Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 15. Sayfa - Seyhlik Agalik Ve Islam

Okuyucuya not: Bu eser tasavvuf ve tarikatları tanıtmaktadır; aktarılan görüşlerin bir kısmı Kitap ve Sünnet ölçüsüyle bağdaşmaz. Akîde meselelerinde Kur'an, sahih sünnet ve Selef âlimlerinin açıklamaları esas alınmalıdır.

Mezarperestlik

 

Şeyhlerin İslâm dinine soktukları gayriislâmî âdetlerden biri de mezarlara tapmaktır. Halkı ebediyyen kendilerine bağlamak maksadiyle, öldükten sonra da dünyada istediklerini yapabileceklerini halka telkin etmişlerdir. Bu yüzden ölen şeyhin mezarı bir ziyaretgâh halini alır. Müritler saf saf gidip mezarı ziyaret eder, taşlarını öper, gözlerini yumup şeyhin hayalini düşünür, ruhundan medet bekler, dertlerini döker ve derman vermesi için rica eder yalvarırlar. Bazıları gece uyurken bile yönlerini şeyhin mezarına çevirirler. Ayrıca mezarının üzerindeki ağaç yapraklarını, toprağı alıp yerler. Beraber getirip hastalara şifa (!) niyetiyle verir dost ve ahbaplara da ikram ederler. Çocuk doğurmayan kadınlar, çocuk doğurmak için; evlenmemiş gençler muratlarına ermek için o ağaçlara çaput (bez) bağlarlar. Böylece şeyhin nüfuzu, öldükten sonra çok daha fazla olur.

Şeyhlerin bu işi ihdas etmekten maksatları, müritlerin şeyhin çocuklarına bağlanmalarını sağlamaktır. Hakikaten şeyh hakkında böyle itikatlar besleyen bir kimse, bu haleti ruhiyenin etkisi altında kalarak şeyhin evlât ve ahfadına karşı büyük bir bağlılık hissini beslemeye tab'an mecbur kalır. Ve onların hiçbir hareketine itiraz etmeye aslâ cesaret edemez. Ona göre şeyhin evlâdına itiraz etmek, şeyhe karşı bir saygısızlık ve gazabına uğramaya sebep olur. Çünkü o, şeyhin öldükten sonra da dünyada tesir sahibi olduğunu sanır.

Oysa müslümanlıkta böyle bir şey yoktur. Ölen adam sağ bile olsaydı yine kimsenin derdine derman vermeye veya sıkıntısını gidermeye, yahut çocuk doğurmayan kadına çocuk vermeye muktedir olamazdı. Zira bütün bunlar Allah'ın emriyle ve bazı maddî sebeplerle olan işlerdir. Ölü kimse ise hayatta ne kadar büyük olursa olsun öldükten sonra, bu gibi işleri hiç yapamaz. Bilâkis ölülerin sağ kalanlara ihtiyacı vardır. Onlardan bir dua beklerler.

Evet İslâmiyet'te mezarları ziyaret etmek sünnettir. Ziyaret eden adam evvelâ onlara selâm verir, sonra Kur'ân'dan birşey okur, dua eder ve döner gelir. Fakat mezarı böyle put haline getirmek aslâ müslümanlığa sığmaz. İşte Peygamber efendimiz son umumî hutbesinde bu hususta şöyle buyuruyor: "Sizden önceki milletler peygamberlerin ve evliyanın mezarlarını birer ibedetgâh ittihaz etmişlerdi. Sizi böyle bir şey yapmaktan menederim." [1]

Hattâ mezarlıklarda namaz kılmak dahi caiz değildir. Peygamberimiz, peygamberlerinin mezarlarında ibadet eden yahudi ve hıristiyanlar hakkında şöyle buyurmuştur: "Allah yahudilere ve hıristiyanlara lânet etsin; onlar peygamberlerinin mezarlarını mescit ittihaz etmişlerdir."  [2]


 

[1] Müslüm'den naklen, İslâm Tarihi, Asrı Saadet, c.2, s.761

[2] Buharî, c.1, s.166

M. Emin Bozarslan, Şeyhler, Ağalar ve İslam.