Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kaynak - İslami Bilgiler - Tarih Ve Tasavvuf Sohbetleri - 1. Sayfa

Okuyucuya not: Bu eser tasavvuf ve tarikatları tanıtmaktadır; aktarılan görüşlerin bir kısmı Kitap ve Sünnet ölçüsüyle bağdaşmaz. Akîde meselelerinde Kur'an, sahih sünnet ve Selef âlimlerinin açıklamaları esas alınmalıdır.

Kaynak: TARİH VE TASSAVUF SOHBETLERİ -NİHAD SAMİ BANARLI, Kubbealtı Neşriyat, İst-1984

 

  1. “Duy tabiatta biraz sende ilah olduğunu  küfrü (S.194)

        Yûnus Emre Anadolu'daki Türk düşünüş edebiya­tının ilk büyük şâiridir. Onun zamanımızdan 700 yıl öncesi için, inanılmayacak kadar güzel bir Türkçe ile söylediği Tasavvuf Düşünüşü milletinin vicdan ve îman târihine çok uygun bir duyuş, düşünüş ve heyecan sis­temi idi.

Çok kuvvetli bir tarife göre:

Tasavvuf Allah'ın ahlâkı ile ahlâklanmak demek­tir.

Bu ahlâk, insanı daha hayatta iken bile, biricik ölümsüzün hayâtına götürür;

Duy tabiatta biraz sen de İlâh olduğunu

diyen şâirin söylediği gibi, insanı daha çok insan yapar, ve hattâ insanlık üstünde bir kudrete ulaştırır; yer yükünde böyle duygularla yükselmiş insan toplulukları yaratır.

 

  1. “Her insan Allah’ın bir parçasıdır” küfrü (S.198)

      Her insanda Allâh'dan bir parça ve ondan gelip bedenlenmiş bir cevher bulunduğu inancıyla mes'ud bir vicdan…

 

 

  1. “Bir gün tanrı ,Musa peygambere hastalandığını söyler” iftirası (S.205)

       «Bir gün Tanrı, Musa Peygambere hastalandığını söyler. Hâttâ kendisini yoklamaya gelmediğinden şikâ­yet eder. Musa, hayretler içinde kalır: «Sen yaratıcısın.. Nasıl hasta olabilirsin?!» diye seslenir. Tanrını cevâbı şudur: «Görünüşte hasta olan ben değilim, benim dün­yâdaki velîlerimden biridir. Sen onu yoklanıp, benim gönlümü alacaktın. Çünkü o benden ve ben ondan ayrı varille değiliz.»

 

 

  1. “İnsan zeka vicdanının keşfettiği en yüce varlık Allah’tır” iddiası (S.207)

       Çünkü bir kadın edibimizin çok doğru söytediği gibi insan zekâ ve vicdanının târih boyunca keşfettiği en yüce varlık «Allah»tır. Allah'ı bulup onun varlığına ve kudretine inanmak beşer zekâ ve mâneviyâtının. en üstün buluşu olmuştur.

 

  1. “İnsan  nefis denilen ve sema ile tanrılaştırmak yolunun önderlerindendir” yalanı (S.226)

   Mevlânâ, insan denilen varlığı derin bir maneviyatla yıkamak; insanı «nefis» denilen ağır yükten kurtarmak ve bir semâ' kanatlanışiyle Tanrılaştırmak yolu­nun önderlerindendi. Başta söz sanatı (şiir) olmak üzere hemen bütün güzel sanatları bu yolda dile getirenlerdendi. Onun şiirleri baştan sona münâcâttır. Fakat bu münâcât, bir dua değil, büyük bir aşkın ilanıdır.

 

  1. “’Tassavuf ben de yaratacağım !’  diyen bir feverandır” iddiası (S.230)

      Çünkü tasavvuf kısa zamanda kemikleşerek,  öylesine katılaşıp, insana düşünce ve yaratma hakkı vermiyen, mutaassıp bir dînî inanışa karşı insan varlığımı «Hayır: Ben de düşüneceğim ve ben de yaratacağını» diyen bir feveranıdır.