Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Sahabelerin Söz Ve Hareketleri - Seyhlik Agalik Ve Islam - 9. Sayfa

Okuyucuya not: Bu eser tasavvuf ve tarikatları tanıtmaktadır; aktarılan görüşlerin bir kısmı Kitap ve Sünnet ölçüsüyle bağdaşmaz. Akîde meselelerinde Kur'an, sahih sünnet ve Selef âlimlerinin açıklamaları esas alınmalıdır.

Sahabelerin Söz Ve Hareketleri

 

Kur'ân ve hadislerden sonra, dinin delilini, Peygamberimizden sonraki devirde cereyan eden hâdislere karşı sahabelerin tutumları ve sözleri teşkil etmektedir.

Filhakika sahabeler, din babında bir hüküm koymak yetkisine haiz olmadıkları ve Allah'tan vahiy almadıkları için hareketleri bizzatihi örnek tutulamaz. Fakat onların başka bir sıfatları vardır ki, o sıfat sayesinde dinde birer örnek tutulurlar. Bu da onların Peygambere olan arkadaşlıklarıdır. Mâlum olduğu gibi bütün sahabeler her zaman Peygamberle beraber bulunmuş, gerek barışta, gerek savaşta ona refakat etmiş, onun her söz ve hareketine tamamiyle vâkıf olmuş, tebliğ ettiği Allah'ın emirlerini bizzat kendisinden dinlemiş, anlamadıklarını tekrar tekrar sorarak şüphe ve tereddütlerini gidermiş ve bu vesilelerle Peygamberden sonra dinin en salâhiyetli ve ikinci derecede tebliğcileri haline gelmişlerdir.

Bilhassa Peygamberimizin bütün hayatına vâkıf olan muhterem eşleri ve bunlardan sonra kendisine herkesten fazla refakat eden ve onun birer müşaviri olan Hazreti Ebubekir, Ömer, Osman, Ali ve diğer büyük ashap, ona yakınlıkları ve dinde kendisinden aldıkları öğütler ve edindikleri bilgi sayesinde dinin bütün inceliklerine muttali olmuş ve bu vesileyle zamanlarındaki sahabelere bile birer önder olmuşlardır. Binaenaleyh Kur'ân ve hadislerden sonra en yetkili din mercii sahabelerdir. Onların hareketleri de bizim için kuvvetli delil ve örneklerdir. Bilhassa halifeler, din hususunda çok dikkatli davranmış ve dini eksiksiz ve fazlasız olarak tatbik ederek ondan olmıyan işlerin ona karışmasına aslâ müsamaha göstermemişlerdir. Bunun içindir ki bunlara "Râşid" yani doğru yolda olan halifeler denilmiş ve denilmektedir. Onların gittiği yolun Peygamberin yolu olduğunu ve bizim de bu yola uymamızı bizzat Peygamberimiz şöyle emretmiştir: "Benim gidişime ve hidayette olan râşid halifelerin gidişine sımsıkı tutunuz." [1]

İşte biz de Peygamberimizin bu büyük arkadaşlarına mutlak surette inanarak, söylediklerini dinî sözleri ve öğütleri Peygamberimizden nakletmiş olduklarına tamamen kanaat getirerek, onları birer dini önder ve hareketlerini de birer dini dayanak bilerek Kur'ân ve hadislerden sonra üçüncü derecede onlara müracaatta bulunacağız ve en sağlam kaynaklardan naklen İslâm tarihinden delil ve misâl getirecek ve bunları dâvamıza şahit göstereceğiz. [2]

 


 

[1] Hüccetullahi'l-Baliğa, c.3, s.54

[2] M. Emin Bozarslan, Şeyhler, Ağalar ve İslam.