Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Şeyhlerin Mezarlarını Kutsallaştırmaları - Naksibendiligin Ic Yuzu - 11. Sayfa

Okuyucuya not: Bu eser tasavvuf ve tarikatları tanıtmaktadır; aktarılan görüşlerin bir kısmı Kitap ve Sünnet ölçüsüyle bağdaşmaz. Akîde meselelerinde Kur'an, sahih sünnet ve Selef âlimlerinin açıklamaları esas alınmalıdır.

Şeyhlerin Mezarlarını Kutsallaştırmaları

 

Keşke bu kadarla bitse... İş kutsallaştırmaktan öteye gitmiş, mezarları öpmüş, mezar topraklarını sürme gibi gözlerine sürmüşlerdir. Peygamber (s.a.v.) mezarın yanında namaz kılmayı, üzerine bina yapmayı ve mezarın üzerine oturmayı nehyetmiştir. Acaba Peygamber (s.a.v.) mezarların mübarek bir şeymiş gibi kutsallaştırılıp eşiklerinin öpüldüğünü bilse durum ne olurdu?

Şeyh Muhammed Emin "Tenvir el-Kulub" adlı kitabında şöyle diyor: "Ahalinin evliya mezarlarının eşiklerini, omuzlarında taşıdıkları tabutlarını teberrük niyetiyle öpmesinde bir sakınca yoktur. Bu haraketlerini de men etmemek gerekir. Çünkü onlar failin ve tesir edicinin Allah olduğuna inanırlar. Ayrıca bunu Allah'ın sevdiği insanları sevdiklerini belirtmek için yapıyorlar.[1] Burada Şeyh Muhammed Emin okuyucudan mezar sahiplerinin ihtiyaç sahibi insanların kendilerine dua edip, yardıma çağırdıkları zaman çağrıya uyduklarını ve ihtiyaçlarını karşıladıkları inancına sahip olduğunu gizlemektedir. Bundan daha büyük bir şirk olabilir mi?

Bir rivayete göre bazı şeyhler şöyle diyor: "Allah her velinin mezarına, veliden yardım isteyen insanların yardımına gitmesi için vekil bir melek vermiştir. Yardıma bazan melek giderken, bazan da velinin kendisi mezardan çıkıp gitmektedir."[2]

Mekkenin fethinden sonra şeytanın en büyük hilelerinden olan putların müslümanlar üzerinde herhangi bir tesiri kalmayınca şeytan biraz düşündükten sonra iyi düşünülmüş bir hileyle mezarın putun yerini tutabileceği kanısına vardı. Ardından insanlara mezarlar üzerinde bina kurmayı, zorluk ve felaketler esnasında yardım dilemek üzere evliya mezarlarını ziyaret etmelerini kutsal bir şeymiş gibi gösterip onları saptırmaya çalıştı.

Putla mezar arasındaki fark mezarın örülmüş bir taş, putun ise taştan yapılmış insan şeklini almasıdır. Aralarında şekil dışında herhangi bir fark yoktur. Mezar puta benzemiyor ama, benzememesi şeytan için bir şey değiştirmez. Şeytanın istediği şey neticeye varmaktır. Putlar nasıl bir fayda veya zarar veremiyorsa, mezarlarda aynı şekilde ne bir fayda ve ne de bir zarar veremez. Ancak bu şeytanın büyük bir hilesidir.

Peygamber (s.a.v.) bu tehlikeyi evvelden sezmiş son nefeslerinde ve sekeratü'l-mevtten ayıldığı zaman şöyle diyordu: "Allah yahudi ve hıristiyanlara peygamberlerinin mezarlarını mescid edindikleri için lânet etmiştir."[3]

Cendeb bin Abdullah el-Beceli (r.a.) Peygamberin (s.a.v.) şöyle söylediğini rivayet ediyor: "Sizden evvelkiler peygamberlerinin ve aralarındaki salih insanların mezarlarını mescid ediniyorlardı. Mezarları mescid edinmeyiniz, sizi bundan kesinlikle nehyediyorum?"[4]

Aynı şekilde Peygamber (s.a.v.) mezarın üzerine oturmayı ve üzerinde bina yapmayı men etmiştir.[5]

Bu hadisi şeriflerden sonra bir insan mezarı nasıl öper, toprağını üzerine ve gözüne sürme gibi nasıl sürer? Bunun haram kılınması gerekmez mi?

Şeyh Muhammen Emin diyor ki: "Şah-ı Nakşibend öldüğü zaman müridleri mezarının üzerine büyük bir kubbe çatıp onu geniş bir cami edindiler."[6]

Elenvar el-Kudsiyye'nin yazarı da; "Şah-ı Nakşibend'in mezarı şimdiye kadar ayakta durmaktadır. Kendisinden eskiden olduğu gibi şimdi de yardım istenmekte, toprağı göze sürme gibi çekilmekte ve kapılarına iltica edilmektedir" der.[7]

Allah rızası için nerede Allah'ın şeriatına, Peygamberinin (s.a.v.) sünnetine ve sahabe-i kiramın yolunda olduğunu iddia edenler. Onların yolu mezar topraklarını sürüp, göze sürme gibi çekip ondan yardım istemek miydi? Yoksa adı geçen tarikatın haraket ve inançlarından Kur'ân ve sünnete tabi olduklarını iddia ettikleri halde putperestlik kokusu mu geliyor? Kur'ân ve sünnette bu tür söz ve davranışlara rastlamak kesinlikle mümkün değildir?


 

[1] Tenvir el-Kulub (534),

[2] Tenvir el-Kulub (410),

[3] Buhari (90/2), Ahmed (146/6), Müslim (530),

[4] Müslim (532),

[5] Müslim (970), Tirmizi (155/2), Ahmed (339/3),

[6] el-Mevehib el-Sermediyye (142),

[7] el-Envar el-Kudsiyye (142),