Muhtelif - 7. Sayfa - Seyhlik Agalik Ve Islam
Kur'ân-ı Kerîm
İslâm dininin emir ve hükümlerini bildiren en kuvvetli ve birinci organ, Kur'ân-ı Kerîm'dir. Kur'ân, Cenâb-ı Allah'ın kelâmı olmak sıfatiyle, dinin emir ve hükümlerini bildirmekte en doğru bir ölçü ve düsturdur. Bu sebeple de Kur'ân'ın bir adı Furkan'dır. Yani hak ile bâtılı, doğru ile yanlışı bir diğerinden ayırıcıdır. Bundan dolayı gerek Peygamberimiz, gerek onun arkadaşları, Kur'ân'a muhalif bir söz veya harekette bulunmamışlar, bizim de bulunmamamızı emretmişlerdir. Peygamberimiz son haccında iradettiği meşhur hutbesinde Kur'ân hakkında şöyle buyurmuştur:
"Size öyle birşey bırakıyorum ki, ona sımsıkı sarıldıkça aslâ dalâlete sapmıyacaksınız. Bu da Allah'ın kitabıdır."[1]
Bunun içindir ki ondan sonraksi sahabeler de Kur'ân'a muhalif bir harekette bulunmamış ve bir söz söylememişlerdir. Onlar Peygamberin sözlerini naklederken bile Kur'ân'ı kıstas olarak ellerine alır, ona muhalif olan sözün Peygamber tarafından söylenmediğini anlarlardı. İslâm tarihi, Peygamberin muhterem refikaları Hazreti Ayşe'nin hadis hakkındaki ilminden bahsederken şöyle diyor: "Hazreti Ayşe'nin hadiste en ziyade riayet ettiği esas, rivayetlerin Kur'ân'a muhalif olmamasıdır." [2]
Nasıl ki bir devletin kanun, nizam, karar, icraat ve bütün işlerinin, o devletin anayasasına uygun olması ve hiç bir suretle aykırı olmaması gerekirse, İslâm dininin de anayasası mahiyetinde olan Kur'ân, bu dinin bütün emir ve hükümlerinin köküdür. Binaenaleyh İslâm dininde bütün işlerin Kur'ân-ı Kerîm'e uygun olması ve aslâ aykırı bulunmaması lâzımdır.
İşte biz de şeyhlik ve tarikatçılık hakkında herşeyden evvel Kur'ân'a müracaat edecek, onu kendimize hakem kılacak ve onun açık emirlerine göre konumuzu izah edeceğiz. Umarız ki şeyhler ve adamları da Kur'ân'ın bu emirlerini kabul edecek ve artık bu işlerine son vereceklerdir.
İşte biz de şeyhlik ve tarikatçılık hakkında herşeyden evvel Kur'ân'a müracaat edecek, onu kendimize hakem kılacak ve onun açık emirlerine göre konumuzu izah edeceğiz. Umarız ki şeyhler ve adamları da Kur'ân'ın bu emirlerini kabul edecek ve artık bu işlerine son vereceklerdir.
İşte biz de şeyhlik ve tarikatçılık hakkında herşeyden evvel Kur'ân'a müracaat edecek, onu kendimize hakem kılacak ve onun açık emirlerine göre konumuzu izah edeceğiz. Umarız ki şeyhler ve adamları da Kur'ân'ın bu emirlerini kabul edecek ve artık bu işlerine son verecekler. [3]
İslami Okul Okulların En Önemlisi