Kaynak - İslami Bilgiler - Bilgisiz - 1. Sayfa
Kaynak: Bilgisiz Müslümanların İslam'a Zararları - Yaşar Hoca,İsmail,Osman Özsoy, Gümüş Basımevi, İst-1986
- İki mutasavvıfın camide meleklere vaaz vermesi yalanı (S.34-35)
MELEKLERE VAAZ EDEN EVLAT
Asırlar öncesi yaşamış Ahmed Bican ve Muhammed Bîcan büyük mutasavvıf ve âlimlerdendir. Bunlardan küçük kardeşi Ahmed Bican bir camide vaaz ederken, büyük kardeşi Muhammed Bîcan da onu dinlemek için caj miye gelir. Fakat biraz sonra gülerek camiden çıkar. Buna üzülen Ahmed Bîcan ise üzülerek annesine kardeşi Muhammed'i şikayet eder. Oğlu Muhammed'i çağıran annesi:
- Oğlum kardeşin Ahmedin vaaz ettiği camisine girip tekrar gülerek çıkmışsın ve onunla alay ettiğin için kardeşin çok üzülmüş.
— Hayır, anne öyle değil. Ben kardeşimin camisine girmiştim, öyle gördüm ki camisi baştan başa meleklerle dolu ve kardeşimi dinlemek için birbirlerini çiğniyorlarken gördüm. Onun bu hali hoşuma gittiği için güldüm.
Annesini dinleyen Ahmed Bîcan ise tekrar üzülerek der ki, «Peki anne kardeşim beni dinleyen melekleri görüyor da ben neden göremiyorum?» diye sorunca, annesinden şu cevabı alır.
— Oğlum, ben hiçbir zaman ağabeyin Muhammed'e abdestsiz meme vermedim. Fakat sen birgün beşikte iken ben de namaza durmuştum. Sen ağlıyorken komşudan bir kadın gelip sana abdestsiz meme verdi. Ben ise her ne kadar namazımı bozarak onu men etmek istemiş isem de onun sütünden emdin. İşte abdestsiz emdiğin süt senin melekleri görmene mani oluyor, der.
İşte bir tarafta dünyayı ilme boyayan kahraman anne ve babalar.
Diğer tarafta da dinini, imanını, Kur'an'ını, vatanını bir pula satan zamanın evlatları.
- “Tasavvuf’un öncüsü Hz. Muhammed’dir.” İftirası (S.132)
TASAVVUFUN TEMELİ
Şeriat gibi tasavvuf ve tarikatlerin temelinde de Peygamberimiz (A.S.) ve Kur'an-ı Kerim vardır. Peygamberimiz (A.S.) yaşadığı zühdî hayat, yani dünyadan el etek çekme hali O'nun ashabı tarafından da yerine getirilmiştir.
Tasavvuf, Peygamberimizin (A.S.) devrinde mevcut olup, ashab ve tabiîn ile daha sonra gelenlerin bu esasları muhafazası, onun yani tasavvufun zamanımıza kadar devamını sağlamıştır. (Selçuk Eraydın, Tasavvuf ve Tarikatler, Marifet Yay., İst. 1981, S. 28).
Tasavvufun öncüsü olan Peygamberimiz (A.S.) bu ibadetin nasıl yapılacağını, zikrin nasıl ve hangi esma ile olacağını en yakınları olan Hz. Ebubekr ve Hz. Ali (R.A.) efendilerimize tarif ettiğini görüyoruz. Onlar da kendilerinden sonra gelenlere devren, silsile ile bir miras gibi bırakmışlar, böylece tasavvuf nuru adeta bir elektrik akımı gibi günümüze kadar ulaşmıştır.
Silsile, bir tarikatı insanlara öğreten mürşidi (şeyh) önce tarikat pirine, oradan da Hz. Peygamber'e (A.S.) ulaştıran şahıslar (mürşidler, şeyhler) zinciri demektir.
- Tayy-i Mekan’la gelen Emir sultanın Bir odun parçasıyla düşmanı perişan etmesi yalanı (S.135-136)
Osmanlı padişahı olan ve Yıldırım gibi düşmanları çarpan Yıldırım Beyazıt, kendisi gibi padişahlara kızını vermezken, bir harp meydanında çok sıkışıp çaresiz kaldığı zaman, esas ordu içinde olmayan ve faydası olmaz diye sefere çıkarmadığı Emir Sultan'ın elinde bir odun parçasıyla düşmanı perişan ettiğini görmüştü. Onun sayesinde zaferi kazanıp geri döndüğü vakit,
— Seni biz savaşa çıkarmadık. Sen nasıl geldin, bize zafer kazandırdın, der. Ve ona hemen kızını nikâhlar.
îşte tarikatın yetiştirdiği örnek insanlar.
Evliyanın menkıbelerinde geçen harikulade olayları dinlerken dudak bükenlere kızmamak lâzımdır. Zira öyle kişiler bu işlerin sırrına vâkıf olamayan, aklı oralara ermeyen kişilerdir. Daha yakın tarihimizde istiklâl Savaşında ve Kıbrıs Harekâtında evliyanın yardımını gören pilotlar ye askerlerimiz onların kadru kıymetini herkesten daha iyi bilirler.
- “Evliyanın ölüsü dirisinden daha çok yardımda bulunur .” Şirki (S.136)
EVLİYANIN ÖLÜSÜ DE DİRİSİ DE BİRDİR
Evet, evliyanın ölüsü ile dirisi birdir. Hatta onların ölüsü dirisinden daha çok insanlara yardımda bulunur. Bakın Mevlânâ ne diyor:
Her dü âlemde tasarruf ehlidir rûh-i velî
Dime kim bu mürdedir bunda nice derman ola
Ruh şemşîr-i Hudâdır ten gılâf olmuş ona
Daha âlâ kâr ider bir tığ ki üryan ola.
Açıklaması:
«Ey insan! ölmüş evliya için, bu ölüdür, bundan ne fayda gelir, deme. Zîra velînin ruhu iki alemde de tasarruf ehlidir, .söz sahibidir. Allah onlara istediklerini yaptırır. Ruh Allah'ın kılıcıdır. Beden ise ruha kılıf olmuştur. Velînin ruhu, bedeninden çıktıktan yani öldükten sonra daha çok işler yapar, tıpkı kınından çıkan kılıcın daha çok işe yaradığı gibi.»
İslami Okul Okulların En Önemlisi