Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 25. Sayfa - Rabita Ve Naksibendiyye

Okuyucuya not: Bu eser tasavvuf ve tarikatları tanıtmaktadır; aktarılan görüşlerin bir kısmı Kitap ve Sünnet ölçüsüyle bağdaşmaz. Akîde meselelerinde Kur'an, sahih sünnet ve Selef âlimlerinin açıklamaları esas alınmalıdır.

3. Risâle-i Tâciyye

 

Bu kitapçığın metni Arapça’dır. Nakşibendîler arasında kısaca Tâciyye ola­rak da bilinen bu risâle, gerek Halid Bağdâdî'ye mal edilen “Risâle'tun Fi Tahqıyq'ır-Râbıta“ adlı mektupta, gerekse son zamanlarda İstanbul'daki Nakşî ruhanîlerinden birinin öncülüğünde hazırlanan «Ruh'ul-Furkan» adlı ki­tapta, râbıtayı kanıtlamak için referans olarak gösterilmiştir.[1]

Risâlenin yazarı, Tâcuddîn b. Zekeriyya b. Sultan el-Osmânî el-Hanefi, Hindli Nakşibendî rûhânîlerindendir ve O da Rabbânî gibi Muhammed Bâqıy-Billâh'ın halîfesidir. Nakşiliği Hicaz'da ya­yan O'dur. Mekkeli Ahmed b. Allân'ı Nakşiliğe bağlayan da yine O'dur. Raşahât adlı tasavvuf konulu ki­tabı, Farsça’dan Arap­ça'ya çevirdiği söylen­mektedir. Fakat öğrenciliğe kabul et­tiği Bin Allân'ın yar­dımıyla bu kitabı tercüme ettiği ihti­mali büyüktür. Çünkü Tâcuddîn'in Arapça’yı iyi kullanamadığı tahmin edilmektedir.

Aynı zamanda Raşahât adlı kitapla çok meşgul olduğu anlaşılan bu şa­hıs, belki bu yüzden şartlanarak emsallerinden daha fazla râbıta üzerinde durmuş­tur. Nitekim Nakşibendî râbıtasından ilk kez söz eden kitap, Raşahât ise de, konuya ilişkin hemen hiç bir açıklama içermemektedir. Halbuki Tâcuddîn'in yazdığı kitapçıklarda râbıtanın, belli ölçülerde boyut­ları çizil­miştir.

Tâcuddîn, bu risâlesinde râbıtaya ilişkin olarak ilginç bir açıklama yap­mak­tadır. Bunun en yaklaşık çevirisini ve (anlaşılabilmesi için) genişletil­miş iza­hını şöyle sunmak mümkündür:

«İkinci yol, (yani Allah'a ulaşmak için izlenecek ikinci yol): Müşâhede makâmına ulaşmış (Allah'ı görebilecek düzeye çıkmış) ve zâtî Tecellîyât ile ta­hakkuk etmiş (Allah'ın kişiliğinden yansımalarla aynen O'nun gibi bir ki­şi­liğe sahip olmuş) bir şeyhe râbıta yapmaktır...»[2]

Bu yollu anlatımı bir miktar daha sürdüren Tâcuddîn'den önce râbıta hakkında bu genişlikte açıklama yapmış başka bir Nakşibendî rûhânîsine rast­lanmamıştır. Dolayısıyla (Raşahât'dan anlaşıldığı kadarıyla) bu sözcüğü ilk kez yalın anlamda kullanmış olan Ya’qûb-i Çarkhî 'den sonra râbıtanın ku­rumlaşma sürecini başlatan Tâcuddîn b. Zekeriyya'dır.


 

[1] Risâle'tun Fi Tahkıyk'ır-Râbıta s.10; Ruh'ul-Furkan, 2/67

[2] Tâcuddîn b. Zekeriyya b. Sultan el-Osmânî el-Hanefi, Tâciyye s.. 148