Muhtelif - 25. Sayfa - Rabita Ve Naksibendiyye
3. Risâle-i Tâciyye
Bu kitapçığın metni Arapça’dır. Nakşibendîler arasında kısaca Tâciyye olarak da bilinen bu risâle, gerek Halid Bağdâdî'ye mal edilen “Risâle'tun Fi Tahqıyq'ır-Râbıta“ adlı mektupta, gerekse son zamanlarda İstanbul'daki Nakşî ruhanîlerinden birinin öncülüğünde hazırlanan «Ruh'ul-Furkan» adlı kitapta, râbıtayı kanıtlamak için referans olarak gösterilmiştir.[1]
Risâlenin yazarı, Tâcuddîn b. Zekeriyya b. Sultan el-Osmânî el-Hanefi, Hindli Nakşibendî rûhânîlerindendir ve O da Rabbânî gibi Muhammed Bâqıy-Billâh'ın halîfesidir. Nakşiliği Hicaz'da yayan O'dur. Mekkeli Ahmed b. Allân'ı Nakşiliğe bağlayan da yine O'dur. Raşahât adlı tasavvuf konulu kitabı, Farsça’dan Arapça'ya çevirdiği söylenmektedir. Fakat öğrenciliğe kabul ettiği Bin Allân'ın yardımıyla bu kitabı tercüme ettiği ihtimali büyüktür. Çünkü Tâcuddîn'in Arapça’yı iyi kullanamadığı tahmin edilmektedir.
Aynı zamanda Raşahât adlı kitapla çok meşgul olduğu anlaşılan bu şahıs, belki bu yüzden şartlanarak emsallerinden daha fazla râbıta üzerinde durmuştur. Nitekim Nakşibendî râbıtasından ilk kez söz eden kitap, Raşahât ise de, konuya ilişkin hemen hiç bir açıklama içermemektedir. Halbuki Tâcuddîn'in yazdığı kitapçıklarda râbıtanın, belli ölçülerde boyutları çizilmiştir.
Tâcuddîn, bu risâlesinde râbıtaya ilişkin olarak ilginç bir açıklama yapmaktadır. Bunun en yaklaşık çevirisini ve (anlaşılabilmesi için) genişletilmiş izahını şöyle sunmak mümkündür:
«İkinci yol, (yani Allah'a ulaşmak için izlenecek ikinci yol): Müşâhede makâmına ulaşmış (Allah'ı görebilecek düzeye çıkmış) ve zâtî Tecellîyât ile tahakkuk etmiş (Allah'ın kişiliğinden yansımalarla aynen O'nun gibi bir kişiliğe sahip olmuş) bir şeyhe râbıta yapmaktır...»[2]
Bu yollu anlatımı bir miktar daha sürdüren Tâcuddîn'den önce râbıta hakkında bu genişlikte açıklama yapmış başka bir Nakşibendî rûhânîsine rastlanmamıştır. Dolayısıyla (Raşahât'dan anlaşıldığı kadarıyla) bu sözcüğü ilk kez yalın anlamda kullanmış olan Ya’qûb-i Çarkhî 'den sonra râbıtanın kurumlaşma sürecini başlatan Tâcuddîn b. Zekeriyya'dır.
İslami Okul Okulların En Önemlisi