Kelimât-I Semâniye - İslami Bilgiler - Rabita Ve Naksibendiyye - 98. Sayfa
II - Kelimât-ı Semâniye:
İki sözcükten oluşan bu Arapça[1] terim, sekiz kelime demektir. “Sekiz kelime“ diye adlandırılmalarına rağmen bunlar aslında bileşik kalıplardır ve hepsi de Farsça’dır. Çünkü çok önceleri de işaret edildiği gibi Nakşibendî Tarîkatı'nın dili Farsça’dır.[2] Abdulkhâlıq-ı Gonjduwânî tarafından bunlara özel anlamlar yüklenerek birer kavram haline getirilmiş ve tarîkatın temel ilkeleri olarak kararlaştırılmışlardır. Ayrıca, Gonjduwânî'nin ölümünden 140 yıl sonra doğan Şah-ı Nakşibend, Muhammed Buharî'nin, bunlara eklediği üç kavram daha vardır. Böylece bunlar, toplam on bir ilkeden oluşmaktadır ve çok kısa anlamlarıyla birlikte sırayla şöyledir:
1- Hûş der dem: Solunumu kontrol etmek (Gafletle solumamak)
2- Nazar ber kadem: Yürürken ayakların önüne bakmak.
3- Sefer der vatan: İnsanlıktan terfi etmeye ve melekleşmeye çalışmak.
4- Halvet der encümen: İnsanlar arasındayken dikkati onların üzerinde yoğunlaştırmamak
5- Yâd kerd: Zikre (Allah'ı anmaya) aralıksız devam etmek.
6- Bâz geşt: Zikirden sonra:
«Allahım! amacım yalnızca sensin, isteğim de sırf senin hoşnutluğundur.» nakaratını tekrarlamak.
7- Nigâh dâşt: Kalbi vesveselerden korumak.
8-Yâd dâşt: Sözlerin soyut anlamlarından vazgeçip Allah'ın bizzat kendisine yönelmek.
9- Vukûf-i zamânî: İki, ya da üç saatte bir nefis ve vicdan muhasebesi yapmak.
10- Vukûf-i adedî: Zikri tek sayılar üzerinde durdurmak.
11- Vukûf-i kalbî: Kalbi, zikrin hem sözü, hem de anlamıyla meşgul bulundurmak.
Bunlara yüklenmiş olan anlamlar, başta Raşahât olmak üzere tarîkata ait bazı kitaplarda açıklanmıştır.[3]
Bunlara ilişkin ayrıntılar incelendiğinde, ilk başta hiç de ürkütücü gözükmeyen yukarıdaki özet anlamların yanında bu kalıpların, temelde sinsi, saptırıcı ve kaygı verici içeriklere sahip bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu kavramların, kaynaklarını Kitap ve Sünnetten almadığı kesindir. Bunlar sırayla şöyledir:
[1] İki sözcüğün arasındaki niteleme takısı olan (ı), Arapça’daki (belirlilik takısı olan - El-) yerine Farsça’dan alınmıştır. Bu terkip Arapça’da: «El-Kelimât'us-Semâniyeh» olarak kurulur. Ancak Nakşibendî Tarîkatı'nın dili Farsça olduğu için Arapça’dan alınan kelimeler Fars dili kurallarına göre kullanılmışt
[2] Bk. BÖLÜM –I. Râbıtanın şartları ve Uygulanış Biçimi.
[3] Bk. Ferit Aydın, İslâm’da inanç sistemi, Zendeka Bölümü s. 180, İstanbul-1995
İslami Okul Okulların En Önemlisi