Muhtelif - 71. Sayfa - Tasavvuf Ve Islam
İbn El-Fârıd'ın Dini
İbn el-Farıd meşhur Tâiyye'sinde dinini şöyle anlatıyor:
"Zikir meclislerinde işiten kulak ve meyhanecinin meyhanesinde gören göz benim.
Hükmün zunnar'ı bağlıyan elimden başkası değlidir. Benim ikrarımla çözülse bile, o çözmeyi de yapan benim.
Kur'ân ile bir caminin mihrabı aydınlanmışsa, İncil de kilise mihrabını boş bırakmamıştır.
Hz. Musa'nın kavmine getirdiği Tevrat'ın sayfalarını da hahamlar her gece okumaktadır.
Puthanede kimileri puta secde ediyorsa, bağnazlık yaparak ona karşı çıkmamak gerekir.
Her dinin mensupları doğru yolda olduğu gibi, her inancın sahipleri de doğru düşünmektedir.
Gafletle güneşe tapan kimse de yolunu şaşırmış değildir, çünkü güneşin aydınlatması açık yüzünün aydınlığındandır.
Mecusiler bin yıldan beri yandığı bildirilen ve sönmiyen ateşe tapsalar da,
Görünürde benden başkasına yönelmiş ve bana yönelme niyetini açıklamamış olsalar bile, hepsi de bana yönelmişlerdir."
Görüldüğü gibi meyhaneler, genelevleri, puthaneler, mecusi ve sabi (yıldızperest)lerin tapınakları, hıristiyanların kiliseleri, yahudilerin havraları ve sadece Allah'a ibadet edilen camiler hepsi de İbn el-Farıd'a göre Allah'a hoşnut olacağı ve seveceği ibadetin yapıldığı yerlerdir. Çünkü bu yerlerde ibadet eden ve kendisine ibadet edilen de odur. Sağır taşlara secde eden şu müşrik, yıldız tapınaklarında yıldızlara tapan şu sabii, ateşe yalvararak taşınan şu mecusi, ağlama duvarı önünde göz yaşı diken ve Allah'a karşı kin ateşini alevlendiren şu şaşkın yahudi ve teslise inanan, Hz. İsa'nın Allah'ın oğlu olduğunu kabul eden şu hıristiyan, bütün bunlar İbn el-Farıd'a göre hidayet ve hak yolda, Allah'tan delil ve hüccet üzere bulunmaktadırlar. İbn el-Farıd'ın dininde bütün bunlar insan suretlerinde ortaya çıkan, görünen, Allah'ın zatından başka bir şey değildir. (1)
İslami Okul Okulların En Önemlisi