Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 5. Sayfa - Naksibendiyye

Okuyucuya not: Bu eser tasavvuf ve tarikatları tanıtmaktadır; aktarılan görüşlerin bir kısmı Kitap ve Sünnet ölçüsüyle bağdaşmaz. Akîde meselelerinde Kur'an, sahih sünnet ve Selef âlimlerinin açıklamaları esas alınmalıdır.

Üçüncü Kol:

 

Hz. Ali (r.a) .......... (ö. 40/660)

Hasan Basrî (r.a) (ö.110/728-29)

Habib A'cemî ....... (ö. 150/767)

Dâvud Tâî ...... (ö. 184/800-801)

Ma'rûf el-Kerhî ..... (ö. 200/815)

Sırriyü's-Sakatî .. .. (ö. 253/367)

Cüneyd-i Bağdâdî .. (ö. 298/910)

Ebû Ali Rudbârî ... ........... .....

Ebû Ali Kâtib .... .. (ö. 321/933)

Ebû Osmân Mağribî (ö. 373/983)

Ebû Kasım Kürkânî (ö. 450/1058)

Her iki kol da Ebû Ali Ferâmedi'de birleşir (ö. 477/1084-85).

Bundan sonra silsile şöyle devâm eder:

Yûsuf Hemedânî (ö. 535/1140-41)

Abdulhâlik Gücduvânî ........ (ö. 617/1220-21)

Hoca Ârif Rivgerî (ö. 649/1251)

Mahmud İncir Faşnevî ........ (ö. 670/1271)

Ali Râmitenî (Azizan) ....... . (ö. 705/1305, 715/1315)

Muhammed Baba Semmâsî .. (ö. 740/1339)

Seyyid Emir Külâl (ö. 777/1375)

Bahaeddin Nakşibend .......... (ö. 791/1389)

Muhammed Alâeddin Attâr. (ö. 802/1399)

Mevlânâ Ya'kub Çerhî ........ (ö. 847/1443)

Ubeydullah Taşkendî .......... (ö. 895/1490)

Muhammed Parsa ..... ........ (ö. 922/1516-17)

Derviş Muhammed (ö. 970/1562)

Hacegî Emkenegi (ö. 1008/1599)

Muhammed Baki Billah ...... (ö. 1014/1605)

İmam Rabbânî ... (ö. 1034/1625)

Muhammed Ma'sum ........... (ö. 1098/1687)

M. Seyfeddin Fârukî ............ (ö.1100/ 1689)

Muhammed Bedvânî ........... (ö. 1135/1723)

Şemseddin Habibullah ........ (ö. 1195/1781)

Abdullah Dehlevî ..... ......... (ö. 1240/1824-25)

Mevlânâ Hâlid Bağdâdî ....... (ö. 1242/1826)

Bu tarikat silsilesi, Hz. Ebûbekir (r.a)'den, Ebû Yezid Bistâmi'ye kadar "Sıddıkiyye";

Bistâmî'den, Abdulhâlik Gucdüvânî'ye kadar "Tayfuriyye";

Gucdüvânî'den, Muhammed Bahâeddin Nakşbend'e kadar "Hâcegâniyye";

Bahâeddin Nakşibend’den, Ubeydullah Ahrâr'a kadar "Nakşbendiyye";

Ubeydullah Ahrâr'dan, İmâm Rabbâni'ye kadar "Nakşbendiyye-i Ahrâriyye";

İmam Rabbânî'den Şemseddin Mazhar'a kadar "Nakşibendiyye-i Müceddidiyye";

Şemseddin Mazhar’dan, Mevlânâ Hâlid'e kadar Nakşibendiyye-i Mazhariyye";

Mevlânâ Hâlid'den sonra "Nakşibendiyye-i Hâlidiyye" olarak anılmıştır.[1]


 

[1] Selçuk Eraydın, Tasavvuf ve Tarikatlar, s. 434 vd.