Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 23. Sayfa - Naksibendiligin Ic Yuzu

Okuyucuya not: Bu eser tasavvuf ve tarikatları tanıtmaktadır; aktarılan görüşlerin bir kısmı Kitap ve Sünnet ölçüsüyle bağdaşmaz. Akîde meselelerinde Kur'an, sahih sünnet ve Selef âlimlerinin açıklamaları esas alınmalıdır.

Sonuç

 

Bu kısa araştırmadan sonra Hakk'a mürid olan herkesten bu kitapta okuduğu tarikatın prensiplerini Kur'ân ve sünnetin emir ve prensipleriyle karşılaştırsın. İnanıyorum ki aralarında büyük farklılıklar görecektir.

Bu kitabı bazılarının zannedeceği gibi fitne ve tefrika çıkarmak için yazmadık. Biz biliyoruz ki bu ümmet parça parça olmuş, dağılmış ve zayıflamıştır. Zayıflamasının nedenini İslâm'ın gerçek akidesinden ayrılmış olmasına bağlıyoruz. Akideden ayrılınca tabii olarak bid'atlere yönelecek, bu yönelmeden sonra da şimdiki durum gibi durumlar meydana gelecek.

Bu kitabı bid'at ve hurafeleri yok etmek ve akideyi düzeltmek için kaleme aldık. Zira biz doğru, saf ve ashabın (r.a.) taşıdığı akide gibi berrak bir akide istiyoruz.

Hatırlanacağı gibi Hz. Ömer döneminde müslümanlar bir savaşta misvak sünnetini yapmadıkları için müyesser olan zafer epey gecikmiştir. Bir sünneti terketmekle zaferin geciktiği bilindiği halde müslümanlar bugün Allah'tan nasıl olur da zafer isteyebiliyorlar. Zira Allah (c.c.) Peygamberinin (s.a.v.) bir tek sünnetini terkedenlere zafer geciktirirken İslâm'a yepyeni ve İslâm'ca kabul edilmeyen Yunan, Hindu ve Budist menşeyli entresan batıl şeylere inanmaya başlamışlar. Bundan dolayı da Allah (c.c.) bize vaadettiği zaferi sürekli olarak geciktiriyor. Bizler sahabenin yaptığı gibi ihtilafa düştüğümüz zaman Kur'ân ve sünnete müracaat etseydik aramızdaki ihtilâflar bir anda çözülüverecekti. Bu dine yeni yeni şeyler katmanın caiz olmadığını ve bu dinin tamamlandığını hepimiz iyice biliyoruz. Allah (c.c.) şöyle buyuruyor: [Bugün size dininizi kemale erdirdim. Ve nimetimi sizlere tamam ettim. Ve İslâm'ı da sizlere din olarak seçtim.] Selefi salihten birinin şu sözü ne kadar doğrudur: "Peygamberin (s.a.v.) yapmadığı bir ibadeti siz de yapmayın." İmam Mâlik şöyle diyor: "Kim dine bir bid'at sokar ve onu da iyi görürse Peygamberin (s.a.v.) bu dine ihanet ettiğini iddia etmiş olur." Bu ümmetin sonu evvelinin ıslah olduğu şeyden başka bir şeyle ıslah olmaz.

Peygamber (s.a.v.) bu dini tebliğ etmiş, Allah ta bu dini ikmâl edip tamamlamıştır. Peygamber (s.a.v.) İbni Mes'ud'un rivayetine göre şöyle buyurmuştur: "Sizleri cennete yaklaştıran ne kadar hayırlı iş varsa onu size emrettim. Ve sizleri cehenneme yaklaştıran ne kadar kötü iş varsa size ondan uzak kalmanızı tavsiye ettim."[1]

Bu ümmet için kendisine Peygamberinden (s.a.v.) daha hayırlı bir kimse olamayacağından dolayı ibadetlerimizi şunun bunun gösterdiği gibi değil, onun gösterdiği şekilde yapmak mecburiyetindeyiz. O halde günah ve sevab işleyebilen insanları putlaştırıp yüceltmenin hiç bir anlamı yoktur. Yapacağımız tek şey Kur'ân'a ve sünnete tabi olup dine yeni ibadetler katmayı terketmektir.

Muvaffakiyet Allah'tandır.


 

[1] el-Hakim fi'l-Müstedrek (4/2), el-Munziri (7/3), Tabarani (166/2), Şafii (Risale 289),