Muhtelif - 29. Sayfa - Rabita Ve Naksibendiyye
7. Er-Risâle'tul-Medeniyye
Arapça, 91 sayfadan ibaret el yazısından kopya bir kitapçıktır. Ez-Zumrud’ul-Anka adı altında derlenmiş kitapçıklardan oluşan bir mecmuanın birinci risâlesidir. Yazarı Nimetullah b. Ömer'dir.
Kitapçığın girişinde verilen bilgiler, Halid Bağdâdî'nin henüz ünlenmeden bu kitapçığın kaleme alındığını göstermektedir.
Medîne-i Münevere'nin ileri gelenlerinden “Cemel'ul-Leyl“ lakaplı bir arkadaşının isteğiyle bu kitabı yazdığını ifade eden yazar'ın verdiği bilgiler şöyledir:
«Nakşibendî şeyhi olmakla ünlenmiş birinin etrafında fır dolanan, sözlerine uyup isteklerine alet olan insanları görünce (bu konuya ilişkin) bazı karmaşık meseleleri çözüme kavuşturmak ve zamane şeyhlerin yaptığı uygunsuz ve yeni şeyleri defetmek amacıyla ortaya çıkma cesaretini gösterdim (...) Ve bu kitabı, hayır ve ihsanı yayan, ülkenin derinliklerine kadar ulaşmış kafirlerin boynunu kopararak ortamı güvenliğe kavuşturan, kefere ve fecerenin yarattığı dehşeti gideren ve İslâm’ın zayıf düşüp çöktüğü bir sırada dini güçlendirmeye çalışan Ahmed Hânoğlu, Mustafa Hânoğlu Sultan Selim Hân'a armağan ettim.»
Bu kitapçık Dimaşk’da[1] hicrî 1295/mîlâdî 1798 yılında yazılmıştır. Halid Bağdâdî, 1811 yılında tarîkatını yaymaya başladığına göre yazarın kötülediği Nakşî şeyhinin, Bağdâdî, ya da halîfelerinden biri olması ihtimali yoktur. Fakat önemli bir gerçeği ortaya çıkarmaktadır. O da şeyhler arası ün ve çıkar yarışından kaynaklanan düşmanlığın, Nakşî şeyleri arasından eksik olmadığıdır. Küfrevîler'le Arvâsî'ler ; Cizreli Şeyh Kadri ile Şeyh Seydâ ve Ömer Öngüt'le Süleymancılar arasındaki düşmanlıklar gibi...
Kitabın 43'üncü sayfasında çok kısa, ancak doğrudan; 77'nci sayfasında ise üstü örtülü bir anlatımla râbıtadan söz edilmektedir.
[1] Dimaşk, bugünkü Suriye’nin başkentinin adıdır. Türkiye’de, hatta Suriye’de halk, bu kenti Şam diye isimlendirir. Türkiye’de okul kitaplarına ve ansiklopedilere bile bu şekilde geçmiştir! Oysa Şam (Şâm), literatürde Suriye, Lübnan, Ürdün, Filistin ve (günümüzde İsrail diye iğreti bir isim almış olan topraklar dahil) tüm bölgenin adıdır.
Dimaşk adı, bu kentin Roma döneminden kalma Damascus şeklindeki eski isminin Arapçalaştırılmış biçimidir. Latin harfleriyle Araplar tarafından kısaca «Damas» olarak da yazılır. Bileşik isimler arasında «Demashq» şeklinde yazılması uygun görülmüştür.
İslami Okul Okulların En Önemlisi