Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kaynak - İslami Bilgiler - Rahmet Esintileri - 1. Sayfa

Okuyucuya not: Bu eser tasavvuf ve tarikatları tanıtmaktadır; aktarılan görüşlerin bir kısmı Kitap ve Sünnet ölçüsüyle bağdaşmaz. Akîde meselelerinde Kur'an, sahih sünnet ve Selef âlimlerinin açıklamaları esas alınmalıdır.

Kaynak:        Rahmet Esintileri  – Osman Nuri Topbaş – Erkam Yayınları r.k.8, İst.1997,

 

  1. Nuri Topbaş kendisini ve müritlerini şirke sürüklüyor. (S.8)

 

        Hakk Tealâ sırât-ı müstakime yegane rehber olan Hazret-ı Peygamber -sallallahü aleyhi ve sellem 'in mânâ iklimlerinden kalblerimize ulvi bir nasib, O'nun engin rühaniyellerinden gönüllerimize feyyaz şebnemler ih­san buyursun! Kalblerimlz, Allah ve Rasûlullâh sevgisinin tükenmez sermâyesi olsun! Cenab-ı Hakk, cümlemi­zi O'nun tevessül ve şefaat-i uzmâsına nail eylasin!.. Amîn!..

Dahilek vâ Rasulallâhi.. Meded ya Rasûlallih! Şefâat yâ Rasûlallâh!..

Osman Nuri TOPBAŞ

 

  1. Nuri Topbaş Allah’a ve Rasulune iftira ediyor . (S.10-11)

 

     {Ey Habibim!) Sen olmasaydın. Sen olmasaydın; bu kâinatı yaratmazdım!.." şeklinde beyân buyurulmuştur.

Şâir de, bu yaradılış sırrını ne güzel ifade" eder:

Doğmazdı kalbe 'fan İnmezdi arza Kuf'ân Meçhul olurdu esnıâ; Levlâke Yâ Muhammedi..

Ebû Hû rey re -radıyallâhu an h- anlatıyor:

Ashâb-ı Kiram Hazarâtt Allâh Rasûlü'ne sor­dular.

"-Size peygamberlik ne zaman ihsan oldu?" Cevaben O -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

"-Âdem, su ile toprak arasında iken..." buyur­dular.

Demek ki, nübüvvet-i Muhammedi, Âdem ai­lesi teşekkül etmeden, kudsî bir tecellî İle başla­mıştır. Yâri, ilk parlayan varlık cevheri, "nûr-i Mu-hammedi"dir.

Hazret-i Peygamber, nuru ile Hazreti Âdem'­den önce, cismâniyeti ile bulun peygamberlerden sonra zuhur etmekle, nübüvvet takviminin ilk ve son yaprağı olmuştur. O. zaman İtibariyle son, ga­ye İtibariyle ilk peygamberdir. Zîrâ risâlet takvimi, "nûr-i Muhammedi ile başlamış; son yaprağı da "cismâniyet-i Muhammedi" ile nihayet bulmuştur.

 

  1. Allah’a, İbn-i Abbas’a ve peygamber’e iftira (S.13-14)

 

      İbn-i Abbas'dan rivayet edilir:

  Cenâb-ı Hakk, Havva Validemizi, Hazret-i Âdem'in sol kaburga kemiğinden yarattı. Âdern -aleyhisselâm- o esnada uyumaktaydı- Uyanıp ya­nında bîr filiz gibi Havva'yı görünce, kalbi ona aktı ve elini uzattı. Melekler haykırdı:

"-Yâ Âdem, dokunma ona. Henüz nikâhın kı­yılmadı !."

Bundan sonra Hazret-i Âdem ile Hazrel-i Hav­va'nın nikâhları kıyıldı. Mehrin şartı da, üç kere Hazret-i Muhammet Mustafâ'ya salevât-ı şerife getirmek suretiyle tahakkuk etti. Bu, Allah huzu­runda ve Muhammedi hakikat önünde ilk nikâhın başlangıcı oldu. Böylece nikâh, Hazret-i Muhammed Mustafâ'ya salevât île ulvi bîr   mânâ kazandı. Rahmet, bereket ve fevti tecellîleri ifa doldu.

 

  1. Allah’a ve Rasulune iftira (S.14-15)

      Ebu  Leheb'i ölümünden sonra bir gece rü'yâda gördüler ve sordular:

-Yâ Ebâ Leheb, hâlin nasıl?

-Cehennemdeyim; azâb içindeyim'. Ancak pa .'

zartesi geceleri azabım hafifletiliyor. O gecelerde parmaklamam arasını emiyorum. Oralardan su çı-  kıyor, suyu içiyoı ve serinliyorum. Çünkü, Pazartesi günü Sevbiye koşup bana "o sabah Allâh Rasû-lü'nün doğduğunu' müjdelemişti; ben de onu âzâd , etmiştim. Bunun karşılığı olarak Allah, Pazartesi, geceleri bana, azabımı hafifletmek gibi bîr ihsanda bulunuyor.

 

  1. Hz. Ebubekir kafirlere yer bırakmıyor. İftirası (S.78)

 

     "Demek ki bu söze inanmayanların ardından Üzülerek neredeyse kendini mahvedeceksin!."

(el-kehf. 6)

 

   Bu sebeptendir kir feyz-i Rasûlullah'dan, her­kesten daha fazla nasîb alan Hazret-i Ebû Bekir -raûıyallâhü anh, şöyle dua etmiştir:

"Yâ Rabbi, kıyamet günü benîm vücûdumu, ce­hennemde benden başkasına yer katmayacak kadar büyült.

 

  1. Padişahların başındaki süpürge içindeki şirki temizleyebildi mi ? (S.88)

 

       Osmanlı    padişahlarının     zamanının     portreleri demek olan minyatürlerde sarıkların ucundaki sor­gucun bir süpürge maskotu olduğunu acaba kîm bilir? Bununla Harameyni'ş-Şerîfeyn'in süpürgecisi olduğunu telâkki ederler ve Harameyn'in süpürgecilerinin maaşlarını, kendi servetleri içinden verirlerdi.