Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kaynak - İslami Bilgiler - Tasavvuf Ve Tarikatlarla Ilgili Fetvalar - 1. Sayfa

Okuyucuya not: Bu eser tasavvuf ve tarikatları tanıtmaktadır; aktarılan görüşlerin bir kısmı Kitap ve Sünnet ölçüsüyle bağdaşmaz. Akîde meselelerinde Kur'an, sahih sünnet ve Selef âlimlerinin açıklamaları esas alınmalıdır.

Kaynak: Tasavvufi  ve Tarikatlarla İlgili Fetvalar - Ömer Ziyauddin Dağistani, Terc.İrfan Gündüz, Seha Neşriyat, tarihsiz.

 

  1. Ömer Ziyauddin’in Allah’a iftirası ve bir şirk örneği (S.171-173)

                            Velîler ve tasarruf

SORU:

Büyük peygamberlerin    veya evliyâyı kiramın ma'nevî ve ruhanî tasarrufları, aynı anda muhtelif bölgelerde bulunan ayrı ayrı şahıslara yine ayrı ayrı şekillerde tezahür edebilir mi?

CEVAP:                                                                   

Bunların hepsi de vâkî ve sabittir.

İki âlemde tasarruf ehlidir rûh-ı velî..      

Deme kim bu mürdedir, bunda nice derman ola!

 

   Ruh, şemşîr-i gıdadır ten, ğılâf olmuş ona
     
 

    Dahi a'lâ kâr eder bir tîğ kim üryan ola.
                                                                                                                                                                                                                         (Müftî-i's-sakaleyn Kemal Paşal)

 

«O (kadın) andolsun ona niyeti kurmuştu. Eğer Rabb'ının burhanını görmemiş olsaydı (belki Yûsuf da) onu kasdetmiş gitmişti. İşte biz ondan fenalığı ve fuhşu bertaraf edelim diye böyle (burhan) gönder­dik. Çünkü o, (tâatda) ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı.» (Yûsuf (12), 24) âyet-i ker'besindeki burhanı, müfessirlerin çoğu Hz. Ya'kub'un oğlu üstündeki ta­sarrufu ve O'nun imdadına yetişmesi şeklinde açıkla­mışlardır ve şöyle demişlerdir:

 

Hz. Ya'kub aleyhisselâm elini uzatarak Hz. Yûsuf aleyhisselâm'a gözüktü ve eliyle göğsüne vurdu. Böy­lece Yûsuf'un şehveti dindi ve kadına yaklaşmadı. Eğer Cenâb-ı Hakk'ın bu delilini görmeseydi, Yûsuf'­un münâsebette bulunma ihtimâli vardı. Buna işâre-ten âyette geçen «Levlâ»'nın cevâbı olan «le-câme'a» hazfedilmiştir. (Keşşaf Tefsiri)

Bir velînin velayeti ve kendini her ân Allah'a ya-kın hissetme hâli sürekli olarak gerçekleştiği takdirde, onun muhtelif şekillerde tasavvur edilmesi mümkün­dür. Muhal değildir. Çünkü burada çeşitli şekilde his­sedilen ve gözüken onun rûhâniyetidir. Bu durumlar ma'rifet ehli tarafından çokça müşahede  edilmiştir.)

 

Allah'ın velî kullan, bedenlerinde, ilâhi nefha ola­rak bulunan ruhlarını hâkim kıldıklarından muhtelif şekil ve suretlerde gözükebilirler. Onların, hayatla­rında ve ölümlerinden sonra keramet göstermesi ve tasarrufta bulunması mümkündür. (Hamevi, Nefehâ-tü'1-kurb)

 

Dünyâda ruh yetmiş bin şekil ve surette, Berzah'-ta ise daha çok şekil ve çeşitlerde gözükebilir. (Mev-lânâ Hâlid, Rabıta Risalesi)

 

Şeytan, Hz. Peygamber sallâllahü aleyhi ve sel-lem'in kılığında gözükemediği gibi kâmil bir velî'nin suretinde gözükmeye de güç yetiremez. (Fethu'1-bâri şerh-ı Sahihi'l Buhari)

 

Dünyâda ruh, kınında duran kılıç gibidir. Ölüm­den sonra ise beden kılıfından sıyrılmış kılıca benzer. Kınından ce.kilm.is kılıç, elbette kınındaki kılıçtan da-ha çok iş yapabilir. (Kemal Paşa)

Evliyaullah'ın müridlerine gözükmesi ve bağlıla­rının kendisinden feyz alması, ölümlerinden sonra bi­le mümkündür. (Şerhu'l-mevâkıf).