulduğu, iki oğlu ve bir kızının olduğu dışında ona ait tüm bil­gilerimiz efsanelerle doludur.

Zerdüşt'ün Öğretisini Galalar adını alan ve onun yazdığı sanılan kutsal kitaptan öğ­reniyoruz. Galalara göre Tanrı, "Sonsuz iyilik" olan Ah ura Mazda'dır. Tann'nın kar­şısında "Kötülük Prensibi"ni temsil eden. Angra Manyu vardır. İnsanlar bu iki güçten birini seçmek zorundadır. Mamafih, bu iki ezeli gücün çekişmesi ebedi değildir. Bir gün gelecek ve iyilik prensibi, yaratıcı Tan-n Ahura Mazda galebe çalacaktır.

Zerdüşıilerin kutsal kitabı, M.S. 5. yüz­yıl civarında yazıya geçirilen Avesta'dır. Zaman içerisinde oldukça değişen Aves-ta'da en orjinal kısım Zerdüşt'ün bizzat ken­disine ait olduğu söylenilen Galalardır. Gatalar'm dışında dua ve ibadet formülle­rini içine alan Yasna, Vendidad ve Yasht adında başka kitapçıklar da vardır. M. S. 9. yüzyılda hem Hıristiyanlığa hem de Müslü­manlığa karşı yazılan pek çok reddiye var­dır. Persçe veya pehlevice yazılan bu eser­ler Avesta'ya şerh mahiyetinde olmaktan pek öteye gidememektedir.

Zerdüşt akidesine göre, insanın Tanrı fikrine varmasında yardımcı en büyük aracı tabiattaki olağanüstü ahenktir. Zerdüştilik dünyaya bağlı ve laik bir dindir. Teolojik olmaktan ziyade etik bir yapısı vardır.

Tann'nın kötülüğün sebebi olabileceği­ni reddeden Zerdüştiler, kötülük prensibini,neşet ettiği tanrı karşıtı bir ilah düşünmüş­lerdir. Yeryüzünde var olan tüm kötülükler­de bu prensip ya da Angra Manyu sorumlu­dur. Her iki ilah sürekli, fakat bir gün sonra erecek bir savaşın içindedirler. Tann'nın kendisine eşlik eden sıfatlan, altı ölümsüz­ler veya Amashraspandalar, zamanla ondan bağımsız melekler olarak düşünülmüştür. Gerçekte Hıristiyanlık'taki melek anlayışı­nın karşılığı Zerdüştilikte Yazalalardır. Ya-zatalar ilahî meleklerdir. Eski Aryen inanç­larının kalıntısı olan Yazatalann herbiri bir sıfatın efendisidir. İyiliğin Yazatası, Erde­min Yazatası... gibi.

Bu ilahî ve iyi varlıkların karşısında yine onlara benzer olan fakat Kötü Ruh'a eşlik eden varlıklar da mevcuttur.

Zerdüştiliğe göre yeryüzünün tarihi Tann'nın Kötü Ruh'la çekişmesinin tarihi­dir. Tarih herbiri üçbİn yıllık dönemleri kapsayan dört periyoda aynlır. Bu periyod-Iann ilk ikisinde Tann ve Kötü Ruh müca­dele için kendi güçlerini hazırlarlar. İkinci dönemde savaş hazırlıkları yoğunlaşır. Üçüncü dönemde savaşa tutuşurlar ve son dönemde de Şer prensibi yok edilir.

Zerdüştilîk dünyevi bir dindir. Diğer din mensuplarından farklı olarak maddeyi kü­çültmez ve maddenin kötü olduğuna inan­maz. Münzevi hayat yoktur. Bedenle Ruh arasında, Hıristiyanlık'ta görüldüğü üzere, bir zıtlık yoktur. Ruh ve beden bir bütündür. Evlilik gibi dünyevi müesseseler her açıdan gereklidir, özellikle toprak işiyle uğraşmak çok kutsaldır. Varlıklı bir insan diğerlerini de varlıklı yapar, bu yüzden servet faydalı­dır.

Gerçekte Zerdüştilik hedonisttir. En bü­yük günah başkalarına saygısızlık etmek ve asalak olmaktır. Hinduizmden farklı olarak hem aktif hem de sosyal bir dindir. "Çalış­mak hayatın tuzudur." Amaç değil, yapılan iş önemlidir. Akıl, duygudan Öncedir. Hindular ve Sihler gibi Zerdüştiler de gün­lük kıyafetlerinde dinlerini sembolize eden kıyafet giyerler. Bunlardan biri, herbiri yet­miş iki düğümden oluşup Yasnamn yetmiş iki bölümünü sembolize eden Kuşti adında­ki giysidir. Dini sembolize eden elbiseleri de sadre adını alan gömlektir. Rahipler be­yaz başlık takarlar ve beyaz elbise giyerler. İbadet sırasında soluk lan y la ateşi kirletme­sinler diye ağızlarına beyaz bir bez bağlar­lar. Bir günde beş kere ibadet ederler. Yine hayatın şu beş safhasını sembolize eden-do-ğum, olgunluk, evlilik, çocuk doğurma ve ölüm-iörenJeri vardır. Ölüm kötülüğün ese­ridir. Bundan dolayı ceset cinlerin mekanı­dır. İyi insanlar öldükçe kötülük de o kadar çok güç kazanır. Cesedi yakmak veya göm­mek elementleri pisletir, bundan dolayı ce­setler dakhma denilen "Sessizlik Kulele­ri" nin üzerine konur. Buraya yerleştirilen ceset yırtıcı kuşlar tarafından parçalanır. İbadetten önce bir arınma merasimi yapılır, yine cesetlerin yerleştirilmesi sırasında su ile yapılan bir merasim vardır. İki önemli merasim vardın Ateş merasimi vehovma kurbanı.

Ateş merasimi, Ahura Mazda'nm sembolü olan ateşi kutsamak için yapılır. Ateş inanç­sızlardan ve güneşten korunur, sürekli ola­rak yanık tutulur. En önemli ateş, Behram veya "ateşler krah"dır. Haoma, Hindu izm'dek i Soma kurbanına te­kabül eden bir içecek kurbanıdır. Haoma merasiminde, Tann dökülmüş olur ve sıvı­dan ölümsüzlük içeceği hasıl olur. Görül­düğü üzere her iki merasim de sembolik özellikler taşımaktadır.

Ölen kişi iyi bir insansa cennete, kötü bi­riyse cehenneme gider. Fakat cehennemde sonsuza kadar kalma yoktur, cezasını çeken cennete geçecektir. Nihayetinde cennete geçer ve herkes hep birlikte Ahura Maz-da'yı ululayacaktır.

Bugün dünyada 1976 sayımına göre 25.000'i iran'da, 125.000'i Hindistan'da ol­mak üzere diğer yerlerdekilerle de beraber toplam 200.000 civarında Zerdüşti vardır.

Roma împaratorluğu'nda yaygınlaşan Zerdüştilik, İslam'dan sonra nüfuzunu kay­betmiştir. Zerdüştilik baştan Maniheizm ve Hıristiyanlık hatta Yahudilik olmak üzere pek çok önasya dinine etkide bulunmuş­tur.

Kürşad DEMİRCÎ