Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Temelsiz İddialar - Tasavvuf Ve Islam - 124. Sayfa

Okuyucuya not: Bu eser tasavvuf ve tarikatları tanıtmaktadır; aktarılan görüşlerin bir kısmı Kitap ve Sünnet ölçüsüyle bağdaşmaz. Akîde meselelerinde Kur'an, sahih sünnet ve Selef âlimlerinin açıklamaları esas alınmalıdır.

Temelsiz İddialar

 

Tasavvufçular tasavvufun Allah'ın bir sıfatı olduğunu iddia ediyorlar. (1) Bu ilmi kabul edenlerin has kişilerden olacağı, anlıyanların ise hasların hası olacağı, dile getiren ve yayanların ulaşılmıyan bir yıldız olduğu, tasavvuf ilminden hiçbir kimsenin müstağni olamıyacağı, ilimlere oranla yeni, küllînin onlara nisbeti gibi olduğu, onu tahsil etmek için mutlaka şartın gerektiği, alemde tasavvuf ilminden daha üstün bir ilim bulunmadığı ve din devam ettiği müddetçe devam edeceğini iddia ediyorlar. (2) Tasavvuftan beri olan Rasûlullah ve ashabı sanki avam cahillerden kişilerdi! İbn Arabi ve Şarani ensar ve muhacirlerden, tabiin ve diğer müçtehidlerden sanki üstün kişilerdi! Yine atomu parçalıyan ve akıllara hayret veren alanlarda maharetle kullanan, demirden canlı gibi uçan kuş yapan modern ilim, sanki insanlığın ilerlemesine yararlı ve elverişli değildir. Çünkü tasavvuf değildir!

Bu temelsiz ve yalan iddialara göre tasavvuf Hz. Peygamber'in getirdiği risaletten ve gösterdiği hidayetten daha büyük bir şeydir. "Alemde bu ilimden daha üstün bir ilim bulunmadığı"nı onlar söylemiyorlar mı? Hz. Peygamber de tasavvufçu olmadığı ve tasavvufa davet etmediği bir gerçektir. Acaba bu yalanlardan bir tanesinin bile doğruluğunu herhangi bir tasavvufçu ispat edebilir mi? Bütün bunların birer yalan ve iftira olduğu sabit bulunduğu şekilde tek bir tanesinin bile doğruluğunu ispat edebilecek bir tasavvufçu var mıdır?

Burada şeyh efendiye ve onun yörüngesinde dönenlere bir daha seslenmek istiyorum. Yaşlılığına, boşuna eriyip giden ve sıkıntı içinde yüzen kişiliğine acıyarak bir daha sesleniyorum.

Israrla okumanı ve okumamızı tavsiye ederek seslenmek istiyorum. Gerçekleri konuşturduğum bu satırları okumanı istiyorum. Yazdıklarıma karşı çıkmanı ve cevap vermeni istediğim için yapmıyorum. Belki gerçekleri görüp hakkın yoluna dönmeye vesile olabilir ümidiyle bunu istiyorum. Ne dersiniz şeyh efendi, bütün bu isteklerimi boşa mı gidereceksiniz? (1)

Bildiğin gibi makamının büyüklüğü bizi savcılığa şikayet etmekten alıkoymadı. Onların adaleti sana hak vermediğine göre, önceki hükümetlere mi şikayet edeceksin! Acaba tasavvufçuları savunmaktan alıkoyacak bir musibet veya felaket mi bekliyorsun? Bana öyle geliyor ki şeyh efendi taraftarlarından büyük bir kitlenin huzurunda kendisiyle münazaraya beni kabul edecektir. Halka ve özellikle taraftarlarına açık, bilhassa büyük bir topluluğun huzurunda böyle bir münazaraya davet ediyorum. eş-Şarani putunun yanında da olsa böyle bir münazaraya hazırım. Buna karşılık vermedikleri ve hakkın açığa çıkmasına yanaşmadıkları taktirde bütün dünya bilsin ki batıl çok korkak ve ödlektir. Bütün alem bilsin ki ancak gerçeği gözünden uzak olduğu ve cahillere şirin görünüdğü zaman ortaklıkta görünebilir ve taraftar toplıyabilir.

Başta şeyh efendi olmak üzere, ey bütün tasavvufçular, gelin Allah'ın şu hitabına kulak veriniz: "Ey kavmim! Nedir bu hal? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz beni ateşe çağırıyorsunuz. Siz beni Allah'ı inkâr etmeye ve hiç tanımadığım nesneleri O'na ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben size sizi, O aziz ve çok bağışlayan Allah'a davet ediyorum. Sizin beni davet ettiğiniz şeyin dünyada da ahirette de hiçbir davete yetkisi yoktur. Gerçekte dönüşümüz Allah'adır. Aşırı gidenlere gelince, işte onlar ateş ehlidirler. Size söylediklerimi yakında hatırlayacaksınız. Ben işimi Allah'a ısmarlıyorum. Çünkü Allah kullarını çok iyi görendir. (1)

Ey tasavvufçular topluluğu! Allah'ın himayesine ve selamet sahiline gelmez misiniz? Allah'ın kitabı ve Rasûlü'nün sünneti ışığında hidayet yoluna koşmaz mısınız? Hepimiz iman, hak, kardeşlik, tevhid ve barış davetçileri olarak Allah'ın kitabına ve Rasûlü'nün sünnetine sarılmaya ne dersiniz?