Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

En Büyük Rab Olduğunu İddia Etmesi - Tasavvuf Ve Islam - 27. Sayfa

Okuyucuya not: Bu eser tasavvuf ve tarikatları tanıtmaktadır; aktarılan görüşlerin bir kısmı Kitap ve Sünnet ölçüsüyle bağdaşmaz. Akîde meselelerinde Kur'an, sahih sünnet ve Selef âlimlerinin açıklamaları esas alınmalıdır.

En Büyük Rab Olduğunu İddia Etmesi

 

el-Cîlî en büyük rab olduğunu iddia ederek şöyle demektedir: "İki alemde de mülk benimdir. İkisinde de benden başkasını görmedim. Onun ya iyiliğini umarım yahut ondan korkarım.

Kemalin her türlüsüne sahibim ve küllün büyüklüğünün cemaliyim. Ben ondan başkası değilim."

el-Cîlî böyle diyor. Halbuki yüce Allah "Yerin ve göklerin mülkü Allah'ındır. Allah her şeye kadirdir." (3) buyuruyor. Fakat el-Cîlî dünya ve ahiret mülkünün sadece kendisine ait olduğunu, alemin kendisinden başka ilahı bulunmadığını ve âhiret gününün maliki de kendisinden başka olmadığını söylüyor. Hiçbir şeye ihtiyacı olmadığı ve kendi kendine yeterli olduğunu, kimseden hiçbir nimet istemediği, çünkü nimetleri kendisinin verdiği, hiçbir kişiden de korkusu bulunmadığı, çünkü her şeyin sahibi ve maliki kendisi olduğunu iddia ediyor.

el-Cîlî bu kadarla da yetinmiyor, yaratış (halk)'ın çeşitlerini ve maddi, hissi, ruhi ve manevi varlık suretlerini sayarak kendisinin zat ve vücut olarak bunların aynısı olduğunu, alemde el-Cîlî'den farklı bir şeyin bulunduğunu kimsenin sanmaması gerektiğini de iddia ediyor ve şöyle diyor:

"Gördüğün ne kadar maden, bitki, hayvan ve seciyeleriyle insan,

Gördüğün ne kadar deniz, çöl, ağaç veya yüksek bina,

Gördüğün ne kadar melek şekli ve manası İblis olan görünüm,

Gördüğün ne kadar beşeri bir şehvet ve elde edilen bir hak,

Gördüğün ne kadar arşı, kuşatıcısı, kürsüsü, yüce refref,

İşte onlar hepsi benim, hepsi benim manzaram (görünüşüm)dür, onun hakikatinde tecelli eden benim, o değildir. Halkın rabbi ve efendisi benim. Bütün alem isim, zatım ise müsemmasıdır." (1)

el-Cîlî'nin nasıl bir putperestlik sergilediğini ve hangi mecusiliğe inandığını gördünüz mü? "Onun hakikatinde tecelli eden benim, o değildir" sözünü gördünüz mü? Bu şekilde el-Cîlî gerçek varlığı, kesin yokluk olarak sayıyor.

"Halkın rabbi ve efendisi" olduğu iftirasını okudunuz mu? Zındıklık şehveti kudurmuş olan el-Cîlî'nin, şehvetlerin ilahi varlığın sütunlarından olduğunu, bütün pislik ve kötülüğüyle Allah'ın varlığının aynısı bulunduğunu, bütün sapıklık ve küfrü ile iblisin Allah'ın kendisi ve her müsemmanın aynısı olduğu için alemdeki bütün varlıkların isminin Allah'ın ismi olduğunu, her varlık Allah'ın kendisi olduğu için bütün varlıkların sıfatlarının Allah'ın sıfatı olduğunu nasıl söylediğini gördünüz mü? Bütün bunlar veya bunlardan sadece bir tanesi acaba neyi ifade ediyor? Bütün bunlar el-Cîlî'nin putperestliğini göstermiyor mu?

Ey tasavvuf şeyhleri! İslâm için hazırlanan bu alçak komployu görebilmeniz için yüce Allah'ın kalblerinizi hidayet nuru ile aydınlatmasını diliyorum. Kin ateşini tasavvufçuların alevlendirdiği ve son darbeyi indirmek için baştan çıkaran tatlı gülücüklerle büyük bir deha ve kurnazlık içinde komplosunu zındıkların yürüttüğü bu sapıklığı müşahade etmeniz için Allah'tan kalblerinize nur istiyorum.

Şaşıracaksınız, bu dileklerimize değil, tasavvufçuların el-Cîlî ve benzerlerini kutsallaştırması, hak ve adaletin hükmünden onu temize çıkarmaya çalışmasına şaşırmalısınız. Şüphesiz bu girişimler, maskesi yırtılan ve kurbanı üzerine üşüşmek için fırsat kollayarak her şeyden, hatta kendi nefsinden beri olduğunu söyleyen alçak iki yüzlülük çabalarından başka bir şey değildir.

Aynı zındıklık! Her sofu onu diğerinden miras almaktadır. Onun için yüce Allah'ın şu sözüne muhatap olmuşlardır: "Bunu birbirlerine vasiyet mi ettiler? Hayır, onlar azgın bir topluluktur." (1)

"Mülk benimdir, melekût benim eserim ve sanatımdır. Gayb benimdir, ceberûtun sahibi benim" (2) diyen bir kimseyi, tasavvufçular nasıl vahiy almak için ruhu Allah'a çıkan bir kutup sayarlar?!