Kaynak - İslami Bilgiler - Tarikatlarda On Esas - 1. Sayfa
Kaynak: Tarikatlarda On Esas - Necmeddin-i Kübra, Şerh: İsmail Hakkı Bursevî, Pamuk yay., Tarihsiz.
- “Necmeddin-i Kübra’nın bir bakışı insan velilik mertebesine ulaştırır.” Yalanı (S.5-6)
Necmeddîn-i Kübrâ (k.s.) Hazretleri'ne cezbe hali geldiği zaman, mübarek bakışı kime isabet ederse o şahıs velilik mertebesine erişirdi.
Bir gün bir tüccar sohbet dinlemek için Hazreti Şeyh'in dergâhına girdi. Şeyh o sırada kuvvetli bit cezbe hali içerisinde idi. Bakışı o tüccara isabet etti. o da hemen velilik mertebesine ulaştı. Şeyh hazretleri tüccara hangi vilayetten olduğunu sordu.
Tüccar: "Filan vilayettenim." deyince, Hazretı Şeyh:
"Memleketinde halka Hakk yolu göstermek için sana irşad icazeti verdim" buyurdu
- “Kuşlar ve köpekler bile bir bakışıyla irşad oluyor.” Yalanı (S.6-7)
Bir gün de sohbet sırasında, Eshâb-ı Kehf'ten söz açılmıştı. Şeyh Sâdüddîn-i Hamevî (k.s.). Necmeddîn-i Kübrâ (k.s.) Hazretleri'nin ileri gelmiş müridlerinden olup orada aklından şöyle bir şey geçti:
"Acaba bu ümmet içerisinde sohbeti köpeğe dahi tesir eden bir kimse var mıdır?"
Hazret-i Şeyh, müridinin aklından geçeni firâset nuru ile anladı. Yerinden kalkıp dergâhın kapısında durdu ve beklemeye başladı. Bir müddet sonra karşısına bir köpek geldi. Kuyruğunu sallayarak önünde durdu. O sırada Hazret-i Şeyh'in köpeğe baktığı görüldü. Köpek olduğu yerde şaşkın bir hale geldi, bir ara kendinden geçti. Kabristana doğru yüzünü yere sürterek yürümeye başladı. Kısa bir süre sonra o köpeğin çevresi etraftan toplanan köpeklerle doldu.
Bu olaydan sonra Hazret-i Şeyh'in bir yere gitmesi durumunda etrafını köpekler sarar, sessizce takip ederlerdi. Hazret-ı Şeyh oturduğu zaman onlar da on ayaklarını Şeyh'e doğru uzatıp yatarak sessizce kendisini dinlerlerdi. Şeyh Hazretlerinin yakınında hiç birşey yemedikleri ve havlamadıkları nakledilmektedir.
- İbrahim Ethem ve İbrahim Havvas’ın Hızır’la görüşmesi yalanı (S.45)
Bu ümmet içinde, Allah dostlarının büyüklerinden iki İbrahim gelmiştir. Bunlar:
1- İbrahim b. Ethem (k.s.).hazretleri.
2- İbrahim b. Havvas (k.s.) hazretleri.
İbrahim b. Havvas (k.s.) hazretleri bir gün kırda dolaşırken Hızır Aleyhisselam'a rastladı. Ona ne sebeple rastladığını, kendisine görünmesinin sebebini sordu. Hızır Aleyhisselam: "Bi birrike ümmike" (annene yaptığın iyilik sebebiyle) diye karşılık yermiştir.
Burada anneye yapılan hizmet ve iyi davranışın çok önemli bir ibadet olduğu, Allah dostlarının en büyükleriyle bile görüşüp tanışmaya vesile teşkil ettiği vurgulanmaktadır.
Hızır Aleyhisselam, İbrahim
b. Havvas (k.s.)
"Sen
halen nefsine hangi makamda riyazet veriyor ve hangi makama ulaşıp yerleşmeye
çalışıyorsun?" diye sordu. O da:
"Otuz seneden beri "Tevekkül Makâmı"nda nefsime riyazet
veriyor ve onu düzeltmeye
çalışıyorum" dedi.
- Tasavufta dört ölüm uydurması (S.53)
Ölüm Olayı Bir Kaç Şekilde Olur:
1. Kırmızı ölüm: Bu ölüm şekli, nefsin emrine girmeyip onu öldürmektir.
2. Beyaz ölüm: Açlıktır; mideyi öldürmektir.Tokluk, kalbin yüzünü siyahlatmaktadır.
3. Yeşil ölüm: Yamalı elbise giymektir. Servet sahibi olduğu halde eskiler giymek, yeşil ölümle ölmek anlamına gelmektedir. Eski giyinmek demek, yırtık, partal ve paçavra gibi giyinmek değildir. Yeni ve şık giyinme özentisi şöhret vesilesi olarak görülmüştür.
4. Siyah ölüm: Halkın eza ve cefâsına katlanmaktır.
- Kırklar ve üçyüzler yalanı (S.61)
Rivayete göre, Nûreddin Mahmud Zengi Şam meliklerinden biri olup, derecesi "Üçyüzler"den idi. Oğlu Melik Salih de "Kırklardan idi. Saltanat sahibi olmaları bu kimselerin Allah dostluğunu devam ettirmelerine engel olmadı
- “Şeytan bir Allah dostunun kırk yıl mescide gidiş gelişinde fenerini taşıdı.” Hurafesi (S.73)
Şeytan “Mudıll” isminin mahzarı iken, bir Allah dostunun kırk sene mescide gidiş gelişinde fenerini taşıdı.Ey ihlas ve tevekkül sahipleri bundan ibret almak gerek.
- Ahrette Allah’ı görmek için renkler ve renksizler ayrımı (S.116)
Şunu iyi bilmek gerekir ki, Yüce Allah kulunun renginde gözükür. Çünkü O'nun herhangi bir rengi yoktur. Ahirette de kulun inancına göre gözükecektir. Yani görülecek olan kulun itikadının şeklidir. Mükemmele erişen kullarına ise gerçek varlığı ile gözükecektir. Çünkü onlar daha dünyada iken renksizliğe erişmişlerdir. Yine onlar, ilahi isimlerin tamamına mazhardırlar. Sözün burası çok incedir! iyi anlamak gerekir.
- Allah’ın cemalini olduğu gibi görmek iftirası (S.146)
Yüce Allah'ın hasın hası kullarına sunduğu an son ve en büyük ikramı; O'nun mübarek cemalini olduğu gibi görmek ve seyretmektir.
İşte bu en üstün seviye, Yüce Allah'ın bizzat seçtiği kullarına özel ikramıdır. Bunu kendi fazl ve kereminden verir. Bu makamda bulunanlara "Mukarrebîn" denir. "Hasın hası" deyimi bu makam sahipleri için kullanılır.
İslami Okul Okulların En Önemlisi